Possibility türkçesi Possibility nedir

Possibility ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't completely rule out the possibility that he might be laid off from work.
Turkish: Ali işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.

English: Ali couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Turkish: Ali askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.

English: Ali couldn't rule out the possibility that Mary didn't like him.
Turkish: Ali Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.

English: Ali couldn't rule out the possibility that someone had lit his house on fire.
Turkish: Ali birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.

English: Ali couldn't rule out the possibility that he was mistaken.
Turkish: Ali yanılmış olduğu ihtimalini kabul edemedi.

Possibility ingilizcede ne demek, Possibility nerede nasıl kullanılır?

Production possibility curve : Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi. Üretim-imkan eğrisi. Üretim olanakları eğrisi.

 

Production possibility frontier : Üretim olanakları eğrisi. Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi.

Bare possibility : Çok az ihtimal. Uzak olasılık. Düşük şans.

Repetition possibility : Yineleme olanağı. Sağlanan sonucun her zaman sağlanabilmesi, üretilebilirliği.

Within the bounds of possibility : Olanaklar çerçevesinde. Olası. İmkanlar dahilinde. Olasılık dahilinde. İhtimal dahilinde. İhtimaller dahilinde. İmkanların el verdiği ölçüde. İmkanları el verdiği ölçüde.

Possibilistic : Olabilirlikli.

Possibilities : Olasılıklar. İhtimal. Olanak. İmkan. Olasılık. İmkanlar.

Possibilism : Coğrafya koşullarının bölgesel halk kültürlerini etkilemelerine karşın onların kimliklerinin oluşumunda hiçbir görevlerinin olmadığına ilişkin düşünüş, bk. coğrafya okulu, halk kültürü, krş. insanbilim okulu. Olanakçılık.

Impossibility : İmkansız şey. Olanaksızlık. Çıkmaz yol. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. İmposibilite. İmkansızlık.

Impossibilities : İmkansızlık. Olanaksızlık. İmkansız şey.

İngilizce Possibility Türkçe anlamı, Possibility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Possibility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entries : Girme. Girdi. Gümrükten giriş işlemleri. Sahneye çıkma. Girdiler. Antre. Adet. Kayıt. Girişler.

 

Contingencies : Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler. Beklenmedik olay. Tesadüf.

Potentiality : Gücüllük. Potansiyalite. Mümkün olan hal. Gizilgüç.

Potentialities : Gücüllük. Gizilgüç. Potansiyalite.

Age group : Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Yaş grubu.

Entrances : Giriş. Sahneye çıkma. Girme. Esritmek. Büyülemek. Kendinden geçirmek. Başlangıç. Antre. Mest etmek.

Chancing : Fırsat. Göze almak. Şans. Şans eseri olmak. Denemek. Riske girmek. Tesadüfen olmak.

Scope : Hareket serbestliği. Kapsam. Amaç. Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük. Alan. Geniş görüntülük. Osiloskop. Niyet. Faaliyet alanı. Araştırmak.

Expectations : Mirasa konma beklentisi. Umma. Beklentiler. Bekleyiş. Umut. Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri. Tahmin. Bekleme. Miras beklentisi. Beklenilme.

Abilities : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. Yetenek. İktidar. Güç. Kabiliyet. Yeterlik. Beceri.

Possibility synonyms : possibleness, beingness, acculturation, prospect, gateways, agnation, attainableness, age distribution, contingence, possibilities, conceivability, earthliness, dooring, aesthetic, chance, aesthetical ideal, openings, opportunity, impossible, gate, being, potential, outlook, alienation, port, eventuality, chanced, feasibility, adaptive behavior, show, entrance, odds, the possible.

Possibility zıt anlamlı kelimeler, Possibility kelime anlamı

Impossibility : Olanaksızlık. Çıkmaz yol. İmkansız şey. İmkansızlık. İmposibilite. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı.

Nonbeing : Olmama. Var olmayan bir şey. Hiçlik. Var olmama.

Nonexistence : Yokluk. Var olmama. Mevcut olmama. Adem. Ademi mevcudiyet. Varolmama. Yok.

Possibility antonyms : possible, impossible, misconception.

Possibility ingilizce tanımı, definition of Possibility

Possibility kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The power of happening, being, or existing. The quality or state of being possible.