Trenchant türkçesi Trenchant nedir

Trenchant ingilizcede ne demek, Trenchant nerede nasıl kullanılır?

Trenchantly : Kırıcı bir tarzda. Kısa ve özlü bir şekilde. İkna edici bir şekilde. Dokunaklı bir biçimde. Açık ve kesin bir tarzda. Kati surette.

Trenchancy : Keskinlik. Etkinlik.

Trench coat : Yağmurluk. Su geçirmez palto. Trençkot.

Trench fever : İnsan ve hayvanların bedenlerinde yaşayan küçük parazitik bir böcek tarafından yayılan ve birinci dünya savaşı'nda siperlerde savaşan askerler arasında yaygın ateş. Siper ateşi (hastalık). Bit ısırmalarıyle bulaşan salgın hastalık; beş gün humması. Siper humması.

Trench foot : Ayak donması.

Slit trench : Boy çukuru. Yatma çukuru.

Trench upon : Tecavüz etmek.

Trench on : Tecavüz. Tecavüz etmek.

Filter trench : Pissuların yeraltına sızdırıldığı hendek. Sızdırma hendeği. Filtre hendeği.

Trenched : Çukur. Hendek. Kazmak. Suyolu. Hendek kazmak. Siper kazmak. Bellemek. Siper.

İngilizce Trenchant Türkçe anlamı, Trenchant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trenchant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear : Temiz. Açıkça. Defolmak. Uzağa. Berrak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Temize çıkarmak. Açık. Bütünüyle.

 

Bad : Küfürlü. Kötülük. Berbat. Yıkım. Kem. Yetersiz çelgi. Kokmuş. Aynasız. Rahatsız.

Eloquent : Etkili ve güzel (sözler konuşma tarzı). Belagatlı. Etkili ve güzel söz söyleyen. Güzel konuşan. Uzsözlü. Dilbaz. Uzdilli. Belagatli. Anlamlı.

Bitter : Acılık. Acı (tat). Barut gibi. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği. İliklere işleyen. Bitter (çikolata). Acılı.

Forte : Birinin en iyi yaptığı iş. Kişinin en güçlü tarafı. Başlıca sıfat. En iyi yaptığı şey. Bir kişinin en iyi yaptığı şey. Savut namlularının, karşı namluyu yakalamaya, çelgi almaya elverişli balçağa (çelgiliğe) yakın bölümü. Kuvetle. Birinin asıl uzmanlık alanı.

Blustering : Taşkın. Şamatacı. Sert (esme). Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Rüzgarlı. Tehdit etmek. Tehditle. Gürültücü.

Chiseled : Keski ile kesilmiş. Keski ile yontulmuş. Yontulmuş. Keskin (yüz hatları). Keskin hatları olan. Biçimli.

Beefier : İri yarı. Kaslı. Etli. Gövdeli. İri yarı (argo terim). Güçlü. Güçlü kuvvetli. Adeleli. Adaleli.

Mashers : Hovarda. Zampara. Kadın avcısı.

Heftier : Ağır. Güçlü kuvvetli. Yüksek. Çok. Gövdeli. İri yarı. Çam yarması gibi. İri. Bol.

Trenchant synonyms : beefiest, masher, fortes, chiselled, enticing, doughtier, moving, agonies, forcible, brawny, acerbic, efficient, mournful, anguishing, heftiest, acid, brawniest, foudroyant, impressive, effectives, effective, brutal, acutest, doughty, business like, anguishes, biting, affecting, dynamic, pounder, suasory, ache, suasive.

 

Trenchant zıt anlamlı kelimeler, Trenchant kelime anlamı

Unclear : Bulanık. Karışık. Belirsiz. Açık olmayan. Zor anlaşılır.

Ineffective : Başarısız. Etkisi olmayan. Beceriksiz (yönetici veya işçi vb). Yeteneksiz. Tesirsiz. Faydasız. Yararsız. Boş. Kabiliyetsiz. Etkisiz.

Trenchant ingilizce tanımı, definition of Trenchant

Trenchant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gutting. Fitted to trench or cut. Sharp.