Make it türkçesi Make it nedir

  • (hastalıktan sonra) kendini toparlamak.
  • Vaktinde varmak.
  • Elde etmek.
  • Başarmak.
  • Başarıya ulaşmak.
  • Üstesinden gelmek.
  • (hastalıktan sonra) düzelmek.
  • (hastalıktan sonra) iyileşmek.

Make it ile ilgili cümleler

English: Ali can't make it tonight.
Turkish: Ali onu bu gece yapamaz.

English: Ali can make it without Mary's support.
Turkish: Ali Mary'nin desteği olmadan onu yapabilir.

English: Ali couldn't make it to school because of the typhoon.
Turkish: Ali tayfundan dolayı okula varamadı.

English: Ali didn't make it clear.
Turkish: Ali onu açıklığa kavuşturmadı.

English: Ali decided to make it up to Mary.
Turkish: Ali Mary ile barışmaya karar verdi.

Make it ingilizcede ne demek, Make it nerede nasıl kullanılır?

Make : Erişmek. Düdüklemek. Kazanç. Yapmak. Yapı. Çeşit. Olmak. Kapatmak (devreyi). Zorlamak. Yapılış şekli.

It : Ebe (oyunda). Ona. Cazibe. İlişki. İtalyan. Şahsiyet. Onu. Cinsel ilişki. Bilişim. Ebe (oyunlarda).

Make it a rule : Prensip edinmek.

Make it convenient : Kolaylık sağlamak. Kolayını bulmak.

Make it do : İdare etmek.

Make it hot for one : Birini rahatsız etmek.

Make it lively : Ortamı canlandırmak.

İngilizce Make it Türkçe anlamı, Make it eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make it ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attained : Ulaşılmış. Kazanılmış. Erişmek. Erişilmiş. Varmak. Ulaşmak. Gelmek. Kazanmak.

Acquire : Sonradan kazanmak. Almak. Yakalamak. İktisap etmek. Sahip olmak. Edinmek. Kazanmak. Ele geçirmek.

Achieves : Başarı elde etmek. Başarı sağlamak. Ulaşmak. Erişmek. Gerçekleştirmek. İpi göğüslemek. Meydana getirmek. Kazanmak.

Break the back of : En zor kısmını başarmak. En zor engeli aşmak. En güç bölümünü tamamlamak. Alt etmek.

Succeeding : Başarılı olmak. Varisi olmak. Mirasçısı olan. Halefi olan. Yerine geçmek. Sonra gelmek. Başarılı. Takip eden.

Come through : Atlatmak. Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak. Kendinden bekleneni yapmak. Gelmek. Geçirmek. Sonuca ulaşmak. İyileşmek. (bir haber) gelmek. Kendini belli etmek. Becermek.

Carry : Bulaştırmak. Menzili olmak. Kaldırmak. Erişmek. Yardım etmek. Getirmek. İletmek. Çakmak. Nakletmek. Götürmek.

Come to grips with : İle uğraşmak. Bir şeyle ciddi bir şekilde uğraşmak. Esaslarını ele almak. İle kapışmak. İşe eğilmek. Çok çaba sarf etmek. -ile aşırı derecede ilgilenmek. İcabına bakmak. İle ciddi bir şekilde ilgilenmek. Üzerinde ciddi olarak durmak.

Accomplish : Yapmak. Başarılı olarak tamamlamak. Becermek. Başarı elde etmek. Sonuçlandırmak. Almak (yol, zaman). Yerine getirmek. Başarıyla tamamlamak. Bitirmek.

Clears : Boşaltmak. Gümrükten çekmek. Bilgi vermek. Gidermek. Açmak. Berraklaşmak. Ormanda alan açmak. Kazanmak. Kurtarmak. Kapatmak.

Make it synonyms : cleared, bring off, acquires, achieving, arrives, achieve, attains, carry through, conquer, carry it off, succeeded, carried, go far, brought off, coming through, succeeds, pan out, be crowned with success, apply to, arrived, arrive, succeed, attain, achieved, come by, blow away, attaining, bring home the bacon, accomplishing, accomplishes, carries, break through.