Glowed türkçesi Glowed nedir
- Coşmak.
- Korlaşmak.
- Alevlenmek.
- Kırmızılaşmak.
- Parıltı.
- (yüz) kızarmak.
- Yanmak.
- Kızarmak.
- Yüze renk gelmek.
- Parlamak.
- Kızıllaşmak.
- Kıpkırmızı olmak.
Glowed ile ilgili cümleler
English: The child's face glowed when he saw Santa Claus.
Turkish: Noel babayı gördüğünde çocuğun yüzü parladı.
English: Her face glowed with health.
Turkish: Yüzü sağlıktan parlıyordu.
Glowed ingilizcede ne demek, Glowed nerede nasıl kullanılır?
Glower : Öfkeli bakış. Dik dik bakmak. Yiyecek gibi bakmak. Öfkeli bakmak. Ters bakış. Ters ters bakmak.
Glowered : Öfkeli bakış. Öfkeli bakmak. Yiyecek gibi bakmak. Ters bakış. Ters ters bakmak. Dik dik bakmak.
Glowering : Dik dik bakan. Öfkeli bakma. Abus. Ters. Çatık kaşlı. Öfkeli. Öfke ile bakan.
Glowers : Yiyecek gibi bakmak. Ters bakış. Ters ters bakmak. Dik dik bakmak. Öfkeli bakış. Öfkeli bakmak.
Glow discharge : İçinde düşük basınçta uçun bulunan iki uşekli boruda, düşük gerilimde zayıf ışıklı elektrik boşalması. Parıltılı boşaltım. Akkor ışık saçmak. Işıltılı boşalım. Akkor deşarj. Işılışır boşalma. Işıltılı boşalma. Işıltılı deşarj. Isıl-elektronik yayımlamaya göre ağır basan, katotun bir ikincil yayımlamasıyle nitelenen ve önemli (70 volt ve daha çok) bir gerilim düşmesi ve katotta hafif (yaklaşık, ma/cm2) bir akım yoğunluğu ile belirlenen, kendi kendine (özerk) boşalma.
Glow indicator tube : Akkor ışımalı gösterge tübü.
Glow lamp : Neon lambası. Akkor lambası. Kırmızı lamba.
Day glow : Güneş ışınlarının yer hava yuvarında dağılmasından ileri gelen gündüz aydınlığı. Gün aydınlığı.
Glow plug : Sıkıştırma ateşlemeli motorlarda soğuk motora yol verirken, sıkıştırılan havanın sıcaklığının yeterli düzeye çıkmasını sağlamak amacıyla, emme borusu ya da yanma odası içine yerleştirilen önısıtıcı. Akkor buji. Isıtma ateşliği. Ön ısıtma bujisi. Kızdırma bujisi. Isıtma bujisi.
Neon glow lamp : Neon lambası.
İngilizce Glowed Türkçe anlamı, Glowed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blaze out : Yeniden alevlenmek. Alazlanmak.
Gillyflower : Tarla karanfili. Şebboy. Karanfil.
Glares : Ters ters bakmak. Parlak ve şeffaf yüzey. Kötü bakış. Göze batmak. Kızgın bakmak. Göz kamaştırmak. Dik dik bakmak. Göze batan şey. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak.
Color : Üçlü benek. Renk değiştirmek. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Abartmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renklendirmek. Renk katmak. Boyamak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Adjusts : Adapte olmak. Ayarlamak. Alıştırmak. Belirlemek. Uymak. Ayar çekmek. Alışmak. Hizaya getirmek. Düzeltmek.
Turn scarlet : Pancar gibi olmak.
Coruscate : Parıldamak. Işıldamak.
Redden : Kırmızılaştırmak. Kızartmak.
Coruscated : Parıldamak. Işıldamak.
Bring down : (yönetimi) düşürmek. Yıkmak. Değerini düşürmek. Düşürmek. Vurup indirmek. Sürdürmek. Yaralamak. İndirmek. Aşağıya indirmek. Azaltmak.
Glowed synonyms : erysimum arkansanum, moehringia mucosa, french honeysuckle, painted daisy, browallia, garden pink, consolida ambigua, old maid flower, catananche, easter daisy, texas star, eupatorium coelestinum, claytonia caroliniana, dahlia pinnata, cotula coronopifolia, white topped aster, carolina spring beauty, baby's breath, malcolmia maritima, gypsophila paniculata, western wall flower, moehringia lateriflora, aquilege, devil's flax, bellwort, stokesia laevis, four o'clock, star of the veldt, cornflower aster, leucanthemum vulgare, coral drops, tidytips, blue daisy.
Glowed zıt anlamlı kelimeler, Glowed kelime anlamı
Rise : Şiddetlenmek. Yükselmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Terfi etmek. Zam. Görünmek. Kalkmak. Artmak. Ayağa kalkmak. Ayyuka çıkmak.
Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Artmak. Yukarı çıkmak. Yükselmek. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Ziyadeleşmek. Ağmak. Çıkmak.
Raise : Konusunu açmak. Büyütmek. Artırmak. Bir araya getirmek. Zam. Yokuş. Kabartı. Rampa. Vergin artışı.
Glowed antonyms : unsealed, open, unobstructed.

Bu kısımda Glowed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glowed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glowed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glowed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.