Get the better of türkçesi Get the better of nedir

  • Üstesinden gelmek.
  • -den kazançlı çıkmak.
  • Yenmek.
  • Üstün olmak.
  • Hakkından gelmek.
  • Sırtını yere getirmek.
  • Üstün gelmek.
  • Alt etmek.
  • Üstün çıkmak.
  • Galip gelmek.

Get the better of ile ilgili cümleler

English: Ali didn't think that Mary would get the better of him.
Turkish: Ali Mary'nin onu altedeceğini düşünmüyordu.

Get the better of ingilizcede ne demek, Get the better of nerede nasıl kullanılır?

Get : Gidip almak. Açığını bulmak. Sızmak. Başına gelmek. Bulmak. Gidip getirmek. Yaptırmak. Yakalamak. Edinmek. İdrak etmek.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Better : Geliştirmek. Düzeltmek. İyisimi. Islah olmak. Daha yakşı. İyileştirmek. Geçmek. Gelişmek. Daha iyi bir hale getirmek. Yakşırak.

Of : Den. Li. -den övünerek bahsetmek. -dan. Nin. -in. Yüzünden. -li. İle ilgili. -den.

Get the better : Daha iyisini almak.

Get the ax : Kovulmak. İşten kovulmak.

Get the ball rolling : İşleri başlatmak. (argo terim) faaliyete geçirmek. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak. Bir şeyleri başlatmak. Başlatmak. Başlamak. İşleri kaldığı yerden devam ettirmek.

 

To get the better of : Avantaj elde etmek. - karşı avantaj kazanmak.

Get the axe : Kovulmak. İşten kovulmak. İşten atılmak.

İngilizce Get the better of Türkçe anlamı, Get the better of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get the better of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat somebody hollow : Bozguna uğratmak. Mahvetmek. Tam olarak yenmek.

Outguessed : Birinin plan veya hareketlerini önceden tahmin etmek. Avantaj elde etmek için birinin ne yapacağını tahmin etmek. Zekası ile üstün olmak. Atlatmak.

Overcome : Başa çıkmak. Altından kalkmak. Zayıf düşürmek. Başarı elde etmek. Haklamak. Başarmak. Atlatmak.

Bear down : Güç kullanmak. Ezmek. Çaba harcamak. Kırmak (direnç). Gayret etmek. Bastırmak.

Bests : En iyi. Birinci sınıf. Geçmek. Baskın çıkmak. En iyi şekilde. En iyisi. En.

Outbalancing : Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Ağır çekmek.

Outguess : Avantaj elde etmek için birinin ne yapacağını tahmin etmek. Zekası ile üstün olmak. Atlatmak. Birinin plan veya hareketlerini önceden tahmin etmek.

Have the drop on : Geride bırakmak.

Outwits : Mat etmek. Atlatmak. Kurnazlıkla yenmek. Kurnazlıkla alt etmek. Keklemek. Zekası ile alt etmek. Çarpmak. Zekası ile altetmek.

Annihilates : Feshetmek. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Mahvetmek. İmha etmek. Bozmak. Yok etmek. Yoketmek. Elemek.

Get the better of synonyms : achieve, beats, circumvent, besting, break the back of, circumventing, gain an advantage, arrive, annihilated, outbalanced, beat all hollow, apply to, beat back, beat, surpass, accomplishes, come out on top, outsmart, surpassed, have the best of it, deal with, have the advantage over someone, break the neck of, excelled, gain a victory, conquer, let somebody have it, overcomes, bludgeoned, outwitting, get ahead of, blow away, get even.