Erective türkçesi Erective nedir

  • Erektif.

Erective ingilizcede ne demek, Erective nerede nasıl kullanılır?

Erectile : Erektil. Dikilebilir. Dik durabilir. Ereksiyona ulaşabilir.

Erectilities : Kaldırılabilirlik. Şişebilme ve sert olabilme kabiliyeti. Havaya dikilebilirlik.

Erectility : Havaya dikilebilirlik. Erektilite. Şişebilme ve sert olabilme kabiliyeti. Kaldırılabilirlik.

Erecting : Dikme. Düzeltme. Tesis. Kurma. Montaj.

Erecting shop : Montaj atölyesi. Montaj fabrikası.

Erect a tent : Çadır kurmak. Çadır dikmek. Çadırı kurmak.

Erections : Dikme (heykel veya direk vb'ni). İnşa etme. Yapı. Dikme. Dikleşme. Çatma. Kurma. Ereksiyon. İnşaat. Montaj.

Self erecting screen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Katlanır görüntülük. Dar filmlerin gösteriminde kullanılmak üzere kolaylıkla açılır kapanır, üçayak üzerine takılabilir, bir yerden bir yere taşınabilir görüntülük.

Erect image : Kalkık imaj. Düz görüntü. Dik duran figür.

Erect sitting position : Dik oturuş pozisyonu.

İngilizce Erective Türkçe anlamı, Erective eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get : Anlamak. Sızmak. Yakalamak. Gidip almak. Öldürmek. Uğraşmak. Getirmek. -tirmek. Yaptırmak. Kavramak.

 

Rough and ready : Kaba saba. Vasat ama işe yarar. Yasak savar. Yarım yamalak. Basit ve rahatsız. İşe yarar. Kaba saba ama içten. Aşağı yukarı. Hazırlık yapmadan hızlıca. Kaba ama iş görür.

Potent : Potansiyele sahip. Etkili. İnandırıcı. İkna edici. Nüfuzlu. Yetkili. İktidarlı. Cinsel gücü yüksek. Güçlü. Tesirli.

Strong : İstikrarlı. İstekli. Yetenekli. Kesif. Ağır. Gür. Domuz gibi. Zorlu. Kuvvetli (kanıt). Demir gibi.

Have : Yapmak. Kabul etmek. Dolandırmak. Olmak. Elde etmek. Buyurmak. Almak. Etmek. Yaptırmak. Aldatmak.

Efficient : Yeterli. İyi çalışan. Becerikli. Hızlı ve verimli. Etkin. Ehliyetli. Etkili. Hızlı ve verimli çalışan. İşgüzar. Yaman.

Graduate : Lisans üstü. Derecelendirmek. Master öğrencisi. Mezun. Sınıflandırmak. Diplomalı. Üniversite mezunu. Diploma vermek. Bitirmek. Mezun etmek.

Fence : Eskrim sporu yapmak. Çalınmış eşya alıp satan adam. Kaçamaklı konuşmak. Kaçamak cevap vermek. Çalıntı mal satmak. Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Etrafını çevirmek. Çit ile çevirmek. Eskrim yapmak. Etrafı çitle çevirmek.

Effectiveness : Etki. Geçerlik. Yürürlüğe girmesi. İtibar. Tesir. Etkililik. Etkenlik. Geçerlilik. Etkinlik. Yararlılık.

Acquire : Sahip olmak. Edinmek. Elde etmek. Kazanmak. İktisap etmek. Sonradan kazanmak. Ele geçirmek. Yakalamak. Almak.

Erective synonyms : utile, hustle, effectual, useful, impressive, impelling, effectivity, efficacious, effectuality, inherit, effectualness, take, take in, accept, hard hitting, trenchant, take up, powerful, telling, stiff.

Erective zıt anlamlı kelimeler, Erective kelime anlamı

Inefficient : Etkisiz. Verimsiz. Müsrif. Liyakatsiz. Tesirsiz. Randımansız (iş yöntemi, makine vb). Zaman ve enerjiyi ekonomik bir şekilde kullanmayan. Ehliyetsiz. Yetersiz. Savurgan.

 

Impotent : Bunak. Etkisiz. İktidarsız. Etkisizlik. Kudretsiz. Güçsüz. Puluç. Aciz. İktidarsız (erkek). Yetersiz.

Ineffective : Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Etkisi olmayan. Tesirsiz. Boş. Başarısız. Yeteneksiz. Sonuçsuz. Etkisiz. Kabiliyetsiz. Geçersiz.

Erective antonyms : useless, powerless, ineffectiveness, stay.

Erective ingilizce tanımı, definition of Erective

Erective kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Raising. Tending to erect. Making erect or upright.