Production possibility frontier türkçesi Production possibility frontier nedir

  • Üretim olanakları eğrisi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi.

Production possibility frontier ingilizcede ne demek, Production possibility frontier nerede nasıl kullanılır?

Production : İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Oyun düzeni. Yapım. Yapıt. Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı. Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekan boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik. Gösteri. Eser. Sahneye koyma.

Possibility : İhtimal. Kapı. İmkan. Olanaklılık. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olanak. Olurluk. Olasılık. Olabilirlik.

Frontier : İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bk. doğal sınır, yapma sınır. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Hudut bölgesi. Sınır. Sınırda olan. Hudut.

 

Production possibility curve : Üretim-imkan eğrisi. Üretim olanakları eğrisi. Bir ekonomide belli bir dönemde veri teknoloji ve tam işlendirme koşullarında, tüm üretim faktörleriyle ençok üretilebilecek iki mal veya mal grubu bileşimlerinin geometrik yeri. bk. ürün dönüşüm eğrisi.

İngilizce Production possibility frontier Türkçe anlamı, Production possibility frontier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Production possibility frontier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Production possibility curve : Üretim-imkan eğrisi.

Production possibility frontier synonyms : ppc, ability rent, abnormal budget receipts, a group shares, transformation curve, a shift in demand, ability to pay approach, a pass through certificate, a change in individual demand, ppf, a shift in individual demand.