Entrusted türkçesi Entrusted nedir
- Zimmetine verilmiş.
- Emanet etmek.
- Zimmetinde.
- Emniyete alınmış.
- Bırakılmış.
- Zimmetindeki.
- Havale edilmiş.
- Görevlendirmek.
- Tevdi edilmiş.
- Emanete alınmış.
- Zimmetine kayıtlı.
Entrusted ile ilgili cümleler
English: She entrusted her husband with a letter.
Turkish: Kocasını bir mektup ile görevlendirdi.
English: I entrusted my wife with the family finances.
Turkish: Aile bütçesini karıma emanet ettim.
English: I entrusted my property to the lawyer.
Turkish: Eşyamı avukata teslim ettim.
English: How could I possibly forget about the task that you've entrusted to me?
Turkish: Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?
English: She entrusted the care of her child to her aunt.
Turkish: O, çocuğunun bakımını halasına emanet etti.
Entrusted ingilizcede ne demek, Entrusted nerede nasıl kullanılır?
Entrusted him with : Onun ilgisine veya himayesine verilmiş.
Entrusted with : Bir görev veya sorumluluk verilmiş. Koruması veya saklaması için birşey verilmiş.
Entruster : Kesin olarak tanımlanmış eşyalar veya dökümanlar veya enstrümanlar üzerinde mutlak hak veya koruma ilgisini elinde bulunduran veya sahip olan kimse veya şirket (hukuk terimi).
Entrust : Vermek. (yetki) vermek. Sorumluluğuna vermek. Emniyet etmek. Tevdi etmek. Emanet etmek. Ismarlamak. Emanet bırakmak. Güvenmek. Görevlendirmek.
Entrusting : Görevlendirme. Bir işi birçok isteklilerin arasından en uygun görülen koşullarla kabullenen kişiye bırakma. İşi verme. İhale. Tevdi.
Centrums : Orta. Şehir merkezi. Bir omurun gövdesi. Orta veya merkez. Merkez.
Centrum tendineum : Sentrum tendineum. Diyaframanın merkezi olarak yer alan kirişsel kısmı, sentrum tendineum. Kirişsel merkez.
Chromocentrum : İnterfaz halindeki hücre çekirdeğinde kromatin maddesinin meydana getirdiği yoğun yapı. Kromosentrum.
Regular national entrusting : Düzenli ulusal başvurma. Yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan başvurma.
Entruck : Kamyona binmek. Otoya bindirmek. Otoya binmek. Araca binmek. Kamyona yüklemek.
İngilizce Entrusted Türkçe anlamı, Entrusted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Entrusted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intrust : Vermek. Emanet olarak vermek. Yediemine tevdi etmek. Tevdi etmek. Saklanması için vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Güvenmek.
Obligate : Borçlu kılmak. Zorunda bırakmak. Borç altına sokmak. Mecbur etmek. Zorlamak. Zorunlu. Mecbur. İsteğe bağlı olmayan. Obligat. Zorunlu hale getirmek.
Bailed : Kefaletle serbest bırakmak. Kurtarmak. Kefaletle serbest bırakılmış. Suyunu boşaltmak (kayık). Teminat olarak verilmiş.
Charge with : Dava açmak. (bir şeyle) görevlendirmek. Suç isnat etmek. Bir işin veya görevin yürütülmesinden sorumlu olmak. İle itham etmek. Suçlamak. İle suçlamak. (bir şeyle) suçlamak.
Consigned : Sevketmek. Teslim etmek. Bırakmak. Sevkedilen. Göndermek.
Give : Dogruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Armağan etmek. Gitmek. Esneklik. Yapıvermek. İtiraf etmek. Eğilmek. Bulaştırmak. Uçlanmak.
Deploys : Konuşlanmak. (birşeyi) etkin kullanmak. Dağıtmak. Harekete geçirmek. Plana göre yerleştirmek. Yerleştirmek (ordu vb). Yaymak. Mevzilenmek. Açmak.
Abandoned : Ahlaksız. Arsız. Coşkun. Metruk. Kullanılmayan. Yarıda kesilmiş. Bozgun. Terk edilmiş. Sahipsiz.
Trust : İnancı olmak. Güvenmek. Birine güveni olmak. Emniyet etmek. Ümit. İtimat. Ummak. Emanet. Mutemetlik. Sorumluluk.
Deposited : Çökelmek. Para yatırmak. Yerleştirmek. Bankaya yatırmak. Yumurtlamak. Bırakıntı. Tortu bırakmak. Tortulaşmış.
Entrusted synonyms : designate, intrusted, hand, consign, uncared, deploy, commends, charge, pass, bails, consigns, reach, pass on, appoint, commission, waifish, designates, confided, commits, trustworthy, bail, endued, consigning, deploying, appoints, drafted, commended, commend to, commit, confides, trusty, delegating, ensured.
Entrusted zıt anlamlı kelimeler, Entrusted kelime anlamı
Untrustworthy : Dönek. Güvenilmez. Güven vermeyen. Güven telkin etmeyen. Sağlam ayakkabı değil. Sakat. Emniyetsiz.
Bare : Çıkarmak. Açık. Yalın. Gözle görülür hale getirmek. Boş. Açılmak. Süssüz. Soymak. Tamtakır. Açığa vurmak.

Bu kısımda Entrusted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Entrusted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Entrusted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Entrusted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.