Phantoms türkçesi Phantoms nedir

Phantoms ingilizcede ne demek, Phantoms nerede nasıl kullanılır?

Phantom pregnancy : Gebe olmayan köpeklerde kızgınlıktan sonra prolaktin hormonuna bağlı olarak gelişen, normal diöstrüs dönemi veya iştah ve kilo artışı, karnın büyümesi, huzursuzluk, sinirlilik, karanlık yerlere saklanma, analık davranışları, yuva hazırlama, memelerin gelişmesi ve süt salgısının başlaması gibi belirtiler gösteren klinik bozukluk, psödopregnansi. kısraklarda gebeliğin 15-14 günleri arasındaki embriyonik ölümler sonucu ortaya çıkan durum. iki tipi vardır. tip ı’de 15-3 günlerdeki yavru kayıpları sonucu ortaya çıkan durumdur. kalıcı korpus luteum vardır, kızgınlık görülmez, gebelik faaliyetleri devam eder ve rezorpsiyonla sonuçlanır. tip ıı’de yavru ölümü 37-14 günler arasında görülür. bu tipte pmsg salınımı normal devam eder ve kısrak mevsimi boş geçirir. Yalancı gebelik.

Double phantom circuit : Çift fantom devre.

The phantom menace : George lucas tarafından yönetilen 1999 yapımı bilim kurgu filmi. Yıldız savaşları serisinin dördüncü filmi. Hayalet tehdidi.

The phantom of the opera : Andrew lloyd webber tarafından yazılan popüler ingiliz müzikali. Operadaki hayalet. Opera hayaleti.

 

Phantom : Hayali görüntü. Siluet. Şekil. Hayalet. Hayal. Organ modeli (medikal tıp terimi). Görüntü. Görünüş. Tayf. Aldanış.

Phantasms : Siluet. Hayali görüntü. Hulya. Hayalet. Kuruntu. Fantezi. Fantazm. Hayelet. Hayal. Tayf.

Phantasmal : Hayali. Halisünasyon ile ilgili. Gerçek dışı (görüntü). İllüzyon ile ilgili.

Phantasmagoric : Görüntü oyunu ile ilgili. Hayali görünüşlere ait.

Phantasm : Tayf. Kuruntu. Hayalet. Fantazi. Hayali görüntü. Fantezi. Hayelet. Heyula. Siluet. Fantazm.

Phantasies : Hayal. Acayip fikir. Garabet. Kapris. İmgelem. Fantezi. Kuruntu. Hayal gücü. Kurgu. Düşlem gücü.

İngilizce Phantoms Türkçe anlamı, Phantoms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phantoms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footage : Uzunluk. Ölçüm. Kamera görüntüsü. Çekim karesi. Ayak olarak kullanılan uzunluk. Çekim görüntüsü. Kademlik. Foot ölçüsü. Metraj.

Cutout : Eklemli resim. Bir elektrik devresini kapamak için kullanılan şalter. Devreden çıkarma. Şalter. Canlandırmada kullanılan, genellikle karagöz biçimleri gibi kol, bacak, baş eklemleri bulunan, bundan dolayı aynı resmi yeniden çizmeğe gerek kalmaksızın, bu eklemlerden vücut ergenlerini yavaş yavaş devindirerek canlandırmayı sağlayan ufak boy resim. Disjonktür. Kesme devresi. Devreden çıkma. Enterüptör.

Spectre : Ürkütücü şey. Vesvese. Kuruntu. Heyula. Hortlak.

Aspect : Veçhe. Cephesi. Görünüm. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Bir yanı. Maruziyet. Coğrafya, gramer alanlarında kullanılır. Bir fiildeki oluş ve kılışın zaman bakımından konuşan tarafından öznel biçimde değerlendirilmesi; fiilde, dil psikolojisine ve konuşanın kendi değerlendirmesine bağlı zaman kayması durumu: seninle bu konu üzerinde uzun uzun tartışacağım da bir sonuç mu alacağım? cümlesindeki tartışacağım ve alacağım fiilleri şekil olarak gelecek zaman gösterdikleri halde, kişisel öznel bir değerlendirmenin ifadesi olan görünüş bakımından «seninle bu konuda uzun tartışmayacağım ve sonuç da alamıyacağım» şeklinde olumsuz bir anlamı yansıtmaktadır. aşağıdaki örneklerde de kullanılan fiiller ayraç içine alınan birer zaman kaymasına uğramış bulunmaktadırlar: andre gide böyle bir zamanda peyzajlarımızı fakir ve neşesiz, sanatımızı derme çatma, insanımızı çirkin buldu (çirkin bulmuş anlamında). takma bir “insanüstü” gözüyle etraftaki ızdıraba tiksine tiksine bakarak geçti (geçmiş anlamında) (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 157-158). fatih’in istanbul’da bina ettiği ilk sarayın, kitaplarda okuduğumuz satırlardan başka, bir hatırası kalmamış (kalmadı anlamında) ve enkazı kaldı ise toprak altında kalmıştır (kaldı anlamında) (y. k. beyatlı, aziz istanbul, s. 49). “dün geceki renkli rüyamda geniş bir bahçede dolaşıyordum. arkamda billur gibi bir pınar var. yanımdakilerden biri bana gümüş bir tasla su getiriyor.” parçasındaki dolaşıyorum, getiriyor fiilleri şekilce şimdiki zaman kipi oldukları halde, anlam bakımından geçmiş zamanı, var fiili de yine vardı anlamını vermektedir. hasta doktora gitmiş (gitse), doktor hastaya getirilmiş (getirilse) ne fark ederdi? (osman çeviksoy, tutuklu yürek, s. 27). ekmeklerine o sarı tereyağından sürüp yiyorlar (yediler). henüz gün ağarmamıştır (ağarmamıştı) (sevinç çokum, derin yara, s. 110). vb. Yönü.

 

Face : Saygınlık. Yüz yüze gelmek. Dönmek. Astarlamak. Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü. Karşı koymak. Yüzey. Tavır. Karşılamak. Karşı çıkmak.

Epiphanies : Epifani. Tezahür anı. 6 ocak´ta kutlanan bir yortu. Tezahür.

Forme : Biçim. Forma. Forma (yazı).

Imageries : Tanımlamalar. Heykeller. Betim. Benzetmeler. Tasvir. İmgeler. Görüntüler. Tasvirler. İmgeleme.

Eikon : Heykel. Suret. Resim. Tasvir. Büst. Aykon. İkon.

Castles in the air : Hayali plan.

Phantoms synonyms : disembodied spirit, phantasma, effigies, specter, contoured, faceting, phantasm, flying dutchman, castle in the air, outlook, spectres, appearances, aspects, contours, spectra, eidola, silhouetted, eidolon, images, figure, day dream, conformations, appearance, colorings, conformation, bogle, spectrum, ghost, silhouette, facet, specters, contour, displaying.

Phantoms zıt anlamlı kelimeler, Phantoms kelime anlamı

Real : Cidden. Gerçekten. Gerçek. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Samimi. Sahici. Maddi. Real (finlandiya terimi). Sahiden. Hakiki.