Potential türkçesi Potential nedir
- İktidar.
- Gizilgüç.
- Erkil.
- Gizli güç.
- Gizli.
- İmkan.
- Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik.
- Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri.
- Gizil güç.
- Potansiyel.
- Açığa çıkmamış.
- Güç.
- Olası.
- İhtimal.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Gizil.
- Gizil(lik).
- Gerilim.
- Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan.
- Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler.
Potential ile ilgili cümleler
English: Education aims to develop potential abilities.
Turkish: Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.
English: Every man is a potential corpse.
Turkish: Tüm adamlar potansiyel cesettir.
English: Ali made a list of potential problems that we should watch out for.
Turkish: Ali dikkat etmemiz gereken potansiyel sorunların bir listesini yaptı.
English: Ali is very good friend, but he looks like a wild boar so I don't consider him a potential love interest.
Turkish: Ali çok iyi bir arkadaş fakat o bir yaban domuzuna benziyor bu yüzden onu potansiyel bir ilgi duyulan kişi olarak düşünmüyorum.
English: All children are potential geniuses.
Turkish: Bütün çocuklar potansiyel dahilerdir.
Potential ingilizcede ne demek, Potential nerede nasıl kullanılır?
Potential time curve : Süre-potansiyel eğrisi. Sürelpotansiyelölçüm yönteminde, potansiyelin süreyle değişimini gösteren eğri.
Potential acidty : Potansiyel asitlik. Asitlik değeri.
Potential balance of payments deficit : Bir ülkede uygulanan dış ticaret ve kambiyo uygulamalarının kaldırılması durumunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkabilecek açık. krş. dış ödemeler dengesi açığı. Potansiyel dış ödemeler dengesi açığı.
Potential barrier : Bir alan içinde devinen yüklü bir parçacığın devimsel erkeyle aşamadığı enkil duvarı. Erkil engeli. Enerji engeli. Potansiyel engeli. Potansiyel erk engeli.
Potential buyer : Bir malı henüz satın almamış, ancak satın alması beklenen gerçek veya tüzel kişi. Potansiyel müşteri. Potansiyel alıcı.
Potential equation : Potansiyel denklem.
Potential coil : Potansiyel bobini.
Potential firm : Potansiyel satıcı. Bir piyasaya henüz girmemiş ancak girmesi beklenen satıcı.
Potential hill : Potansiyel engel.
Potential coefficient : Potansiyel katsayısı.
İngilizce Potential Türkçe anlamı, Potential eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Potential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intensity : Çarpıcılık. Yoğunluk. Yeğinlik. Kuvvet. Azış. Şiddet. Güçlülük. Koyuluk.
Prospect : (maden vb) aramak. Bakış. Geniş manzara. Araştırmak. Manzara. Olasılık. Görünüm. Beklenti. Maden aramak. İncelemek.
Feasible : Mümkün. Elverişli. Uygulanabilir. Makul. Olanaklı. Mantıklı. Fizibil. Olurlu. Yapılabilir.
Feasibleness : Olasılık. Gerçekleştirilebilme kapasitesi. Muhtemellik. Başarılabilme kapasitesi. Yapılabilirlik.
Ability : Çalışma gücü. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Sanat. Kabiliyet. Becerik. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Liyakat. Hüner. Kudret.
Tonus : Uzun süren kasınç. Stres. Kas gerilimi. Gerginlik. Gergi. Tonus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kasların sürekli hafif kasılı kalma durumu. Bir organın, bilinçli olduğu sürede bütün kaslarının biraz kasılı olması hali.
Chanced : Olanak. Denemek. Şans. Göze almak. Şans eseri olmak. Tesadüfen olmak. Fırsat. Riske girmek.
Blindest : Göz almak. Körletmek. Kör etmek. Görmeyen. Saçma. Kamaştırmak. Gözünü almak. Anlayışsız. Kör. Düşüncesiz.
The possible : Olası şey. Olanak.
Birr : Kuvvet. Eski etiyopya para birimi. Konuşma sırasında kelimelere yapılan vurgu. İrlanda'da yerleşim yeri. Enerji. Etiyopya'nın eski para birimi. Mırıldanma sesi.
Potential synonyms : possibleness, bcc, voltage, capabilities, capacity, facilities, in the air, eventuality, possible, clouted, a priori, capableness, auricular, cameras, possibly, conceivable, in all likelihood, chancing, classified, arduous, clandestine resistance, powers, possibility, potential energy, backdoor, ardous, in posse, amazonian, power, allowable, stress test, chance, latent.
Potential zıt anlamlı kelimeler, Potential kelime anlamı
Impossibility : İmkansızlık. İmposibilite. İmkansız şey. Çıkmaz yol. Olanaksızlık. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı.
Actual : Mevcut. Eylemli. Gerçek. Gerçekten. Güncel. Asli. Şimdiki. Eylemsel. Aktüel. Fiili.
Potential ingilizce tanımı, definition of Potential
Potential kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A possibility. Potentially. Influential. Efficacious. Being potent. Anything that may be possible. Endowed with energy adequate to a result.

Bu kısımda Potential kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Potential ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Potential anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Potential ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.