Suasive türkçesi Suasive nedir

Suasive ile ilgili cümleler

English: Ali can be quite persuasive.
Turkish: Ali oldukça ikna edici olabilir.

English: Ali is persuasive, isn't he?
Turkish: Ali ikna edici, değil mi?

English: Ali can be very persuasive.
Turkish: Ali çok ikna edici olabilir.

English: Ali is persuasive.
Turkish: Ali ikna edici.

English: Ali is extremely persuasive.
Turkish: Ali aşırı derecede ikna edicidir.

Suasive ingilizcede ne demek, Suasive nerede nasıl kullanılır?

Assuasive : Hafifletici. Sakinleştirici. Dindirici. Yatıştırıcı.

Dissuasive : Caydıran. Vazgeçirici. Caydırıcı.

Dissuasively : Caydırıcı olarak. Caydırarak. Caydırıcı bir şekilde. Cesaret kırarak. Vazgeçirerek. Engelleyerek.

Dissuasiveness : Engelleyici olma durumu. Vazgeçiricilik. Cesaret kırıcılık. Caydırıcılık.

Persuasive : Kandırıcı. Güçlü. İkna edici. İnandırıcı.

Persuasiveness : İkna yeteneği. İkna edici olma. İnandırıcılık. İkna edebilme gücü. İkna edicilik.

Suasions : Razı etme. İkna. İkna etme. Tatlılıkla kandırma. Gönlünü alma.

Suasion : Gönlünü alma. Tatlılıkla kandırma. Razı etme. Tatlı dille kandırma. İkna etme. İkna. Gönlünü yapma.

Suasible : İkna edilebilir.

 

Unpersuasively : İkna olmamış bir tarzda. İkna edemeden.

İngilizce Suasive Türkçe anlamı, Suasive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suasive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get the better of : Alt etmek. Üstün çıkmak. Üstün gelmek. Hakkından gelmek. Galip gelmek. Üstesinden gelmek. -den kazançlı çıkmak. Yenmek. Sırtını yere getirmek. Üstün olmak.

Colorable : Zahiri. Aldatıcı. Yanıltıcı. Akla uygun. Uydurma. Yalandan. Hileli. Sahte.

Likelier : Muhtemel. Uygun. Mantıklı. Olası. Daha uygun veya muhtemel. Mümkün.

Cajolingly : Baştan çıkartarak. Dalkavukluk yaparak. Cezbedici bir şekilde. Ayartarak. Pohpohlayarak.

Enticing : Çekici. Kandırıcı. Ayartan. Davetkar. Fettan. Ayartma. Cazibeli. Cazip. İşveli.

Cajolers : Baştan çıkaran. Ayartan kimse. Dalkavuk.

Conclusive : Tahdidi. Kesin. Kati. Nihai. Kesinleşmiş. Anlaşılmış. Son. Şüpheleri ortadan kaldıran.

Evidential : Kanıtlara dayanan. Apaçık. Kanıta dayanan. Aşikar. Delile ait. Delillere dayanan. İspata ait. Kanıt oluşturan. Delile dayanan.

Make it : Vaktinde varmak. Başarmak. (hastalıktan sonra) düzelmek. Üstesinden gelmek. (hastalıktan sonra) iyileşmek. Başarıya ulaşmak. Elde etmek. (hastalıktan sonra) kendini toparlamak.

Forcible : Zorla. Zora dayanan. Canlı. Güç kullanarak yapılan. Güçlü. Zorla yapılan. Cebri. Etkili. Zorlu.

Suasive synonyms : pull round, cogent, fawner, butteries, fulsome, ass kisser, bootlicker, subsist, convalesce, crawlers, defeat, last, conciliative, credible, colourable, fawners, hold out, live, obsequiously, freewheel, evidentiary, potent, sycophantically, live on, persuader, deadhead, sycophanticly, forceful, compelling, overcome, recover, demonstrative, persuasive.

 

Suasive zıt anlamlı kelimeler, Suasive kelime anlamı

Succumb : Karşı koyamamak. Yenik düşmek (hastalığa). Dayanamamak. Pes etmek. Direnememek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Yenilmek. Çökmek. Boyun eğmek. Yenik düşmek.

Deteriorate : Fenalaşmak. Kötüye gitmek. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Gerilemek. Bozulmak. Kötüleşmek. Kötüleştirmek. Bozmak. Alçalmak.

Strengthen : Sağlamlaştırmak. Takviye etmek. Güçlenmek. Güç kazanmak. Berkitmek. Kuvvetlendirmek. Pekitmek. Yükseltmek. Desteklemek. Kuvvet vermek.

Suasive ingilizce tanımı, definition of Suasive

Suasive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Persuasive. Having power to persuade. Suasory.