Every which way türkçesi Every which way nedir

  • Her yoldan.
  • Karma karışık.
  • Her yönden.
  • Her yolla.
  • Dört bir tarafa veya yana.
  • Tesadüfen.
  • Her tarafa düzensiz.
  • Her yerde.
  • Her yöne.
  • Rastgele.
  • Her tarafa.
  • Her açıdan.
  • Şans eseri.

Every which way ingilizcede ne demek, Every which way nerede nasıl kullanılır?

Every : Bütün. Her (bir). Her. Alışılmış. Değme. Her türlü. Mutat. Herbir. Her bir.

Which : Ki bu. Ki onu. Hangi. Hangisi. Hangisini. Kaçıncı. Ve bu. -diği. -en. Ki ona.

Way : İş alanı. Yol. Tarz. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Uzak mesafede. Mesafe. Yöntem. Başarmak. Taraf. Gidişat.

Which way is downtown : Şehir merkezine tarafta.

Know which way the wind blows : Durumun ne şekil alacağını bilmek. Nasıl idare edeceğini bilmek. Zor durumlarla nasıl başa çıkmak veya adapte olmayı bilmek.

İngilizce Every which way Türkçe anlamı, Every which way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Every which way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indiscriminately : Ayrım gözetmeksizin. Lalettayin. Ayrıma tabi tutmadan. Ayırt etmeden. Ayrıksız. Tesadüfi. Ayrım gözetmeden. Ayrımcılık yapmadan.

Aimlessly : Gayesizce. Hedefi olmadan. Rasgele. Amaçsızca. Ne yapacağını bilmez şekilde.

By accident : Yanlışlıkla. Rastlantı. Kazaen. Kaza ile. Kazara. Rastlantı sonucu. Kaza eseri. Ezkaza.

 

Accidentally : Ezkaza. Rastlantıyla. İstemiyerek. Rastlantı sonucu. Yanlışlıkla. İstemeyerek. Rasgele.

Flukes : Zıpkın ucu. Trematodlar. Sürpriz. Beklenmedik talih. Yassı solucanların trematoda sınıfının alt sınıfı. yaklaşık 6000 digenetik trematod türü omurgalılarda yaygın olarak görülmektedir. genç ve erişkinleri konakların hemen hemen tüm organlarına yerleşebilir. digenea’ların gelişiminde en az iki farklı konak ve birkaç nesil bulunur. Şans. Talih. Yaprak solucanlar. Digenea.

Random : Gelişigüzel. Belli bir yönde etkide bulunabilecek yanlılık öğelerinin elenmesi koşuluyla bir çok kez yinelenen bir işlemin vereceği sonuç ya da bir olayın salt kazanıya bağlı olarak uzun dönemde alacağı biçimi belirleyen sayılgılı etmen (etmene ilişkin). Önceden belirli olmayan biçimde değişebilen. Rastlantı(lı). Rastlantısal. Tesadüfi. Rasgele. Seçkisiz.

Circumstantially : Rastlantıyla. Duruma bağlı olarak. Ayrıntılı bir şekilde. İkinci derecede önemli olarak. Tesadüfi bir şekilde.

By the bye : Bu arada. Sırası gelmişken. Aklıma gelmişken. Laf arasında.

All along the line : Her işte. Her evresinde. Her noktada. Başından başlayarak. Öteden beri. Başından sonuna kadar. Sıra boyunca. Yol boyunca. Her evrede.

Every which way synonyms : by a fluke, everyway, to the four winds, on all hands, widely, in all respects, casually, causelessly, by fair means or foul, accidental, omnidirectional, anyhow, haphazardly, at random, freehand, by chance, coincidentally, allover, promiscuous, offhand, anywhere, everywhere, abroad, by luck, anyplace, to the backbone, btw, accidently, fluke, adventitious, accidentalness, allovers, all over the land.