Spectrum türkçesi Spectrum nedir

  • İzge.
  • Tayf.
  • Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü.
  • Işığın dalgaboylarına (renklerine) göre meydana getirdiği sıra.
  • Spektrum.
  • Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). insan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi.
  • Göz kamaştıktan sonraki görüntü.
  • Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım.
  • Bir ışınımın bağıl büyüklük değerinin, parçacık enerjisine göre dağılımını gösteren eğri.
  • Ekonomi, fizik, kimya, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Görünge.
  • Türlü dalga boylarındaki elektromıknatıssal ışınımların sırasını ve sıklık, erke gibi özelliklerini belirleyen çizge.
  • Birbiri ile ilgili düşünce ve nesneler dizisi.
  • Görüntü.
 

Spectrum ile ilgili cümleler

English: The human eye is blind to nearly the entire electromagnetic spectrum, except for the very narrow range of light that falls in what we call the visible range.
Turkish: İnsan gözü görülebilir aralık dediğimiz çok dar ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür,

English: You can see the colors of the spectrum in a rainbow.
Turkish: Bir gök kuşağında spektrum renklerini görebilirsiniz.

Spectrum ingilizcede ne demek, Spectrum nerede nasıl kullanılır?

Spectrum analysis : Görünge çözümlenmesi. Spektroskopik analiz. Spektroskopi. İzge çözümlemesi. Spektrum analizi. Bir spektroskop aracılığıyla bir görüngenin renklerinin yaratılması ve izlenmesi. Görüngenin incelenmesi için spektroskop kullanılması. Tayf analizi.

Spectrum analyzer : İzge çözümleyici. Spektrum analizörü. Spektrum çözümleyici. Tayf analizörü.

Spectrum line : Tayf çizgisi. Bir tayf aygıtında (bir dağıtıcı aygıtta) tek renkli bir ışınımla elde edilen görüntü.

Spectrum locus : Tekrenkli ışınımlar yeri. Renksel bir diyagramda tek renkli ışınımları gösteren noktaların geometrik yeri. Tayfsal geometrik yer. Tayfsal yer.

Spectrum of electromagnetic radiations : 10-17 m dalga uzunluğundaki (1022 khz yinelenimdeki) evren ışınlardan 105 m dalga uzunluğundaki (1 khz yinelenimdeki) radyo yinelenimlerine dek uzanan elektromıknatıs ışınımları kesiksiz olarak kapsayan izge. (en yüksek yinelenimlerden alçak yinelenimlere doğru bu izgede sırasıyla evren ışınları, gamma ışınları, röntgen ışınları, daha sonra morötesi ışınımları, görünür ışık, kızılaltı ışınımları yer alır. bunu 10-3 m'den (109 khz) aşağıya doğru radyo yinelenimleri izler). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromıknatıs izge.

 

Intermediate spectrum reactor : Ara tayflı reaktör. İçindeki fisyonun özellikle ara nötronlar tarafından oluşturulduğu reaktör.

Spectrum rolloff : Spektrum kullanımı. Spektral etekler.

Atomic spectrum : Öğeciksel izge. Erke soğurumu ile uyarılmış bir öğeciğin, olağan haline dönerken verdiği belirli sıklıktaki çizgilerden oluşan izge. Atom. Atom spektrumu. Atom görüngesi.

Antimicrobic spectrum : Antimikrobik spektrum. Belirli bir kemoterapötiğe duyarlı olan mikroorganizma türlerinin tümüne verilen ad.

Arc spectrum : Ark spektrumu. Yay izgesi. Bir elektriksel yay etkisinde, üşerleşmemiş öğeciklerin verdiği izge.

İngilizce Spectrum Türkçe anlamı, Spectrum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spectrum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Visible spectrum : Görünür izge. Görünür spektrum. Görünür ışık görüngesi. Görünür tayf. Beyaz ışık izgesinin mor ile kırmızı arasındaki görünür renkler kuşağı.

Apparition : [#hayal Hayalet]. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Olay. Cilve. Görünme. Çıkıverme.

Emission spectrum : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yayınım spektrumu. Emisyon spektrumu. Yayım tayfı. Bir ışık kaynağından doğrudan çıkan ışığın izgesi. Soğurulan değil de salınan ışıkların izgesi. Işıma görüngesi. Salım izgesi.

Image : Kopya. Şekil. Yansıtmak. Irakgörürlerin göz merceğine ya da fotoğraf plağı üzerine düşen yıldız resmi. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Benzer. Heykel. Benzetme. Şekillendirmek. Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü.

Phantom : Şekil. Hayal. Aldanış. Hayalet. Organ modeli (medikal tıp terimi). Fantom. Hayali görüntü. Siluet.

Representation : Oyun. Bir şeyin biçimini zihinde canlandırma işi ya da tasarlanan biçim. önceki bir algının yeniden canlandırılması. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Betimleme. İbraz. Tasvir. Gösterme. Gösterim. Temsil.

Band spectrum : Moleküllerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerin bir cam ya da flim üzerindeki görüngelerinin renkli kolanlar biçimindeki görüntüsü. Kuşak. Özdeciklerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerden oluşan izge. Kolan görünge. Bant spektrumu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kuşak görünge. Şerit izge. Geniş kuşaklardan oluşan ve özdeciklerden kaynaklanan keskin kıyılı salım ya da soğurum izgesi.

Apparitions : Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Olay. Görünme. Cilve. Çıkıverme. Hayalet.

Course : Pist. Dökülmek. Koşu yeri. Akış. Süreç. Seyir. İzlenen yol. Köpekle kovalamak. Köpekle kovalamak (av). Akmak.

Perspective : Açı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünüm. Geniş bakış açısı. Bakımlık. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Perspektif. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Perspektif (resimde). Derinlemesine inceleme yeteneği.

Spectrum synonyms : array, action spectrum, acoustic spectrum, ultraviolet spectrum, sound spectrum, spectrums, fantasm, orbit, range, display, audio spectrum, electromagnetic spectrum, phantoms, infrared spectrum, specters, reach, outlooks, footages, mass spectrum, ghosted, ambit, eidolons, phantasms, imagery, absorption spectrum, outlook, phantasm, radio spectrum, line spectrum, spectre, scope, microwave spectrum, spectres.

Spectrum ingilizce tanımı, definition of Spectrum

Spectrum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A specter. An apparition.