Electromagnetic türkçesi Electromagnetic nedir

  • Elektromanyetik.
  • Elektromanyetizm ile ilgili.
  • Elektrikle mıknatıslanır.
  • Elektrik akımıyla oluşan mıknatıslılık ile ilgili.
  • Elektriğin manyetik olarak üretimi.
  • Elekromanyetik.
  • Elektriksel mıknatıslılık ilgili.
  • Elektrikli mıknatıssal.

Electromagnetic ile ilgili cümleler

English: The human eye is blind to nearly the entire electromagnetic spectrum, except for the very narrow range of light that falls in what we call the visible range.
Turkish: İnsan gözü görülebilir aralık dediğimiz çok dar ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür,

Electromagnetic ingilizcede ne demek, Electromagnetic nerede nasıl kullanılır?

Electromagnetic compatibility : Elektromanyetik bağdaşırlık. Elektromanyetik uyumluluk. Elektromanyetik uygunluk. Uyumluluk.

Electromagnetic coupling : Elektromanyetik kuplaj. Elektromanyetik kavrama.

Electromagnetic delay line : Elektromanyetik gecikme hattı.

Electromagnetic disturbance : Elektromanyetik bozulma. Elektromanyetik bozanetken.

Electromagnetic field : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromıknatıs alan. Titrek bir elektrik yükü ile yaratılan alan. Bir iletkenden elektrik akımı geçirildiğinde bu iletkenin yakınında ortaya çıkan ve mıknatıslılık özelliği taşıyan alan. tv. bir verici dalgalıktan radyoelektrik dalgalar geçtiğinde, uzaktaki bir iletkende (alıcı dalgalıkta) buna uygun elektrik akımı oluşturan alan. Elektrikli mıknatıssal alan. Elektromanyetik alan.

 

Electromagnetic induction : Elektrik akımının bir elektrik devresi tarafından çevrelenmiş manyetik alanının değiştirilmesiyle üretilmesi. Elektromanyetik indüksiyon. Elektrikli mıknatıssal indükleme. Bir elektrik çevriminden geçen mıknatıssal akıyı değiştirerek bu çevrimde bir yük-süren kuvvet uyarımı. Akımmıknatıssal irkilim. Özirgiti. Elektromanyetik endüksiyon. Özindüklenme. Öz-indüklenme.

Electromagnetic momentum : Elektromanyetik moment.

Electromagnetic lens : Elektrikli mıknatıssal mercek. Elektromanyetik mercek. Elektron mikroskobunda havası boşaltılmış bir kolonda bulunan ve akım verildiğinde, elektronların geçişi sırasında, oküler, objektif ya da kondansör merceklerinin görevini yapan manyetik mercekler.

Electromagnetic loudspeaker : Elektromanyetik hoparlör.

Electromagnetic inertia : Elektromanyetik atalet.

İngilizce Electromagnetic Türkçe anlamı, Electromagnetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electromagnetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electromagnetics : Elektromanyetizma. Elektrikli mıknatıs bilimi. Fiziğin mıknatıslık ile elektrik arasındaki etkileşimi inceleyen dalı.

Electromagnetic synonyms : electromagnetical.

Electromagnetic ingilizce tanımı, definition of Electromagnetic

Electromagnetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of, Pertaining to, or produced by, magnetism which is developed by the passage of an electric current.