Enumerative türkçesi Enumerative nedir

  • Birer birer söylenebilir.
  • Birer birer sayan.
  • Birer birer sayılabilir.
  • Birer birer söyleyen.
  • Sayıma ait.

Enumerative ingilizcede ne demek, Enumerative nerede nasıl kullanılır?

Enumerating : Saymak. Sayıp dökmek. Birer birer saymak. Belirtmek. Numaralandırılıyor.

Enumeration : Döküm. Sayılma. Ayrıntılı liste. Bir evreni oluşturan birimleri tek tek sayılama. Sayım listesi. Detaylı liste. Liste. Sayma. Sayımlama. Sayım.

Enumeration operation : Sıralama işlemi.

Enumerations : Sayım listesi. Sayım. Döküm. Liste. Ayrıntılı liste. Detaylı liste. Sayma. Sayılma.

Bacterial enumeration : Gıda örneğinde mikroorganizmanın sayısını belirlemek amacıyla genel veya seçici besi yerine yapılan mikrobiyolojik ekim işlemi. mikrobiyolojik ekim sonucu besi yerinde oluşan kolonilerin sayılması işlemi. Bakteri sayımı.

Enumerator : Sayan kimse. Soruşturucu. Numaralandırıcı. Sayıcı. Sayım görevlisi. Sayım memuru. Nüfus sayım memuru. Bir soruşturuda okuryazar olmayanlardan yanıt alarak ya da soru çizinliğini alınan yanıtlara göre doldurarak bilgi derleyen kişi.

Self enumeration : Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak yanıtlayacağı sorulardan oluşmuş bir soru çizinliği kullanarak yazılı yanıtlar aracılığıyla gözlemde bulunma yordamı. Soruşturu.

 

Renumerate : Yeniden saymak. Tekrar saymak.

Plug and play software device enumerator : Tak ve çalıştır yazılım aygıtı sıralayıcısı.

Enumerators : Sayım görevlisi. Sayım memuru.

İngilizce Enumerative Türkçe anlamı, Enumerative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enumerative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Identify : Kimliğini tespit etmek. Tanımak. Teşhis etmek. Tanımlamak. Özdeşlemek. Tespit etmek. Aynı saymak. Destek vermek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimliğini saptamak.

List : Yana yatmak. Listelemek. Birimleri bir ölçüt ya da dizgeye göre sıra düzeni içinde toplayan ya da dizgesiz olarak alt alta sıralayan dizim. Liste. Listesini yapmak. Geminin yan yatması. Ayrıntılı çizelge. Dizelge. Listeye yazmak. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge.

Itemise : Ayrıntıları ile yazmak. Listelemek. Liste yapmak. Ayrıntısıyla yazmak. Maddelendirmek. Ayrıntılarıyla listelemek. Tasrih etmek. Maddeler halinde düzenlemek. Maddelemek. Katalog yapmak.

Recite : Belgelerle anlatmak. Ezbere söylemek. Ezberden okumak. Anlatmak. Sayıp dökmek. Söylemek. Ezbere okumak. Ezbere anlatmak. Nakletmek. Ders anlatmak (öğrenci).

Name : Adını söylemek. Adlandırılmak. İsmiyle çağırmak. Atamak. İsim koymak. Nam. Ün. Demek. Şöhret. Tayin etmek.

Itemize : Maddelendirmek. Ayrıntısıyla yazmak. Müfredatıyla yazmak. Liste yapmak. Tasrih etmek. Dökümünü yapmak. Dakikleştirmek. Maddeler halinde düzenlemek. Maddelemek. Ayrıntılarıyla yazmak.

Numbering : Nesnelere sayılar verme ya da nicelikleri sayıyla gösterme. Numaralama. Numaralandır. Numara verme. Numarataj. Numaralandırma. Sayılama.

 

Listing : Kote etme. Dizelgeleme. Fiyat koyma. Liste. Ambalaj listesi. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Bayılma. Kayıt. Maddeleme. Kaydetme.

Enumerative ingilizce tanımı, definition of Enumerative

Enumerative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Counting, or reckoning up, one by one.