Eloquence türkçesi Eloquence nedir

  • Etkili ve güzel söz söyleme yeteneği.
  • Çene.
  • Konuşma sanatı.
  • Hitabet veya anlatım gücü.
  • Güzel konuşma.
  • Güzel söz söyleme sanatı.
  • Etkili konuşma sanatı.
  • Uzdil.
  • Belagat.
  • Uzsözlülük.
  • Etkili konuşma.

Eloquence ingilizcede ne demek, Eloquence nerede nasıl kullanılır?

Eloquent : Güzel konuşan. Belagatlı. Anlamlı. Etkili ve güzel (sözler konuşma tarzı). Dilbaz. Dokunaklı. Uzsözlü. Etkili ve güzel söz söyleyen. Belagatli. Uzdilli.

Eloquent speaker : İyi hatip. Yetenekli konuşmacı. Akıcı ve güçlü konuşan kimse. İyi hitap eden konuşması.

Eloquent speech : Süslü konuşma.

Ineloquent : Kendini kelimelerle ifade edemeyen. Etkili konuşmasız. Akıcı konuşamayan. Albenisi olmayan. Çekici olmayan. Güçlü anlatımsız.

Ineloquently : Güçlü anlatımsız bir şekilde. Etkili konuşmasız bir şekilde. Duygusuzca. Meramını anlatamayarak. Akıcı konuşamayan bir şekilde. Kendini kelimelerle ifade edemeyen bir şekilde. Donukça. İfadeden aciz bir şekilde. Sönük bir şekilde.

İngilizce Eloquence Türkçe anlamı, Eloquence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eloquence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gift of the gab : Dili iyi kullanabilmek. İyi konuşabilmek.

Elocutionary : Güzel konuşma ile ilgili. Halka hitap sanatı ile ilgili.

 

Jaw : Fırça atmak. Can sıkıcı öğüt. Sıkıcı öğütler vermek. Vırvır. Nasihat faslı. Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı. Uzun konuşmak. Laflamak.

Gnath : Gnat.

Chins : Çenenin altına sıkıştırmak. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Çene hizası. Gevezelik. Çene hizasına getirmek. Çin. Konuşmak. Birmanya'da'burma'da.

Gab : Boş konuşmak. Konuşkanlık. Saçmalık. Saçmalamak. Çene yapmak. Çok konuşmak. Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için abd, ingiltere, almanya, fransa, belçika, hollanda, italya, isveç, kanada ve japonya'nın ımf’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme. Zırvalamak.

Gabs : Çene yapmak. Gevezelik. Saçmalamak. Konuşkanlık. Kertik. Saçmalık. Çok konuşmak. Zırvalamak. Boş konuşmak.

Diction : Söyleyiş şekli. İfade. Sözcük seçimi. Söz söylerken düşünceleri ve duyguları doğru, uygun bir biçimde anlatma sanatı. sesin uyumunu, söyleyişi, hareketi, mimiği ve alınması gereken tavırları yerinde ve güzel kullanarak sağlama sanatı. Sözcükleri kullanma şekli. Söyleyiş. Diksiyon. Telaffuz. Söyleyim.

Oratories : Güzel konuşma sanatı. Küçük tapınak. Güzel ve etkili konuşma. Hitabet. Söz söyleme sanatı. Dil uzluğu. Hatiplik. Retorik.

Chitchat : Hasbıhal. Dedikodu. Çene çalma. Laklak. Havadan sudan konuşmak. Gevezelik. Muhabbet. Çene çalmak. Sohbet.

 

Eloquence synonyms : expressive style, chinwag, smoothness, declamation, chin, rhetorics, rhetoric, declamations, chitchats, chops, expressiveness, chining, gabbing, garrulity, style, oratory, rhetorical, a glib tongue, forefoot, fluency, facundity, atticism, gabbed, articulateness, sharp tongue, elocution.

Eloquence ingilizce tanımı, definition of Eloquence

Eloquence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fluent, forcible, elegant, and persuasive speech in public. The power of expressing strong emotions in striking and appropriate language either spoken or written, thereby producing conviction or persuasion.