Every once in a while türkçesi Every once in a while nedir

Every once in a while ile ilgili cümleler

English: Ali and I run into each other at the supermarket every once in a while.
Turkish: Ali ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.

English: Ali comes to visit me every once in a while.
Turkish: Ali ara sıra beni ziyaret etmeye gelir.

English: Ali goes to Boston every once in a while.
Turkish: Ali ara sıra Boston'a gider.

English: Every once in a while, a carriage passed by me.
Turkish: Arada bir yanımdan bir araba geçti.

Every once in a while ingilizcede ne demek, Every once in a while nerede nasıl kullanılır?

Every : Mutat. Her. Her türlü. Herbir. Değme. Alışılmış. Her bir. Bütün. Her (bir).

Once : Birkez. -diği zaman. Hemen. Bir kere. Eskiden. -dimi. Bir defa. Bir zamanlar. -ince. Bir defasında.

In : Mevsimi gelmiş. İçeriye. Dahili. Olarak. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Tutulan. İçine. De. Da.

A : (herhangi) bir. Pek iyi. La (müzik terimi). Herhangi bir. Atom ağırlığı. En yüksek not. Bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir.

While : Karşın. Halbuki. Sırasında. Süre. Bazen. Oysa. -diği halde. Vakit. Olduğu halde. -e rağmen.

In a while : Kısa bir süre içinde. Yakında. Yakın gelecekte. Bir anda. Birden.

 

Once in a while : Bazen. Nadiren. Ara sıra. Arada bir. Arasıra.

For a while : Bir süredir. Kısa bir süre. Bir süre için. Bir süre. Kısa bir süre için. Bir süreliğine. Kısa süreliğine.

Quite a while : Epey bir zaman. Bir hayli zaman. Uzun bir süre.

Wait a while : Bekle biraz. Biraz bekle. Az beklemek.

İngilizce Every once in a while Türkçe anlamı, Every once in a while eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Every once in a while ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At regular intervals : Belli aralıklarla. Düzenli aralıklarda. Düzenli aralıklarla. Düzenli aralarla.

Infrequent : Seyrek. Nadir. Sık gerçekleşmeyen. Az bulunur.

On occasion : Bazen. Fırsat düştükçe. Zaman zaman. Fırsat buldukça.

Occasionally : Bazen. Zaman zaman. Sık görülmeyen. Arada sırada. Ara ara.

Uncommonly : Alışılmadık biçimde veya şekilde. Olağandışı. Alışılmamış şekilde. Olağanüstü bir şekilde. Olağandışı olarak. Çok. Eşine az rastlanır şekilde.

At intervals : Aralarla. Fasılalarla. Duraklamalar ile. Sıra ile. Aralıklarla. Zaman zaman. Aralıklı. Aralıklı olarak.

If ever : Hani olur da. Kazara. Şayet. Eğer olur da. Belki de hiç. Eğer.

Seldom : Pek az. Belki de hiç. Nadir. Az. Seyrek olarak. Seyrek. Kırk yılda bir.

Rarely : Ender olarak. Ender. Seyrek. Seyrek olarak. Az. Binde bir. Ayda yılda bir. Bayramdan bayrama.

From time to time : Arada sırada. Durup durup. Ara ara. Muhtelif zamanlarda. Dönem dönem. Vakit vakit. Zaman zaman. Bazen.

Every once in a while synonyms : unusually, fitfully, ever and anon, seldomly, betweenwhiles, every now and then, at times, every so often, by snatches, betweentimes, occasional, every now and again, once in a while, between whiles, occas, now and then, few and far, few and far between, here and there, in places, far between.