Prospect türkçesi Prospect nedir

Prospect ile ilgili cümleler

English: I'm more optimistic about our prospects now.
Turkish: Şimdi başarı şanslarımız hakkında daha iyimser değilim.

English: What wonderful prospect is waiting for you on the other side of the door? None!
Turkish: Bu kapının ardında seni hangi parlak umutlar bekliyor? Hiç!

English: Is there any prospect of his recovering?
Turkish: Onun iyileşme ihtimali var mı?

English: I am excited at the prospect of seeing her.
Turkish: Onu görme olasılığından heyecanlıyım.

English: There is little prospect of my success.
Turkish: Benim çok az başarı umudum vardır.

Prospect ingilizcede ne demek, Prospect nerede nasıl kullanılır?

Prospect hole : Arama deliği. Araştırma deliği.

Prospect pit : Araştırma kuyusu.

Prospect shaft : Araştırma kuyusu.

Have something in prospect : Beklemek. Ummak. Beklentisi olmak.

Shaft prospect : Araştırma kuyusu.

Prospection drilling : Araştırma sondajı. Arama delmesi. Araştırma delmesi.

Prospection : Maden araştırma.

Prospective customers : Almaya niyetli müşteriler.

 

Titillating prospect : İç gıdıklayan öneri. Çok cazip fırsat. Baştan çıkarıcı teklif.

Prospective : İleriye dönük. Umulan. Muhtemel. İleriye yönelik. Niyetli. Beklenen. Gelecekteki. Prospektif. Olası. Müstakbel.

İngilizce Prospect Türkçe anlamı, Prospect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prospect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audit : Hesap denetimi. Denetleme yapmak. Sistemli inceleme. Dinlemek. Denetlemek (hesapları). Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Hesapları denetlemek. Hesapların kontrolü. Denetleme. Denetim.

Delve : Derinlemesine araştırmak. Altüst ederek aramak. Arayıp taramak. Kazmak. Bellemek.

Jam tomorrow : Asla gerçekleşmeyecek vaat veya söz. Söz verilen şey. Vadedilen ancak gerçekleşmeyecek olan söz. Vaat. Vadedilen şey.

Potentiality : Mümkün olan hal. Gücüllük. Gizilgüç. Olanak. İmkan. Potansiyalite.

Delved : Kazmak. Bellemek. Altüst ederek aramak. Derinlemesine araştırmak. Arayıp taramak.

Prediction : Bilgisayar, ekonomi, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öndeyi. Gelecek bir zamanın herhangi bir noktasındaki istatistiksel tesadüfi değişkenlerin büyüklüğünü tahmin etme işlemi. Kehanet. Kestirim. Bir olay, bir deney ya da hesaplama sonucunu önceden kabaca bilme. Kestiri. Tahmin. Önceden haber verme.

Analyzes : Analiz etmek. Analizler. Tahlil etmek. Çözümlemek.

Face : Astarlamak. Katlanmak. Tavır. İtibar. Dış görünüş. Yüz ifadesi. Karşı karşıya gelmek. Karşı olmak. Kaplama yapmak. Bakmak.

Mien : Eda. Surat. Yüz. Hava. Tavır. Çehre.

Gazed : Dik bakış. Gözünü dikme. Gözünü dikmek. Gözünü dikerek bakmak. Nazar. Sürekli bakış. Dik dik bakmak.

 

Prospect synonyms : eye, conning, cast around, sceneries, dekko, delves, outlook, cons, analysed, colouring, expectancy, eventuality, analyze, esperance, scenery, likelihoods, feasibleness, prospected, aspects, panorama, analyse, foretaste, colourings, landscape, complexion, prospects, analyzed, anticipations, eventualities, expectations, ganders, perspective, delve into.

Prospect zıt anlamlı kelimeler, Prospect kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.

Prospect ingilizce tanımı, definition of Prospect

Prospect kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The region which the eye overlooks at one time. To seek. To explore or examine for something. View. As, to prospect for gold. To explore, as for mines or the like. That which is embraced by eye in vision. To make a search. To look over. Outlook. As, to prospect a district for gold. Scene.