Established türkçesi Established nedir

Established ile ilgili cümleler

English: Father established his business 40 years ago.
Turkish: Babam işini 40 yıl önce kurdu.

English: Bernard Kouchner, who established Medecins Sans Frontieres, did not oppose the Iraq war.
Turkish: Bernard Kouchner, Medecins Sans Frontières'in kurucusu, Irak Savaşı'na karşı çıkmadı.

English: He established the firm.
Turkish: O firmayı kurdu.

English: Disneyland was established in 1955.
Turkish: Disneyland 1955'te kuruldu.

English: Ali is an established writer.
Turkish: Ali kabul görmüş bir yazardır.

Established ingilizcede ne demek, Established nerede nasıl kullanılır?

Established a government : Bir yönetim kurma. Bir yönetim oluşturma.

Established a practice of law : Gelecekte de geçerliliği olan bir karar yayınlama. Emsal hukuki karar oluşturma. İçtahat oluşturma.

Established a relationship : Bir ilişki yaratma. İlişki meydana getirme. Bağlantı kurma (birileri ile veya bazı organize gruplarla).

Established church : Resmen tanınmış olan kilise.

Established hard and fast rules : Katı ve otoriter prensipler oluşturma veya kurma.

Become established : Yerleştirmek. Kökleşmek. Yerleşmek.

Re established : Eskisi gibi yapmak. Yeniden kurmak.

 

Preestablished : Önceden oluşturulmuş. Önceden tesis edilmiş. Önceden belirlenmiş.

Became an established fact : Kökleşmiş bir gerçek haline geldi. Yerleşmiş bir gerçek haline geldi. Doğru olarak kabul gördü.

Established himself : Kendine bir iş kurma. Kendisi için bir yer yapma.

İngilizce Established Türkçe anlamı, Established eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Established ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inveterate : Müzmin. Köklü. Müptela. Kronik. Kökleşmiş. Kökleşme. Alışmış. Düşkün. Bağımlı.

Indicated : İşaret edilmiş. Sezdirilen. İfade edilmiş. Anlatılmak istene. Sınıflandırılmış. Hissettirilen. İfade edilen. Sınırlı. Kategorize edilmiş.

Organised : Düzenlenmiş. Örgütlü. Büyük ölçekte var olan. Sistematikleştirilmiş. Teşkilatlanmış. Organize. Teşekküllü. Sıraya koyulmuş. İşçi sendikası oluşturulmuş (ayrıca organized). Organize olmuş.

Built in : Dahili. İçinde var olan. Gömme.

Fixed : Durağan. Kararlaştırılmış. Önceden ayarlanmış. Solmaz. Fikse. Değişmez. Bağlı. Uçmaz.

Situated : İkamet eden. Konum. Kain. Olan. Bulunan. Mukim.

Planted : Ekili.

Acock : (ateş etmeye veya fotoğraf çekmeye) hazır durumda. Eğri. Küstahça. Dikilmiş ve kaldırmış olma pozisyonunda. Tetikte.

Embedded : Gömük. Gömülü. Gizlenmiş. Yataklanmış. Sıkıca yerleştirilmiş. İliştirilmiş. Saklı. Ankastre. Gömülmüş.

Deeprooted : Kökleşmiş.

Established synonyms : self constituted, well grooved, self established, apodictic, limiteds, built, hot loaded, onboard, fastest, fixed on, defined, constant, ingrained, localized, changelessly, ensconced, designated, particularised, board of, grooved, attached, changeless, confirmed, certain, intrinsic, implanted, noted, located, firm, domicilled, settled, builtin, based.

 

Established zıt anlamlı kelimeler, Established kelime anlamı

Unestablished : Kurulmamış. Yerleştirilmemiş. Oluşturulmamış.

Unorthodox : Geleneksel olmayan. Ortodoks geleneklerine uymayan. Ortodoks olmayan. Alışılmışın dışında. Doğru kabul edilene aykırı olan.