Liberations türkçesi Liberations nedir

  • Özgürlük.
  • Serbest bırakma.
  • Kurtarma.
  • Serbest kalma.
  • Azat.
  • Özgürleşim.
  • Kurtuluş.
  • Açığa çıkma.
  • Özgürleşme.
  • Serbest bırakılma.
  • Azat etme.
  • Serbest bırakılmış.

Liberations ile ilgili cümleler

English: Perry became used to the loud deliberations.
Turkish: Perry yüksek sesle tartışmalara alıştı.

English: Jury deliberations will begin Monday.
Turkish: Jüri müzakereleri pazartesi günü başlayacak.

Liberations ingilizcede ne demek, Liberations nerede nasıl kullanılır?

Begin deliberations : Konuşmaya başlamak. Pazarlıklara başlamak. Diyaloga başlamak. Müzakerelere başlamak. Görüşmelere başlamak.

Deliberations : Kafa yorma (argo terim). İhtiyat. Üzerinde düşünme. Danışma. Tedbirli olma. Müzakereler.

Liberation lists : Liberasyon listeleri. Dışalımında miktar sınırlaması olmayan ve dışalım izni gerektirmeyen mallar listesi.

Kosovo liberation army : Kosova kurtuluş ordusu. Kosova'nın yugoslovya'dan bağımsızlığı için savaşan kosova arnavutları'nın oluşturduğu gerilla grubu. Kla (kosova bağımsızlık ordusu).

National liberation front : Cezayir'in fransız yönetiminden bağımsızlığını kazanması için çalışan grup. Ulusal özgürlük cephesi. Cezayir ulusal kurtuluş cephesi.

Deliberating : Müzakere eden. Düşünmek. Tartmak. Üzerinde tartışmak. Danışmak.

 

Palestine liberation front : Abu alabas önderliğindeki filistinli militan örgüt. Filistin kurtuluş cephesi.

Liberationist : Özgürlükçü kimse. Özgürlük hareketini destekleyen kimse (özellikle kadın özgürlüğü hareketi).

Liberation : Azat etme. Özgürleşim. Serbest bırakılma. Kurtuluş. Serbest bırakma. Özgürleşme. Kurtarma. Serbest bırakılmış. Açığa çıkma. Özgürlük.

Palestine liberation army : Filistin kurtuluş ordusu. Filistin'in bağımsızlığı için savaşan militan örgüt.

İngilizce Liberations Türkçe anlamı, Liberations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liberations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Manumissions : Bir esirin azat edilmesi.

Relief : İç rahatlığı. Rahatlama. Ara verme. Hafifletme. Teselli. Sıkıntıdan kurtulma. Nöbet değiştirme. Dublör.

Disentanglements : Ayırma. Dolaşığı açılma.

Manumission : Bir esirin azat edilmesi.

Liberated : Kurtarılmış. Özgürlüğüne kavuşturulmuş. Serbest bırakılan. Azat edilmiş. Serbest. Özgür bırakılmış. Özgür bırakılmış serbest bırakılmış. Salıverilmiş.

Unsnarling : Çözmek. Açmak.

Latitude : Bölge. Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri. Serbestlik. Tolerans. Genişlik. Paralel. Hoşgörü. Rahatlık.

Emancipations : Eşit haklar verme. Kurtulma. Özgürlüğüne kavuşma. Özgürlüğüne kavuşturma.

Dismissal : İşten çıkarma. Reddetme. Açığa çıkarmak. Kafasından çıkarma. Ciddiye almayı reddetme. Düşünmeme. Çıkarma. Görevden alma.

 

Redemption : Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Aşınma. Telafi etme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kurtarılma. Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi. Ödeme. Borçtan kurtarma. Yerine getirme (vaat). Tutma (söz).

Liberations synonyms : extrications, dismissals, variation, affranchisement, deliverance, recoveries, enfranchising, permissiveness, being saved, delivering, accomplishment, enfranchisement, emancipating, probation, freedoms, achievement, released, enfranchisements, reliefs, releases, deregulating, rescue, salvation, parole, extricating, independence, unchecked, nascency, came into the open, emancipation, recovery, came up again, redemptions.