Flares türkçesi Flares nedir
- Bileğe doğru genişleyen paçaları olan pantolon (1960 ve 1970'lerde popüler olan).
- İspanyol paça pantolon.
Flares ile ilgili cümleler
English: Flares are used to avoid heat-seeking missiles.
Turkish: Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.
Flares ingilizcede ne demek, Flares nerede nasıl kullanılır?
Feud flares up : Şiddetlenen hasımlık. İki aile arasında şiddetlenen düşmanlık. Şiddetini artıran husumet.
Flare antenna : Boynuz anten.
Flare back : Alev geri tepmesi.
Flare gun : İşaret fişeği tabancası. İşaret fişeği atma tabancası.
Flare out : Küplere binmek. Piste konuşta burun kaldırma. Sinirlenmek. Genişletmek. Alevlenmek.
Flare up tension : Tansiyonu yükseltmek. Gerilimi şiddetlendirmek. Huzursuzluğu artırmak.
Flare star : Parıltılı yıldız. Parlaklığı kısa zaman aralıklarında birden bire ve gelişigüzel olarak değişen yıldız.
Parachute flare : Paraşütlü aydınlatma bombası.
Flare up : Aniden parlamak. Aniden hiddetlenmek. Fitili almak. Harlamak. Birden alevlenmek. Alazlanmak. Alevlenmek. Kızgınlıktan patlamak. Parlamak. Parlayıvermek.
Signal flare : İşaret fişeği.
İngilizce Flares Türkçe anlamı, Flares eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flare : Püskürtü. Parlak ve titrek bir alevle yanmak. İşaret fişeği. Genişlemek (giysi). Alevlenmek. Kabarmak (etekler). Hiddetlenmek. Kamaşma. Işık saçmak. Birden alevlenmek.
Fire : Ateşlemek. Ateş. Yakmak. Dağlamak. İşten atılma. İşten atmak. Yanmak. Tezkeresini eline vermek. Ateş almak. Tutuşturmak.
Bell bottoms : Çan paça. İspanyol paça. Dizden aşağısı geniş ve yayılmış olan paça tarzı (pantolonlarda). Paça kısmı geniş pantolon.
Blaze : Işımak. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Yüzü güzel. Tam akıtma. Alevlendirmek. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Alev alev yanmak. Öfkeyle parlamak. Akıtma.
Glower : Ters ters bakmak. Ters bakış. Yiyecek gibi bakmak. Öfkeli bakmak. Öfkeli bakış. Dik dik bakmak.
Burning : Önemli. Yanan. Çözüm bekleyen. Ateşli. Acil. Yanma. Kızgın. Yakma. İvedi. Büyük.
Ignition : Yakma. Tutuşma. Genellikle bir yanma olayını başlatmak amacıyla özdeğin sıcaklığını, belli tutuşma sıcaklığına yükseltme işlemi. (özel olarak, içten yanmalı motorlarda patlayıcı gaz karışımını elektrik kıvılcımıyla tutuşturma işlemi.). Tutuşturma. Isıtma. Yanma. Ateşlenme. Kontak. Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması.
Blazing : Cayır cayır yanan. Bariz. Yanan. Gün gibi ortada. Belirgin. Keskin. Çarpıcı. Aşikar. Alevlenme. Alevlenen.
Flares synonyms : bellbottoms, bell bottomed trousers, stare, flaming, combustion.
Flares zıt anlamlı kelimeler, Flares kelime anlamı
Dullness : Körlük. Asamiyet. Ahmaklık. Mutlak matite. Kesat. Donukluk. Can sıkıntıs. Sersemlik. Ağırlık.
Flares antonyms : nonmoving.

Bu kısımda Flares kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flares ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flares anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flares ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.