Embowed türkçesi Embowed nedir

  • Yay şekli vermek için bükülmüş.

Embowed ingilizcede ne demek, Embowed nerede nasıl kullanılır?

Embowel : Karnını deşmek. İçini çıkarmak. Bağırsaklarını boşaltmak. Bağırsaklarını çıkartmak. Bağırsaklarını deşmek. İçini deşmek. İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak.

Emboweled : Bağırsakları çıkartılmış içi temizlenmiş. Karnı deşilmiş. İçini çıkarmak. Bağırsaklarını boşaltmak. İçini temizlemek. İçini deşmek. Bağırsaklarını deşmek. Bağırsaklarını çıkarmak.

Emboweling : Bağırsaklarını deşmek. Bağırsaklarını çıkartma. Karnını deşme. İçini temizlemek. İçini deşmek. Bağırsaklarını boşaltmak. İçini çıkarmak. İçini temizleme. Bağırsaklarını çıkarmak.

Embowelled : İçini temizlemek. İçini çıkarmak. Karnı deşilmiş. Bağırsaklarını çıkarmak. İçini deşmek. Bağırsaklarını boşaltmak. Bağırsaklarını deşmek. Bağırsakları çıkartılmış içi temizlenmiş.

Embower : Korumak. Gölgelemek (ağaçlar). Gizlemek. Gölgelemek. Muhafaza etmek. Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları).

Disembowel : Bağırsaklarını çıkarmak. Karın deşmek. İçini temizlemek.

Disembowelments : İç organların çıkarılması. Bağırsakların ve iç organların çıkarılması. Bağırsaklarını çıkarma. Eviserasyon. Bağırsakların çıkarılması.

 

Disemboweling : İçini temizleme. Bağırsaklarını çıkarma. İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak.

Disembowelled : İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarmak.

Embowers : Gölgelemek. Gölgelemek (ağaçlar). Korumak. Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları).

İngilizce Embowed Türkçe anlamı, Embowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Implant : Doku aşısı. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde. Nakletmek. Aklına sokmak. Kafasına sokmak. Ekme. Dikmek. Radyoaktif madde ile doku içi tedavi. Aşılamak.

Nest : İçice düzenlemek. Yuvaya yerleşmek. İçiçe koymak. İçiçe girmek. İçiçe düzenlemek. İç içe geçen şeyler. Aynı unsurlardan oluşan küme, özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme. kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde, en çok epidermis ve/veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür. kuşların, yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak, kuş yuvası veya barınağı. Tutam. Yuvalanmak. Yuvalamak.

Plant : Bitki. Çarpmak. Ekmek. Yüklemek. Saklamak. İktisadi etkinlik kapsamında yeralan işlem veya süreçler bütününün aynı binada olmasa bile aynı merkezde yer aldığı bir işletmeye ait üretim birimi. krş. sermaye malları. Bırakmak. Ağaç olmak. Dikmek. Adam koymak.

 

Pot : Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde 20-30 cm boy ve 10-12 cm ağız açıklığına sahip av aracı. Çömlek.

Enter : Kaydolmak. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Geçirmek. Kaydetmek. Yazılmak. Giriş yapmak. Sokmak. Sahneye çıkmak. Üyesi olmak. Sınava girmek.

Insert : Vermek (ilan). Bir televizyon izlencesinde, özellikle haberlerde kullanılmak üzere önceden hazırlanan ve canlı yayında izlencenin gerekli yerinde gösterilen film. Atmak. İçine koymak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (disket) takmak. Girmek bilgisayar. Ara filmi. Girmek. Araya eklemek.

Introduce : Başlamak. Göstermek. Tanıtmak. İlk kez getirmek. Uygulamaya koymak. Sunmak. Uygulamak. Tanıştırmak. Ortaya koymak. Öğretmek.

Infix : Kafasına sokmak. Bağlamak. Takmak. Sağlamca yerleştirmek. İçine koymak. İçek. Tutturmak. İçtakı. Telkin etmek.

Bury : Gizlemek. Defin yapmak. Saklamak. Defin etmek. Daldırmak. Toprağa vermek. Cenazeyi kaldırmak. Defnetmek. Gömmek. Örtmek.

Engraft : Dikmek. Aşılamak. Yerleştirmek. Sokmak.

Embowed synonyms : imbed, sink, dowered.

Embowed zıt anlamlı kelimeler, Embowed kelime anlamı

Unendowed : Yeteneksiz. Kabiliyetsiz. Donatılmamış. Bağışlanmamış.

Disable : Erksiz kılmak. Menetmek. Etkisiz kılmak. Pasifleştirme. Ehliyetini almak. Mahrum etmek. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Sakatlamak. Edilgenleştirmek.