Potent türkçesi Potent nedir

Potent ile ilgili cümleler

English: Ali is full of potential.
Turkish: Ali potansiyel doludur.

English: Imagination is a very potent tool.
Turkish: Hayal gücü çok güçlü bir alettir.

English: Ali is very good friend, but he looks like a wild boar so I don't consider him a potential love interest.
Turkish: Ali çok iyi bir arkadaş fakat o bir yaban domuzuna benziyor bu yüzden onu potansiyel bir ilgi duyulan kişi olarak düşünmüyorum.

English: Ali made a list of potential problems that we should watch out for.
Turkish: Ali dikkat etmemiz gereken potansiyel sorunların bir listesini yaptı.

English: Ali has great potential.
Turkish: Ali büyük bir potansiyele sahiptir.

Potent ingilizcede ne demek, Potent nerede nasıl kullanılır?

Sexually potent : Cinsel açıdan performans gösterebilen (erkekle alakalı). Erkek gücü olan. Cinsel açıdan güçlü.

Potentate : Hükümdar.

Potentates : Kral. Nüfuzlu kimse. Büyük yetki sahibi. Hükümdar. Otorite. Mutlak hükümdar.

Potential : Gizli. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Açığa çıkmamış. Güç. Gizil(lik). İhtimal. Gizilgüç. Erkil. Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik. Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan.

 

Potential time curve : Sürelpotansiyelölçüm yönteminde, potansiyelin süreyle değişimini gösteren eğri. Süre-potansiyel eğrisi.

Potential barrier : Erkil engeli. Potansiyel erk engeli. Bir alan içinde devinen yüklü bir parçacığın devimsel erkeyle aşamadığı enkil duvarı. Potansiyel engeli. Enerji engeli.

Potential acidty : Asitlik değeri. Potansiyel asitlik.

Potential demand : Bir malın potansiyel alıcılarının oluşturduğu istem. bk. imgesel istem. Potansiyel talep. Potansiyel istem. Olası talep. Muhtemel talep.

Potential coefficient : Potansiyel katsayısı.

Potential coil : Potansiyel bobini.

İngilizce Potent Türkçe anlamı, Potent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suasive : Razı edici. Gönül alıcı. Dalkavukça. Yağcı.

Compelling : İlgi uyandıran. Zorlama. Zorlayıcı. Zorlayan. Dayatmacı. Saygı uyandıran. Çetin. Zorlu.

Trenchant : Acı. Şiddetli. Ezici. Keskin. Sert. Dokunaklı.

Important : Kibirli. Muazzam. Okkalı. Önemli. Ciddi. Sözü geçer. Gururlu. Kendini beğenmiş.

Allowed : İzinli. İzin verilmiş. İzin verildi. İzin verilen.

Powerful : Ensesi kalın. Kuvvet. Muhteşem. Çok miktarda. Keskin. Kudretli. Erkli.

Dominant : Başat karakter. Egemen. Yüksek. Hakim. Dominant. Baskın karakter. Başat. Baskın. Hükümran. Hükmeden.

 

Decretory : Karar ile ilgili. Adli. Otoriter.

Hefty : Bol. Çok. Gövdeli. Ağır. İri. Çam yarması gibi. İri yarı. Yüksek. Güçlü kuvvetli.

Potent synonyms : suasory, ascendants, acute, heftiest, pathetic, prepotent, authority, able, heavyweights, emphaticical, business like, convincing, fortes, certified, ables, heftier, brawniest, forcible, instrumental, forte, beefier, evidentiary, ascendant, demonstrative, enticing, acutes, persuasive, conclusive, strong, efficacious, competent, authoritative, forceful.

Potent zıt anlamlı kelimeler, Potent kelime anlamı

Powerless : Kudretsiz. Aciz. Kuvvetsiz. Beceriksiz. Çaresiz. Zayıf. Yetersiz. Elinden bir şey gelmez. Zebun.

Uninfluential : Sözü geçmeyen. Nüfuzsuz.

Potent ingilizce tanımı, definition of Potent

Potent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Powerful` efficacious. A potentate. As, a potent medicine. A prince. Forcible. Producing great physical effects.