Etti nedir, Etti ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu.
Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.
Etti ile ilgili Cümleler
- Tom'u ikna ettiğimizi düşünüyor musun?
- Ali saatini tamir etti.
- Olya, Tayvan'dan bu manhuayı sipariş etti.
- Sadece Tom'u ziyaret ettiğini duydum.
- Bu beni son derece mutlu etti.
- Burak Tuğba'yı bir öğrenci partisine davet etti.
- Hey, aklıevvel kadın! Nasıl bir yemin ettirmek niyetindesin bize?
- Biz Kolomb'un 1492 yılında Amerika'yı ziyaret ettiğini biliyorduk.
- O, ödülü hak etti.
- Ali Mary'nin kanapeyi taşımasına yardım etti.
- Bunun Mustafa için çok şey ifade ettiğini biliyorum.
Etti ile ilgili Atasözü veya Deyim
ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek : yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.
ettiği yanına (kar) kalmak : yaptığı kötülük karşılıksız kalmak, cezasını görememek.
ettiğini bulmak (veya çekmek) : yaptığı kötü davranışın karşılığını görmek.
ettiğini yanına bırakmamak : yapılan kötü davranışa karşılık vermek.
ettiğiyle kalmak : yapmak istediği kötülüğü başarıya ulaştıramayan kimse, başarısızlığın üzüntüsü ve utancı içinde kalmak yapmak istenilen kötülük amacına ulaşamamak.
herkesin ettiği yoluna gelir : bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır anlamında kullanılan bir söz.
idame ettirmek : sürdürmek, devam etmesini sağlamak.
kiminle dans ettiğini biliyor musun : bu konuda benim ne kadar üstün olduğumu biliyor musun? anlamında kullanılan bir söz.
kişinin kendine ettiğini kimse edemez : bir kimse kimi zaman tedbirsizliği yüzünden öyle yanlış iş yapar, başını öyle derde sokar ki böyle bir kötülüğü başkaları ona yapamaz anlamında kullanılan bir söz.
tahakkuk ettirmek : kurum, kuruluş veya kişilerin herhangi bir konuda ödemesi gereken miktarı belirlemek.
teberrüz ettirmek : belirtmek.
yemin verdirmek (veya ettirmek) : ant içirmek.
Etti kısaca anlamı, tanımı
Ayırt ettirmek : Ayırt etme işini yaptırmak
Cimcim ettirmek : Gözlerini sık sık açıp tapamak.
Çök ettirmek : Çökertmek, çöktürmek.
Ettiğine kalmamak : Kusuruna bakmamak.
Ettikleyin : Söylediği, dediği gibi.
Ettikleyn : Söylediği, dediği gibi.
Ettikleyti : Yaptığı gibi, dediği gibi.
Ettirebilme : Ettirebilmek işi.
Ettirebilmek : Ettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Ettirgenlik eki : Ettirgen çatı kuran -Ar-, -(I)r-/-(U)r-, -DIr-/-DUr-, -(I)t-/-(U)t- ekleri. bk. ettirgen çatı.
Ettirilme : Ettirilmek işi.
Ettirilmek : Ettirme işi yapılmak.
Ettirtme : Ettirtmek işi.
Ettirtmek : Ettirme işini yaptırmak.
Ettiyac : İhtiyaç.
Ettiyh : Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan.
Fert ettirmek : Parmağını birinin gözüne sokmak.
İş ettirmek : İş yaptırmak, çalıştırmak.
Katmerli ettirimli : Yazdırtmak, Söylettirmek gibi iki araçlı fiil.
Ettirgen : İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan.
Ettirgen çatı : Geçişsiz fiilleri geçişli fiile dönüştüren, geçişli fiillerde hareketin başkalarına yaptırıldığını gösteren fiiller oluşturan -er-, -ir-, -tir-, -t- eklerinden birinin veya ikisinin üst üste getirilmesi ile kurulan fiil çatısı: içirmek (iç-ir-), söylettirmek (söyle-t-tir-), güldürtmek (gül-dür-t-) gibi.
Ettirgen fiil : Geçişli veya geçişsiz fiil kök veya gövdelerine -er-, -ir-, -tir-, -t- eklerinden birinin veya ikisinin üst üste getirilmesiyle kurulan ve taşıdığı kavram bir nesneye aktarılabilen çatılı fiil, faktitif: İlacı zorla içirdik. Bu işi başkasına yaptırtmak gerekir. cümlelerinde olduğu gibi.
Ettirgenlik : Ettirgen olma durumu.
Ettirme : Ettirmek işi.
Ettirmek : Etme işini yaptırmak.
Diğer dillerde Ette ilaç kalıntısı anlamı nedir?
İngilizce'de Ette ilaç kalıntısı ne demek ? : meat drug residue

Bu kısımda Etti nedir? Etti ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Etti tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Etti hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.