Tayf nedir, Tayf ne demek

Tayf; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Tayf" ile ilgili cümle

  • "Orada ezelî efsanelerini yaşayan binlerce tayf vardı." - Ö. Seyfettin
  • "Güneşin tayfı, biçmenin köşesinden tabanına doğru sıra ile şu renkleri gösterir: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert, mor."

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Işığın dalgaboylarına (renklerine) göre meydana getirdiği sıra.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Bir ışınımın bağıl büyüklük değerinin, parçacık enerjisine göre dağılımını gösteren eğri.

Bilimsel terim anlamı:

Bir ışınımın, tek renkli ışınımlarına ayrılmasıyle beliren görüntü.

Karmaşık bir ışınımın bileşimi. Not:

anlama örnekler: Kesiksiz tayf, çizgi tayfı.

İngilizce'de Tayf ne demek? Tayf ingilizcesi nedir?:

spectrum (of a radiation), spectrum

Fransızca'da Tayf ne demek?:

spectre

Osmanlıca Tayf ne demek? Tayf Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tayf

Tayf hakkında bilgiler

Tayf renklerin, seslerin, elektromanyetik dalgaların ya da diğer fiziksel gerçeklerin, belli bir değer kümesi ile sınırlanmadan birbiri ardına süreklilik içinde sonsuz değişmesi durumudur.

 

Dalga tayfı çeşitli dalgaboylarindaki sinyallerin ve bunların kuvvetlerinin tanımlanmasıdır. Tayf genel olarak dikey düzlemde genlik ve yatay düzlemde frekans bulunacak şekilde bir grafik olarak verilir.

Ses dalgalari için, ses tayfı terimi kullanilir. Ses tayfı seste olusan yüksek ve alçak tonları gösterir.

Görünür ışık için ( dalgaboyu 380 nm ile 800 nm arasi) tayf ışıkta beliren renkleri verir.

Tayf ile ilgili Cümleler

  • Ağaç tayfunda devrildi.
  • Tayfa yaralanmadı.
  • Tayfun bizim Tokyo'ya geri dönmemizi engelledi.
  • Ali hariç bütün tayfa terk etti.
  • Tayfun birçok alanda hasara neden oldu.
  • Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.
  • Tayfun birçok cana mâl oldu.
  • Tayfun batı yönünde hareket etti.
  • Bir tayfun geliyor, bu yüzden dikkatli ol.
  • Megi Tayfunu, Filipinler'e ulaştı.
  • Bir tayfun Okinawa'ya gitme yolculuğumuzu engelledi.
  • Tayfun birçok evi yıktı.
  • Tayfun bahçemdeki bir ağacı devirdi.
  • Teksirci-kopyacı tayfasının kellesi vurula.

Tayf anlamı, tanımı:

Işık : Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı.

Renk : Çeşitlilik. Nitelik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Tayfölçer : Işın tayflarını incelemeye yarayan alet, spektroskop.

Tayf ölçümü : Işın tayflarının incelenmesi, spektroskopi.

 

Tayfa : Gemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi. Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. Zeytin toplayan işçi. Bu sefer işçilerinin topluluğu.

Tayfun : Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, Dünya'nın dönüş yönüne zıt olarak doğudan batıya doğru oluşan, güçlü kasırga.

Görüntü : Manzara. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Hayalet : Belli belirsiz görülen şey, gölge. Çok zayıf kimse. Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Demet : Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon. Bitki veya çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu.

Biçme : Yontulmuş yapı taşı. Prizma. Biçmek işi.

Basit : Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan. Kolay. Süssüz, gösterişsiz.

Elektromanyetik : Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.

Ruh : Esans. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü. Duygu. En önemli nokta, öz. Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu.

Tayf çizgisi : Bir tayf aygıtında (bir dağıtıcı aygıtta) tek renkli bir ışınımla elde edilen görüntü.

Tayf değiştiren yıldız : Tayfında zamana bağlı olarak değişmeler görülen yıldız.

Tayf ışıkölçümü : Yıldızların tayflarında ışık yeğinliği dağılımını, soğurma ve salma çizgilerini ölçen ve değerlendiren bilim dalı.

Tayf kaymalı reaktör : İçindeki enerji tayfının, yavaşlatıcının özelliklerini ve miktarını değiştirmek suretiyle ayarlandığı reaktör.

Tayf lambası : Işınımı, kesinlikle belirlenmiş bir çizgi tayfı veren ve süzgeçlerle tek renkli bir ışınım elde etmeye yarayan boşalmalı lamba.

Tayf örneği : Tayf sınıflamasında her sınıfın özelliğini ortaya koyan örnek. Güneş Go sınıfından, Akyıldız Ao tipinden yıldızlardır.

Tayf sınıflaması : Yıldızları, tayflarında görülen görünüş ve özelliklerine göre sınıflara ayırma.

Tayf sırası : Tayf sınıflamasına ilişkin sıra.

Tayfalanmak : 1.Acıkmak. 2.Açlıktan güçsüz kalmak.

Tayfalmak : Acıkmak. Açlıktan güçsüz kalmak. 1.bk. tayfalanmak- 2.bk.tayfalanmak- 3.Susamak.

Diğer dillerde Tayf anlamı nedir?

İngilizce'de Tayf ne demek? : n. spectrum, phantasm, phantom

Fransızca'da Tayf : spectre [le]

Almanca'da Tayf : n. Spektrum

Rusça'da Tayf : n. спектр (M), призрак (M)