Enfranchising türkçesi Enfranchising nedir

  • Ayrıcalık tanıma.
  • Azat etmek.
  • Kabul etmek (üyeliğe vb.).
  • Vatandaşlığa kabul etme.
  • İmtiyaz verme.
  • Oy hakkı vermek.
  • Oy kullanma hakkı tanıma.
  • Serbest bırakma.
  • Azat etme.
  • Serbest bırakmak.
  • Sorumluluktan kurtarmak.
  • Salıverme.
  • Hak tanımak.

Enfranchising ingilizcede ne demek, Enfranchising nerede nasıl kullanılır?

Disenfranchising : Oy hakkını kullandırtmamak. Oy hakkını alma. Haklarından mahrum etmek. Haklarından mahrum etme.

Enfranchise : Üyeliğe vb kabul etmek. Politik haklarını vermek. Kabul etmek (üyeliğe vb.). Serbest bırakmak. Üyeliğe kabul etmek. Hak tanımak. Oy kullanma hakkı vermek. Sorumluluktan kurtarmak. Ayrıcalık tanımak. Azat etmek.

Enfranchise slaves : Özgür köleler.

Enfranchised : Sorumluluktan kurtarmak. İmtiyaz verilmiş. Serbest bırakmak. Ayrıcalık tanınmış. Azat edilmiş. Salıverilmiş. Azat etmek. Oy hakkı vermek. Serbest bırakılmış. Kabul etmek (üyeliğe vb.).

Enfranchisement : Serbest bırakma. Vatandaşlık hakkı verme. Vatandaşlık haklarının tanınması. Hak tanıma. Azatlık. Oy hakkı verme. Azat. Vatandaşlığa kabul etme. Oy verme hakkı.

Enfranchises : Politik haklarını vermek. Sorumluluktan kurtarmak. Oy hakkı vermek. Serbest bırakmak. Hak tanımak. Oy kullanma hakkı vermek. Kabul etmek (üyeliğe vb.). Ayrıcalık tanımak. Üyeliğe kabul etmek. Üyeliğe vb kabul etmek.

 

Disenfranchise : Haklarından mahrum etmek. Oy hakkını kullandırtmamak. Mahrum etmek.

Enfranchisements : Oy hakkı verme. Vatandaşlığa kabul etme. Serbest bırakma. Vatandaşlık hakkı verme. Vatandaşlık haklarının tanınması. Oy verme hakkı. Hak tanıma. Azat. Azatlık.

Disenfranchised : Haklarından mahrum edilmiş. Oy hakkını kullandırtmamak. Haklarını kaybetmiş. Haklarından mahrum etmek.

Disenfranchisement : Haklarından mahrum etme. Hakkını kullandırtmama.

İngilizce Enfranchising Türkçe anlamı, Enfranchising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enfranchising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enfranchised : İmtiyaz verilmiş. Azat edilmiş. Ayrıcalık tanınmış. Salıverilmiş. Serbest bırakılmış. Vatandaşlığa kabul edilmiş.

Emancipate : Bağlarından kurtarmak. Özgürlük vermek. Özgürlüğüne kavuşturmak. Özgür kılmak. Kurtarmak. Soyutlamak.

Intitling : Adlandırmak. Sıfatlandırmak (örn., kitap, resim, vs.). İsim vermek. Bir şey hakkı vermek veya hak iddia etmek. Yetki vermek.

Delivers : Dağıtmak. Yapıştırmak. Devretmek. Ortaya koymak. Doğurtmak. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). Kurtarmak. Doğurmak. Atmak.

Decontrol : Kontrolü kaldırma. Kontrolü kaldırmak. Denetimin kaldırılması. Denetimi kaldırmak. Kontrolünden çıkarmak.

Affranchise : Salıvermek.

Liberations : Serbest bırakılmış. Özgürleşme. Özgürleşim. Özgürlük. Açığa çıkma. Kurtarma. Serbest bırakılma. Serbest kalma.

Exculpates : Suçsuzluğunu ispat etmek. Masumiyetini açıklamak. Aklamak. Suçsuz çıkarmak. Beraat ettirmek. Sorumluluğunu kaldırmak. Temize çıkarmak. Suçsuz olduğunu ispatlamak.

 

Disengage : Kurtulmak. Salıvermek. İlgisini kesmek. Kurtarmak. Avaraya almak. Bağlantılarını kesmek. Geri çekilmek (askeri terim). Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Boşa alma.

Exculpate : Sorumluluğunu kaldırmak. Aklamak. Beraat kazandırmak. Beraat ettirmek. Suçsuz çıkarmak. Masumiyetini açıklamak. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Temize çıkarmak. Suçsuzluğunu ispat etmek.

Enfranchising synonyms : disembarkment, disenthrall, liberation, disenthrallment, disengages, nationalisations, indenization, enfranchise, naturalisation, nationalisation, enfranchisement, decontrolled, discharging, release, manumission, extrications, emancipations, emancipation, releasement, decontrolling, laissez faire, setting free, disengagement, discharge, deallocate, extrication, entitle, enfranchises, affranchisement, franchisement, manumit, assoil, disenthralls.