Fixed türkçesi Fixed nedir

Fixed ile ilgili cümleler

English: Ali fixed everything.
Turkish: Ali her şeyi önerdi.

English: Ali fixed himself a cocktail.
Turkish: Ali kendine bir kokteyl hazırladı.

English: Ali fixed it with a hammer.
Turkish: Ali onu bir çekiçle onardı.

English: Ali fixed it.
Turkish: Ali onu onardı.

English: Ali fixed his clock.
Turkish: Ali saatini onardı.

Fixed ingilizcede ne demek, Fixed nerede nasıl kullanılır?

Fixed a date : Karar verilmiş bir zaman belirleyen. Ayarlanmış tarih.

Fixed abode : Daimi ikametgah. Sabit konut.

Fixed accent : Durağan vurgu.

Fixed aerial : Daimi olarak takılmış anten.

Fixed ammonia : Bağlı amonyak.

Fixed axle : Sabit dingil.

Fixed by law : Kanuna göre düzenlenen. Kanuna göre düzenlenmiş.

Fixed capital : Şeklini veya sahibini değiştirmeksizin tekrar eden bir şekilde kullanılabilen şirkete ait veya kişisel sermaye (mal mülk, binalar, vb.). Sabit sermaye. Değişmez sermaye. Bir firmanın sahip olduğu sermaye mallarına bağladığı para. Sabit varlık yatırımları.

Fixed capital investment : Bir firma veya ülkenin sermaye stoğuna yaptığı ekleme. Sabit sermaye yatırımı.

 

Fixed asset : Demirbaş. Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.). Duran varlık. Sabit varlık. Üretim faaliyetinde kendisinden uzun bir süre yararlanılan varlıklar. Sabit değer. Sabit sermaye. Sabit kıymet.

İngilizce Fixed Türkçe anlamı, Fixed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stabiles : Stabil. Dengeli. Sabitleştirilmiş bir çerçeveye tutturulmuş çeşitli parçalardan oluşan soyut heykel.

Recognised : Bilinen. Onaylanmış. Onaylı. Muteber. Geçerli. Beylik. Tanınmış. Saygın.

Colourfast : Rengi atmaz. Boyası çıkmaz. Rengi uçmaz. Renk vermez. Boyaya dayanıklı.

Immovable : Kararlı. Gayri menkul. Hareketsiz. Taşınmaz. Kolay etkilenmez. Sarsılmaz. Yerinden oynamaz. Metin. Kımıldamaz.

Designated : Ayarlanmış. Gösterilen. Belirtilen. Seçilmiş (ancak henüz kurulmamış). Atanmış. Tayin edilmiş.

Placid : Uysal. Durgun. Yumuşak. Sakin. Kendi halinde.

Hornier : Nasır tutmuş. Kalkmış. Boynuzdan yapılmış. Boynuz gibi.

Established : Müesses. Yerleşmiş. Kurulmuş. Varolan. Kurulu. Oturmuş. Resmileşmiş. Yerleşik.

Firm as a rock : Kaya gibi sağlam. İnatçı. Boyun eğmez. Sarsılmaz. Katı. Sert.

Unmoving : Hareketsiz. Hareket etmeyen. Heyecansız. Sakin. Kımıldamayan. Devinmeyen.

Fixed synonyms : nonmoving, entrenched, associated with, literal, changelessness, recognized, bolding, light fast, dormant, particularised, barranco, immutable, rigid, defined, allegiant, steadying, dyed in grain, endlong, light resisting, limiteds, given, fixed on, non fading, declared, abrupt, constant, colorfast, limited, non volatile, decided, amaranthine, die hard, steady.

 

Fixed zıt anlamlı kelimeler, Fixed kelime anlamı

Indeterminate : Süresi belirsiz. Bilinmedik. Belirsiz. Bellisiz. Belli olmayan. Tereddüd. Şüpheli. Kararsızlık. Kesin olmayan. Meçhul.

Moving : Tesirli. Hareketli. Hareket ettirme. Hareket etme. Oynak. Duygulandırıcı. Oynama. Muharrik. Taşınma. Dokunaklı.

Fixed ingilizce tanımı, definition of Fixed

Fixed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unalterable. Imovable. Firm. Securely placed or fastened. Settled. Established.