Eloquent türkçesi Eloquent nedir

  • Güzel konuşan.
  • Dokunaklı.
  • Uzdilli.
  • Belagatlı.
  • Dilbaz.
  • Uzsözlü.
  • Etkili ve güzel söz söyleyen.
  • Belagatli.
  • Etkili ve güzel (sözler konuşma tarzı).
  • Anlamlı.

Eloquent ile ilgili cümleler

English: We were deeply impressed by the lecturer's eloquent speech.
Turkish: Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.

English: Ali certainly is an eloquent speaker.
Turkish: Ali kesinlikle güzel konuşan bir konuşmacı.

English: Ali certainly is eloquent.
Turkish: Ali kesinlikle güzel konuşur.

English: The eloquent scholar readily participated in the debate.
Turkish: Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.

English: Her face was eloquent of her sorrow.
Turkish: Onun yüzü üzüntüsü yüzünden dokunaklıydı.

Eloquent ingilizcede ne demek, Eloquent nerede nasıl kullanılır?

Eloquent speaker : İyi hitap eden konuşması. Yetenekli konuşmacı. İyi hatip. Akıcı ve güçlü konuşan kimse.

Eloquent speech : Süslü konuşma.

Ineloquent : Güçlü anlatımsız. Kendini kelimelerle ifade edemeyen. Akıcı konuşamayan. Albenisi olmayan. Çekici olmayan. Etkili konuşmasız.

Ineloquently : Etkili konuşmasız bir şekilde. Sönük bir şekilde. Meramını anlatamayarak. İfadeden aciz bir şekilde. Donukça. Duygusuzca. Kendini kelimelerle ifade edemeyen bir şekilde. Akıcı konuşamayan bir şekilde. Güçlü anlatımsız bir şekilde.

 

Eloquence : Uzsözlülük. Çene. Hitabet veya anlatım gücü. Belagat. Etkili ve güzel söz söyleme yeteneği. Uzdil. Güzel konuşma. Güzel söz söyleme sanatı. Etkili konuşma sanatı. Konuşma sanatı.

Eloq : Tıkanmak. Engellenmek. Sıkmak.

İngilizce Eloquent Türkçe anlamı, Eloquent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eloquent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glibber : Dilli. Üstünkörü. Akıcı konuşan. Cerbezeli. Düşünmeden konuşan. Çevik. Konuşkan. Dil döken. Akıcılık.

Mordant : Mordan. Acıtıcı. İğneleyici. Renk sabitleştirici. İğneli. İçine işleyen. Keskin. Boyaları kumaş yüzeyine tutturmaya yarayan, al , cr, fe, sn gibi metallerin çözünür tuzları. Renk sabitleştirici ilaç.

Pregnant : Döl yatağında gelişen bir yavru taşıyan dişi. Bebek beklemek. Gebe. Verimli. Semereli. Hamile. Anne adayı. Manalı.

Glibbest : Düşünmeden konuşan. Üstünkörü. Konuşkan. Çevik. Akıcılık. Cerbezeli. Akıcı konuşan. Dilli. Yarım yamalak.

Significative : Anlam ifade eden. Belirleyici. Manalı. Karakteristik.

Richest : Besleyici. Verimli. Canlı (renk). Ağır (yiyecek). Paralı. Komik. Nükteli. Zengin. Varlıklı.

Moving : Devingen. Oynama. Hareket etme. Hareket eden. Hareket ettirme. Etkili. Hareketli. Duygulandırıcı. Muharrik.

Incisive : İsabetli. Sivri. Zekice. Kesici. Keskin. Direkt. Zeki. Acı. Soruna doğrudan eğilen.

Heartwarming : Sevindirici. İç açıcı. Hayat dolu. Memnun edici.

Well spoken : Yerinde söylenmiş. Hoşsohbet.

Eloquent synonyms : silver tongued, glib, affective, meaningful, chatty, pathetic, chattiest, smooth spoken, revealing, silver, copious, emotional, articulate, rich, affecting, mournful, of value, richer, chattier, significant, meaning, acid, facile, barbed, appealing, conversational, acidulous, pithy, pointed, expressive, purposeful, biting, fluent.

 

Eloquent zıt anlamlı kelimeler, Eloquent kelime anlamı

Inarticulate : İnartikülat. Eklemsiz. Kendini iyi ifade edemeyen. Konuşma özürlü. Belirsiz. Anlaşılmaz. Konuşamaz. Derdini anlatamayan. Dilsiz. İyi ifade edilmemiş.

Eloquent ingilizce tanımı, definition of Eloquent

Eloquent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an eloquent orator or preacher. Having the power of expressing strong emotions or forcible arguments in an elevated, impassioned, and effective manner.