Hayalet nedir, Hayalet ne demek

Hayalet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler
  • Belli belirsiz görülen şey, gölge.
  • Çok zayıf kimse.

"Hayalet" ile ilgili cümle

  • "Gözümün önünden durmaksızın geçen bir hayalet var." - Y. Z. Ortaç

Hayalet tanımı, anlamı:

Hayal : Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. İmge. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Görüntü.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğruluk. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik. Yalan olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

Peri : Çok güzel, alımlı, becerikli kadın. Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık.

Hortlak : Hortlamış. Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık.

Görüntü : Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Manzara. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.

 

Belirsiz : Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem. Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz.

Gölge : Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Güneş ışınlarından korunacak yer. Röfle. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Koruma, kayırma himaye. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Önemli, güvenilir olmayan. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Başarısızlığı gösteren not. Çok az. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan.

Belli : Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Beli olan. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hayalet hücre : Mikroskobik incelemelerde sadece sınırları fark edilebilen nekroza uğramış hücre, gölge hücresi.

Hayalet ile ilgili Cümleler

  • Hayalet görmüş gibi gözüküyorsun.
  • Ali hayaletlerden korkmadığını söylüyor.
  • Bugünlerde kimse hayaletlere inanmıyor.
  • Paranız tek merkezdeki bir bilgisayarda yaşayan bir hayalet gibi.
  • Hayalet hikayesi korkunçtu.
  • Hayalet görmüş gibisin.
  • Hayalet aniden kayboldu.
  • Hayalet gibi sararmışsın.
  • Bir kısım gezgin New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.
  • O bir hayalet görmüş gibi görünüyor.
  • Bir kısım Turist New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.
  • Hayalet görünce öyle korktum ki tüylerim diken diken oldu.
  • Hayalet diye bir şey yoktur.
  • Bir tek sen hayaletleri görüyorsun.

Diğer dillerde Hayalet anlamı nedir?

İngilizce'de Hayalet ne demek? : adj. phantom

n. ghost, phantom, apparition, shadow, phantasm, shade, specter, spectre [Brit.], spirit, spook, sprite, wraith, shades

Fransızca'da Hayalet : fantôme [le], apparition [la], simulacre [le], spectre [le]

Almanca'da Hayalet : n. Geist, Nachtmahr, Phantom, Poltergeist, Schimäre, Spuk, Spukgeist

Rusça'da Hayalet : n. привидение (N), призрак (M), фантом (M), вид`ение (N)