Possibilities türkçesi Possibilities nedir

Possibilities ile ilgili cümleler

English: The possibilities are infinite.
Turkish: Olanaklar sonsuzdur.

English: The possibilities were endless.
Turkish: Olasılıklar sonsuzdu.

English: Are there any other possibilities?
Turkish: Başka ihtimaller var mı?

English: I've narrowed the list of possibilities down to three.
Turkish: Seçenekler listesini üçle sınırlandırdım.

English: Ali is considering several possibilities.
Turkish: Ali farklı olasılıkları düşünüyor.

Possibilities ingilizcede ne demek, Possibilities nerede nasıl kullanılır?

Weighed the possibilities : Alternatifleri göz önünde bulundurdu. Olanakları tarttı. Opsiyonları düşündü. Seçenekleri hesapladı.

Impossibilities : Olanaksızlık. İmkansız şey. İmkansızlık.

Possibility : Olanaklılık. Olasılık. Olanak. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. İhtimal. İmkan. Olabilirlik. Kapı. Olurluk.

Bare possibility : Düşük şans. Uzak olasılık. Çok az ihtimal.

Production possibility curve : Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi. Üretim olanakları eğrisi. Üretim-imkan eğrisi.

 

Within the bounds of possibility : Olası. İhtimal dahilinde. İhtimaller dahilinde. Olasılık dahilinde. Olanaklar çerçevesinde. İmkanları el verdiği ölçüde. İmkanların el verdiği ölçüde. İmkanlar dahilinde.

Production possibility frontier : Üretim olanakları eğrisi. Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi.

Possibilism : Coğrafya koşullarının bölgesel halk kültürlerini etkilemelerine karşın onların kimliklerinin oluşumunda hiçbir görevlerinin olmadığına ilişkin düşünüş, bk. coğrafya okulu, halk kültürü, krş. insanbilim okulu. Olanakçılık.

Impossibility theorem : Hangi oylama türü olursa olsun ikiden fazla önerme içeren bireysel fonksiyonlardan toplumsal bir tercih fonksiyonuna geçmenin olanaksız olduğunu ileri süren ve kenneth arrow tarafından geliştirilen önerme. Olanaksızlık önermesi.

Repetition possibility : Sağlanan sonucun her zaman sağlanabilmesi, üretilebilirliği. Yineleme olanağı.

İngilizce Possibilities Türkçe anlamı, Possibilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Possibilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chance : Göze almak. Fırsat. Şans eseri olmak. Tesadüfen olmak. Riske girmek. Rastlantı sonucu oluşmak. Talih.

Possibility : Kapı. Olurluk. Olanaklılık. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olabilirlik.

Potentialities : Potansiyalite. Gizilgüç. Gücüllük.

 

Resource : Çare. Yetenek. Çözüm bulma yeteneği. Umar. Zenginlik. Dayanak. Uğraş. Beceri. Oyalayıcı şey.

Likelihoods : Olabilirlik. Benzerlik. En çok olabilirlik. Olası olma.

Possibly : Mümkün. Mümkün olduğunca. Olabilir. Belki. Herhalde. Muhtemelen. İmkan dahilinde. Mümkün olarak.

Eventuality : Takdir. Netice. Olası netice. Olası sonuç.

Likelihood : En çok olabilirlik. Olası olma. Olabilirlik. Benzerlik.

Expectation : Mirasa konma beklentisi. Beklenti. Umut. Beklenilme. Bekleme. Umma. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. İntizar. Ümit.

Possibilities synonyms : probabilities, opportunity, eventualities, peradventure, potentials, conceivableness, contingency, seasonableness, resources, odds, chances, chancing, offering, the possible, contingencies, opportunities, feasibility, potential, alternativeness, show, expectations, amenities, conceivability, contingence, facilities, potentiality, chanced, scope, facility, room, feasibleness.