Epizoan türkçesi Epizoan nedir

Epizoan ingilizcede ne demek, Epizoan nerede nasıl kullanılır?

Epizoa : Dış parazit hayvancık.

Epizoic : Konakçısının bedeninin üzerinde yaşayan (biyoloji terimi). Epizoik. Harici bir parazit olarak yaşayan. Hayvanlar üzerinde yaşayan.

Epizone : Üstkuşak. Grubenman'a göre, başkalaşmış kayaçların oluştuğu en üst kuşak.

Epizoology : Epizootiyoloji. Epizooloji. Hayvanlarda görülen bulaşıcı hastalıkları ve salgınları konu alan bilim dalı.

[#epizoon Epizoon] : Epizoon. Deri üzerinde yaşayan hayvansal parazit. Dış parazit hayvancık. Dış asalak.

Epizootic lymphangitis : Epizootik lenfangitis. Atların histoplazmozisi.

Epizootic hemorrhagic disease : Beyaz kuyruklu geyiklerin, birçok yönleriyle koyunlardaki mavidil hastalığına benzeyen ve genellikle ölümle sonuçlanan viral bir hastalığı. Epizootik kanamalı hastalık.

Epizootic ulserative syndrome : Tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, serbest veya kültüre edilmiş balıklarda aphanomyces invadans’ın neden olduğu, granülomatöz karakterde bozukluklar oluşturan bir mantar hastalığı. Epizootik ulseratif sendrom.

Epizootic chlamydiosis : Geyik, fare, evcil ve yaban tavşanlarıyla kimi kemirgenlerde chlamidia türlerinin oluşturduğu; ishal, septisemi ve ateşle belirgin enfeksiyon, klamidiya enfeksiyonu. Epizootik klamidiyozis.

 

Epizootic : Algın hastalık (vet.). Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi. Salgın hastalık. Epizotik. Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren. belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi, hayvanlar arasındaki hastalık salgını. insanlarda epidemik olarak ifade edilir. Epizootik.

İngilizce Epizoan Türkçe anlamı, Epizoan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epizoan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flea : Pireler. İnsan piresi. Laboratuvarda kullanılan manyetik karıştırma çubuğu. Böcekler (ınsecta) sınıfının, pireler (siphonaptera) takımından 2-4 mm kadar uzunlukta, insan kanı emen, kanatsız, yumurtalarını toz vb. içine bırakan bir eklem bacaklı türü. Pire. Siphonaptera takımında bulunan paraziter kan emen kanatsız böcekler. yaklaşık olarak 2500 tür pireden % 94’ü memelilerden, geri kalan kısmı ise kuşlardan kan emmektedir. pireler sürekli olarak farklı konaklardan kan emme alışkanlıkları nedeniyle birçok hastalığı taşırlar. ancak temel olarak vebanın vektörü olarak bilinmektedirler. medikal önemi bulunan türler cediopsylla, ceratophyllus, ctenocephalides, ctenophthalmus, diamanus, echidnophaga, hoplopsyllus, leptopsylla, monopsyllus, neopsylla, nosopsyllus, oropsylla, pulex, rhopalopsyllus, tunga ve xenopsylla cinsleri içerisinde bulunmaktadır. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pireler takımına bağlı böcek türlerinin genel adı. bk. insan piresi, köpek piresi, kuş piresi. (kınkanatlı ve yarımkanatlı ufak sıçrayıcı kimi böcekler için de kullanılır, bk. toprak pireleri, yaprakpireleri.).

 

Epizoon : Epizoon. Deri üzerinde yaşayan hayvansal parazit. Dış parazit hayvancık.

Ectozoon : Ektozoa (bulunduğu vücudun üzerinde yaşayan parazit).

Parasite : Parazit. Başkalarının sırtından geçinen kişi. Anaforcu. Bir canlının içinde veya üzerinde, sürekli ya da geçici olarak besin ve yer sağlama amacıyla yaşayan başka canlı; ekti, yelmeşik, parazit. Konuk. Eski roma komedyasında ve commedia dell'arte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip. Lüpçü. Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit. Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan, asalak. insanların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde veya içerisinde bu canlıların aleyhine yaşayan canlılar. kimi yazarlar bakteri ve virüsleri da parazit olarak ifade etmektedirler. bakışımlı ikizlerden eksik gelişen ve daha küçük kalmış yavru, dölüt içinde dölüt. normal gelişim gösteren ikize sıkı bir biçimde yapışmış ve normal yavrunun içine girmiş olarak bulunur. Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde, kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı. parazit.

Ectoparasite : Dışasalak. Ektoparazit. Konağın üzerinde yaşayan ve çoğunlukla kan emme alışkanlığı olan asalak, eksternal parazit, ektoparazit, dışparazit. Balığın vücudunun dışında yaşayan yaşayan parazit. Eksternal parazit. Dış parazit.

Epizoan synonyms : ectozoan.

Epizoan zıt anlamlı kelimeler, Epizoan kelime anlamı

Host : Konuk eden kimse. (konsere maça vb) ev sahipliği yapmak. Kutsanmış ekmek. Barındırmak. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, son konakçı. Konakçı. Bir parazitin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı organizma, konakçı. Çok sayı. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. Evsahipliği yapmak.

Epizoan ingilizce tanımı, definition of Epizoan

Epizoan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An epizoön.