Likelier türkçesi Likelier nedir

Likelier ingilizcede ne demek, Likelier nerede nasıl kullanılır?

Unlikelier : Olmaz. Olası olmayan. Pek mümkün olmayan. İhtimali olmayan. Muhtemel olmayan.

Likeliest : Uygun. İnandırıcı. Mantıklı. En uygun. Olası. Mümkün. Muhtemel.

Unlikeliest : İhtimali olmayan. Olmaz. Olası olmayan. Muhtemel olmayan. Pek mümkün olmayan.

Likelihood : Olasılık. Benzerlik. Olası olma. Olabilirlik. En çok olabilirlik. İhtimal.

Likelihood based cointegration test : Olabilirlik temelli eştümleşme sınaması.

Likelihood estimator : Olabilirlik tahmincisi.

Likelihood ratio statistic : Olabilirlik oranı istatistiği. Lr istatistiği. Lr sınaması.

Likelihood principle : Olabilirlik ilkesi.

Likelihood equation : Olabilirlik denklemi.

Likelihood inequality : Olabilirlik eşitsizliği.

İngilizce Likelier Türkçe anlamı, Likelier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Likelier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colourable : Renklendirilebilir veya boyanabilir (ayrıca colorable). Sahte. Boyanabilir. Aldatıcı. Zahiri. Yalandan. Yanıltıcı. Uydurma. Hileli.

Allowable : Mübah. Yapılmasında sakınca olmayan. Kabul edilebilir. Müsade edilebilir. Yapılması uygun görülen. Bırakılabilir. İndirim yapılabilir. Emniyetli. Hoşgörülebilir.

 

Answerable : Yükümlü. Sorumlu. Mesul. Cevap verilebilir. Yerinde. Cevaplanabilir.

Contingent : Olasılıklı. Olumsal. Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı. Beklenmedik olay. -e bağlı. Rastlantı. Saptanı. Umulmadık. Türküm. Grup.

Admissible : Kabul olunabilir. Dinlenebilir (hukuk terimi). Kabul edilir. Geçerli (hukuk terimi). Makul. Dinlenebilir. Kabul edilebilir. Onanır. Akla uygun.

In all likelihood : En iyi ihtimalle. Büyük ihtimalle. Neredeyse kesin. Çok mümkündür. Büyük bir olasılıkla. Büyük bir ihtimalle. Büyük olasılıkla.

Slanderer : Karacı. Kötüleyen kimse. İftiracı. Müfteri. Gıybetçi. Sözle hakaret eden. On parmağında on kara.

Expectative : Umulan. Ümit veya beklentiye ilişkin. İleriye dönük.

Legitimate : Akla yatkın. Meşru. Haklı çıkarmak. Meşrulaştırmak. Meşru kılmak. Akla uygun. Babası olduğunu onaylamak. Mazur göstermek. Soydan gelen.

Persuasive : Güçlü. Kandırıcı. İkna edici.

Likelier synonyms : common sensical, backbiter, liable, detractor, conceivably, agreeable to, credible, traducer, advisable, depreciator, in the air, incidental, knocker, judgmatic, accordant, possibly, adequate, calculational, applicative, possible, clear headed, clearheaded, conclusive, conservative, on the cards, earthlier, in the cards, accommodating, likeliest, earthly, colorable, judicious, vilifier.