The possible türkçesi The possible nedir
The possible ile ilgili cümleler
English: We are all poor swimmers with the possible exception of Jack.
Turkish: Jack'ın dışında muhtemelle hepimiz zavallı yüzücüleriz.
English: You should be alert to the possible dangers.
Turkish: Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.
English: There are several current theories about the possible causes of gamma-ray bursts.
Turkish: Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.
The possible ingilizcede ne demek, The possible nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Possible : İmkan dahilinde. Akla yatkın. Olabilir. Makul. Muhtemel. Mümkün. Olurlu. Olanaklı. Olur. Akla uygun.
The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.
The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 2004 tsumanisi.
The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.
The above : Yukarıdaki. Yukarıki. Yukarıda anılan. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).
The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.
İngilizce The possible Türkçe anlamı, The possible eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The possible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scope : Hareket serbestliği. Ufuk. Geniş görüntülük. Niyet. Araştırmak. Mikroskop. Saha. Fırsat. Osiloskop.
Eventualities : Takdir. Netice. Olası netice. Olası sonuç. İhtimal. Olasılık.
Potentialities : Potansiyalite. Olasılık. İhtimal. Gücüllük. Gizilgüç.
Eventuality : Netice. Olasılık. İhtimal. Olası netice. Takdir. Olası sonuç.
Possibilities : İmkanlar. Olasılıklar. İhtimal. Olasılık.
Facilities : Tesis. İmkanlar. Hizmet araçları. Bina. Tesisler. Kolaylıklar. Sosyal tesisler. Vasıta. Olanaklar.
Chancing : İhtimal. Şans. Fırsat. Göze almak. Şans eseri olmak. Denemek. Riske girmek. Tesadüfen olmak.
Offering : Kurban. Kilisede toplanan para. Sunuş. Önerme. Adak. Bağış. Teklif. Ayin sırasında cemaatten toplanan para. Takdim.
Chances : Risk. Riziko. İhtimal. Baht. Fırsat. Tesadüf. Talih. Kısmet. Olasılık.
Feasibility : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Fizibilite. Uygulama olanağı. Uyarlık. Kent ve kasabaların düzentasarlarının, türlü etmenler hesaba katılarak, gerçekleştirilmesinin olanaklı ve ussal olup olmadığını belirlemeye yarayacak koşullar. bunu elde etmeye yarayan inceleme ve araştırma türü. Yapılabilirlik. Elverişlilik. Uygulanabilirlik. Bir yordam, izlem ya da çizeneğin duruma, koşullara ya da öngörülen amaçlara uygunluğu.
The possible synonyms : facility, potentiality, resource, possibility, potential, chanced, show, room, opportunity, chance.

Bu kısımda The possible kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The possible ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The possible anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The possible ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.