Scope türkçesi Scope nedir
- Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük.
- Amaç.
- Hareket serbestliği.
- Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Ufuk.
- Olanak.
- İncelemek.
- Niyet.
- Geniş görüntülük.
- Anlama yeteneği.
- Alan.
- Kapsam.
- Araştırmak.
- Mikroskop.
- Faaliyet alanı.
- Sık sık olan.
- Genişlik.
- Osiloskop.
- Kavrama gücü.
- Saha.
- Fırsat.
- Konu.
Scope ile ilgili cümleler
English: This is beyond the scope of my imagination.
Turkish: Bu benim hayal gücümü aşar.
English: The judge found Scopes guilty of breaking the law.
Turkish: Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.
English: Ali bought himself a microscope.
Turkish: Ali kendine bir mikroskop satın aldı.
English: Ali looked through the microscope.
Turkish: Ali mikroskoptan baktı.
English: Ali is looking through the telescope.
Turkish: Ali teleskopla bakıyor.
Scope ingilizcede ne demek, Scope nerede nasıl kullanılır?
Scope id : Kapsam kimliği.
Scope of authority : Yetki alanı.
Scope of work : İşin konusu. İşin kapsamı.
Ample scope : Büyük alan. Geniş serbest hareket alanı. Geniş boyut.
Bad scope : Bozuk kapsam.
Economies of scope : Kapsam ekonomileri. Kapsam ekonomisi. Mal türleri ekonomisi. Birden fazla çıktıyı birlikte üretme maliyetinin, her çıktının ayrı ayrı üretilmesi durumunda olası maliyetlerin toplamından küçük olması. krş. eksi alan ekonomileri. Firmanın iki veya daha fazla malı farklı üretim tesisleri yerine aynı tesiste üretmesi sonucu ortalama maliyetinin azalacağını ifade eden iktisadi kuram. Alan ekonomileri.
Radar scope : Radar aynası. Radar ekranı.
Enlarged the scope : Genişletilmiş mesafe veya menzil. Büyütülmüş faaliyet alanı. Artırılmış kapsam. Genişletilmiş kapsam.
Beyond his scope : Birinin kapasitensin ötesinde. Birinin becerisinin ötesinde.
Scopes : Evrim teorisini öğrettiği için yargılanan ve suçlu bulunan tennesseeli lise bilim öğretmeni (daha sonra beraat etti). John t. scopes (1900-1970). Bir soyadı.
İngilizce Scope Türkçe anlamı, Scope eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Scope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coverages : Gazetedeki yer. Sigortalıya ödenecek para. Olay kaydı. Sigortalının sigortadan alabileceği en yüksek miktar. Yayın bölgesi. Sigorta miktarı. Kuvertür. Yayın alanı. Sigortada karşılanan rizikolar.
Check up : Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Check up yapmak. Soruşturmak. Kontrol etmek. Muayene etmek. Gözden geçirmek.
Action theme : Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Purview : Anlam. Amaç (yasa). Mefhum. Meal. Alan (soyut olarak). Mana.
Spectrum : Bir ışınımın bağıl büyüklük değerinin, parçacık enerjisine göre dağılımını gösteren eğri. Türlü dalga boylarındaki elektromıknatıssal ışınımların sırasını ve sıklık, erke gibi özelliklerini belirleyen çizge. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). insan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Birbiri ile ilgili düşünce ve nesneler dizisi. Ekonomi, fizik, kimya, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü. Tayf. Görünge.
Area : Arazi. Bodrum girişi. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Yöre. Yersel alan. Mesaha. Boşluk. Civar. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Yüzölçümü.
Intention : Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal içerimi. Hedef. İçlem. Kuvve. Erek. Kasıt. Maksat. Murat.
Chanced : Göze almak. Tesadüfen olmak. Denemek. Riske girmek. İhtimal. Şans. Şans eseri olmak.
Faiths : Emniyet. Sadakat. İtimat. İman. Bağlılık. Söz. İnanç. Vaat. Din.
Bourn : Diyar. Su. Hedef. Memleket. Çay. Sınır. Dere.
Scope synonyms : internationality, solar telescope, approximate range, continent, rope, ballpark, extents, view, affair, the possible, check over, comprehension, delve, facility, content, internationalism, range, occasioning, destination, breadths, heading, exhaustiveness, clearing, arenas, aim, cast around, commodiousness, bournes, idea, oscilloscopes, delve into, possibilities, microscopes.
Scope ingilizce tanımı, definition of Scope
Scope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, ultimate design, aim, or purpose. Drift. Object. Intention. That at which one aims. That which is purposed to be reached or accomplished. The thing or end to which the mind directs its view.

Bu kısımda Scope kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Scope ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Scope anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Scope ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.