Failing türkçesi Failing nedir

Failing ile ilgili cümleler

English: The teacher gave him a failing grade for basing his report on discredited research.
Turkish: Öğretmen onun itibarsız araştırmasıyla ilgili raporuna dayandırarak ona başarısız notu verdi.

English: I'm failing at my job.
Turkish: İşimi başaramıyorum.

English: They blamed him for failing to improve the economy.
Turkish: Onlar ekonomiyi düzeltmede başarısız olduğu için onu suçladılar.

English: My memory is failing.
Turkish: Hafızam zayıflıyor.

English: Human beings often lack insight into their own faults and failings.
Turkish: İnsanoğlu çoğunlukla kendi hatalarına ve başarısızlıklarına karşı iç görüden yoksundur.

Failing ingilizcede ne demek, Failing nerede nasıl kullanılır?

Failing enterprise : Başarısız girişim. Başarıya ulaşmayan proje.

Failing that : Aksi takdirde.

Failing this : Olmadığı takdirde. Aksi halde. Olmazsa.

Never failing : Bitmez tükenmez. Aksamaz. Şaşmaz. Yanılmaz.

Failingly : Başarısızlıkla. Başarısız bir şekilde.

Failings : Başarısızlık. Zaaf. Yanılan. Kusur. Zayıflık. Ayıp. Hata. Eksiklik. Zayıf nokta. Eksilen.

Fail an examination : Sınavdan kalmak.

 

Fail in : Yetmemek. Az gelmek. Kısa kalmak. Kayıtsız kalmak. -'da başarısız olmak.

Unfailingly : Yanılma payı olmaksızın. Hata yapmadan. Bitip tükenmez bir şekilde. Hatasız. Şaşmaz bir şekilde. Yanılmaz bir şekilde. Eksiksiz biçimde. Daima. Yanlışa mahal vermeden.

Fail safe control : Arıza güvenlik denetimi.

İngilizce Failing Türkçe anlamı, Failing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Failing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decrement : Azaltım. Azaltma. Zayiat. Azalım. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Eksilme. Kayıp. Azaltma miktarı. Azalma.

In default of : Onun yerine. Eksikliğinden. Yokluğundan dolayı. Hazır bulunmadığı için.

Frailty : İrade zayıflığı. Zayıflık (umut veya şans vb'nde). İnce ve güçsüz olma. Hafif ve kırılgan olma. İnce ve zayıf nahif olma. Narinlik. Dayanıksızlık. Kolay kırılma.

Bankruptcy : İflas. Yenilgi. Batkınlık. Batkı. İflas etme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu yargı organlarınca saptanarak duyurulan tecimen batkınlığı. Mahvolma. Batış.

Culpability : Suçluluk. Suç. Kusurluluk. Kabahat.

Exility : Saflık. Kıtlık. Kısırlık. Küçüklük. İncelik. Kıt olma durumu. Narinlik. Yetersizlik.

Imperfectness : Hatasız olmama durumu. Kusurluluk. Mükemmel olmama durumu. Hatalılık. Kusursuz olmama durumu.

Defectiveness : Bozukluk. Sakatlık. Noksanlık. Özürlülük. Kusurluluk.

Abortiveness : Abortiflik. Verimsizlik. Gelişmemişlik. Meyvesizlik.

Failing synonyms : failings, soft spot, deficits, defaults, minuend, debility, aberration, delicacy, boo boo, cavils, disgraceful, blotch, insufficiency, defection, culpable, caducity, blotching, defalcation, default, deficiencies, debilities, defections, delicacies, boniness, defects, contempt, culpas, enervation, vices, lameness, defect, clanger, broch.

 

Failing zıt anlamlı kelimeler, Failing kelime anlamı

Perfection : Kusursuz kişi ya da şey. Tamamlama. Mükemmeliyet. Ustalık. Eşsiz örnek. Bir ölçme aracı ya da bir ölçme sürecinin ölçüm yanılgılarını en aza indirgeme yeteneği. Kemal. Kusursuzluk. Mükemmelleştirme. Mükemmellik.

Satisfactory : Memnun edici. Doyurucu. Elverişli. Yeterli. Kabul edilebilir. Makbul. Memnuniyet verici. Dolgun. Tatminkar. Talebi karşılayan.

Failing ingilizce tanımı, definition of Failing

Failing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Imperfection. Weakness. Infirmity. A becoming deficient. As, a mental failing. Fault. A failing short. Deficiency. Lapse. Failure.