Glower türkçesi Glower nedir

  • Ters bakış.
  • Ters ters bakmak.
  • Yiyecek gibi bakmak.
  • Öfkeli bakış.
  • Dik dik bakmak.
  • Öfkeli bakmak.

Glower ingilizcede ne demek, Glower nerede nasıl kullanılır?

Glowered : Öfkeli bakış. Dik dik bakmak. Ters ters bakmak. Ters bakış. Yiyecek gibi bakmak. Öfkeli bakmak.

Glowering : Öfkeli. Çatık kaşlı. Ters. Dik dik bakan. Öfke ile bakan. Öfkeli bakma. Abus.

Glowers : Ters ters bakmak. Dik dik bakmak. Öfkeli bakış. Öfkeli bakmak. Ters bakış. Yiyecek gibi bakmak.

Glowed : Coşmak. Kızarmak. Kırmızılaşmak. Kızıllaşmak. Parıltı. (yüz) kızarmak. Yanmak. Kıpkırmızı olmak. Yüze renk gelmek. Alevlenmek.

Glow discharge : İçinde düşük basınçta uçun bulunan iki uşekli boruda, düşük gerilimde zayıf ışıklı elektrik boşalması. Akkor ışık saçmak. Işıltılı deşarj. Işıltılı boşalım. Işıltılı boşalma. Işılışır boşalma. Parıltılı boşaltım. Akkor deşarj. Akkor boşalma.

Glow indicator tube : Akkor ışımalı gösterge tübü.

Anode glow : Anot kızıllığı. Anot ışıltısı.

Day glow : Gün aydınlığı. Güneş ışınlarının yer hava yuvarında dağılmasından ileri gelen gündüz aydınlığı.

Neon glow lamp : Neon lambası.

In a glow : Coşkulu. Ateşli. Kor halinde. Hararetli. Kızgın.

İngilizce Glower Türkçe anlamı, Glower eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Glower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glare at : Kinle süzmek. Düşmanca bakmak. Sert sert bakmak. Yiyecekmiş gibi bakmak. Kızgınlıkla bakmak.

Glared : Parıldamak. Göz kamaştırmak. Kızgın bakmak. Parıltı. Göz kamaştırıcı parıltı. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Göze batmak. Kötü kötü bakmak.

Gaze on : Gözünü dikmek. Dalıp gitmek. Gözü takılı kalmak.

Stare : Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Gözü dalmak. Dikmek (gözlerini). Bakakalmak. Gözünü dikmek. Gözlerini dikmek. Hayretle bakmak. Uzun uzun bakmak.

Gazing : Dik dik bakma. Gözünü dikmek.

Glared at : Kızgınlıkla bakmak. Kaşlarını çatarak baktı. Dik dik baktı. Sert sert bakmak. Düşmanca bakmak. Yiyecekmiş gibi baktı. Kızgın bir şekilde baktı. Kinle süzmek.

Gaze at : Dalgın dalgın bir şeye bakmak. Gözünü dikmek. Gözünü dikip bakmak. Bir şeye dalıp gitmek. Seyretmek. Bakakalmak. Gözü dalmak. Dalgın dalgın bir yere bakmak.

Gaze : Gözünü dikmek. Sürekli bakış. Nazar. Gözünü dikme. Gözünü dikerek bakmak. Bakış. Dik bakış.

Glares : Göze batan şey. Kızgın bakmak. Kötü bakış. Parlak ve şeffaf yüzey. Göz kamaştırıcı ışık. Parıldamak. Parlamak. Düşmanca bakış.

Glower synonyms : glowered, glowers, gazed, gazes, look daggers at, gawping, gaze up on, glare.

Glower ingilizce tanımı, definition of Glower

Glower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stare angrily or with a scowl. To look intently.