Bests türkçesi Bests nedir

Bests ile ilgili cümleler

English: I hope my book becomes a bestseller.
Turkish: Umarım kitabım bestseller olur.

English: Is it possible to acquire the bestseller in the bookstore in Akita?
Turkish: Akita'daki bir kitapçıdan bu çok satılan kitabı edinebilir miyiz?

English: Her book quickly became a bestseller.
Turkish: Onun kitabı hızla çoksatar oldu.

Bests ingilizcede ne demek, Bests nerede nasıl kullanılır?

Bests carmine stain : Bestkırmızı boyası. Mikroskobik doku kesitlerinde, glikojenin ortaya konmasında kullanılan bir boya.

Bestseller : En çok satan kitaplar. En çok satılan kitap. En çok satanlar. Çok satılan kitap. En çok satan kitap. Liste başı kitap.

Bestsellers : Liste başı kitap. En çok satan kitap.

Bestselling : Çok satan.

Best available : Kullanılabilen en iyisi.

Best efforts underwriting : En iyi çaba yükümlülüğü. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedinin tümünü eniyi çabayı göstererek satmayı üstlenmesi, satamadıklarını ise çıkarana iade etme anlaşması. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba ilkesi. Eniyi çaba yüklenimi.

Best clothe : En iyi elbise.

 

Best before date : Son kullanma tarihi (skt).

Best buy : En uygun satın alma. En uygun alışveriş. Karlı pazarlık. En uygun fiyat. Teklif edilen parayla alınması mümkün olan en kaliteli mal. Karlı alışveriş. En uygun satın alım.

Best bib and tucker : En iyi elbise. Bayramlıklar. Bayramlık giysi. En iyi giysiler. Kişilik giysi.

İngilizce Bests Türkçe anlamı, Bests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overcame : Mağlup etmek. Üstesinden gelmek. Halletmek. Haklamak. Zayıf düşürmek. Aşmak. Başa çıkmak. Başarı elde etmek. Altından kalkmak.

Foremost : Baş. Başta gelen. Önde gelen. En başta ele alınması gereken. En başta gelen. En öndeki. Herşeyden çok. En önemli olan. En önemli. Gelişmiş.

Outsmart : Daha akıllıca davranmak. Zekası ile altetmek. Altetmek. Kurnazlıkla yenmek. Zekası ile alt etmek. Zekice yenmek. Kurnazlıkla üstesinden gelmek.

Ace : Anjiyotensin çevirici enzim. Yıldız. Zerre. Birli. İskambilde as. Mükemmel bir sonuç almak. Yek. Beş düşman uçağı düşüren pilot. As.

Break the back of : Üstesinden gelmek. En güç bölümünü tamamlamak. En zor engeli aşmak. En zor kısmını başarmak.

Honeys : Bal. Canım. Tatlılık. Bitki özü. Klas. Balla tatlandırmak. Tatlı şey. Sevgili.

First chop : Kaliteli.

Of the first water : En halis cinsten. Çok iyi.

The most : En fazla miktarda. Ekseriyet. En fazla miktar. Pek çok. En çok. En büyük derece veya ebatta. En fazlası. Pek. Rakamsal olarak en yüksek.

Euchres : İki. Kurnazca yenmek. Bir kağıt oyunu.

Bests synonyms : sunday go to meeting, top grade, unexceeded, prizewinning, go to meeting, second best, let somebody have it, become worn, beat back, a1, cream of the crop, diameter, overcome, high grade, width, optimal, championed, beat somebody hollow, deal with, flagship, banner class, most, circumventing, better, world class, mosts, be valid, uncomparable, euchred, bettering, carry away the bell, beats, extinguish.

 

Bests zıt anlamlı kelimeler, Bests kelime anlamı

Comparable : Kıyas götürür. Benzer. Kıyaslanabilir. Kıyas edilebilir. Karşılaştırılabilir. Mukayese edilebilir.

Bottom : Dip. Temeline inmek. Dip koymak. Alttaki. Dibe ulaşmak. Dipteki. Değmek. Ulaşmak. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dibe dokunmak.

Bad : Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kokmuş. Kem. Berbat. Şanssızlık. Rahatsız. Aynasız. Zarar. Küfürlü.

Bests antonyms : worst, side, inferior.