Glares türkçesi Glares nedir
- Göz kamaştırıcı parıltı.
- Parlak ve şeffaf yüzey.
- Göz kamaştırıcı ışık.
- Kötü bakış.
- Parıldamak.
- Göze batmak.
- Parlamak.
- Kızgın bakmak.
- Parıltı.
- Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak.
- Ters ters bakmak.
- Dik dik bakmak.
- Göze batan şey.
- Düşmanca bakış.
- Göz kamaştırmak.
Glares ingilizcede ne demek, Glares nerede nasıl kullanılır?
Glare at : Kinle süzmek. Dik dik bakmak. Kızgınlıkla bakmak. Yiyecekmiş gibi bakmak. Ters ters bakmak. Sert sert bakmak. Düşmanca bakmak.
Anti glare : Dışardan gelen ışık yansımasını önleyen ekran kaplaması. Işık yansımasını önleyici kaplama. Yansıma engelleyici.
Blinding glare : Bir süre, herhangi bir nesnenin görülmesine engel olacak derecede güçlü gözkamaşması. bk. göz kamaşması. Köreltici göz kamaşması.
Disability glare : Hoş olmayan bir duyulanma doğurması zorunlu olmayan ama görüşü bozan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması. Bozucu kamaşma. Fizyolojik göz kamaşması.
Discomfort glare : Rahatsız edici bir duyulanma doğuran ama görüşü bozması ille de gerekli olmayan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması. Ruhbilimsel göz kamaşması. Konforsuz kamaşma.
Glare : Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması. Göz kamaşması.
Antiglare treatment : Işık kırıcı işlem. Yansımayı önlemek amacıyla cam üzerine uygulanan özel kaplama.
Glaringly : Işıl ışıl.
Glaring : Çok göze çarpan. Cırtlak. Göz kamaştırıcı. Çiğ (renk). Işıl ışıl. Çok parlak. Ters ters bakan. Göze batan. Dik dik bakan. Apaçık.
Burglar : Hırsız. Hırsız (ev soyan). Ev veya bina hırsızı. Soyguncu. Ev soyan hırsız. Ev soyguncusu. Ev hırsızı. Evden hırsızlık yapan.
İngilizce Glares Türkçe anlamı, Glares eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glares ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glimmered : Seziş. Hafif pırıltı. Işık vermek (hafif). Hafifçe pırıldamak. Hafif ışık. Zerre. Azıcık miktar. Işık vermek.
Glowered : Öfkeli bakmak. Ters bakış. Öfkeli bakış. Yiyecek gibi bakmak.
Laminated glass : Mikalı cam. Katmanlı cam. Tabakalı cam. Lamine cam. Katmerli cam. Çift kat cam. Emniyet camı.
Ugly duckling : Uygun değil. Çirkin ördek yavrusu. Sonradan güzelleşen. Yersiz.
Flare : Genişlemek (giysi). Yaymak. Küplere binmek. Işık saçmak. Titrek ışık vermek. Birden alev almak. Bir optik dizgedeki yüzeylerden film üzerine yansıyarak resimdeki sertliği azaltan ya da resmin niteliğini bozan, istenmeyen ışık. tv. televizyon ışıtaçlarında, gerçekte etkilenmemesi gereken fosforlanmalı bölgelerin etkilenmesinden doğan ve bu bölgeye düşen ışık. Kamaşma. İşaret fişeği. Bir optik dizgede, görüntü yüzeyine düşen gereksiz ışık.
Sparkle : Kıvılcımlar saçmak. Canlılık. Kıvılcım. Işıldamak. Pırıldamak. Işık saçmak. Köpürmek (şarap).
Eyesore : Göz zevkini bozan şey. Gözü rahatsız eden. Göze batan çirkin şey.
Brighten : Aydınlık olmak. Mutlu olmak. Neşelendirmek. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Canlanmak. Parlatmak. Aydınlanmak. Aklamak. Aydınlatmak.
Adjusts : Ayarlamak. Uyarlamak. Halletmek. Uydurmak. Düzeltmek. Ayar çekmek. Adapte olmak. Alıştırmak. Belirlemek. Alışmak.
Beams : Gözleri parlamak. Işımak. Işık saçmak. Yayın yapmak. Gözlerinin içi gülmek. Sinyal vermek.
Glares synonyms : optical glass, soluble glass, sodium silicate, soft glass, natural glass, glassware, cut a wide swath, dazing, offend the eye, stare, glancing, blinded, effulgence, coruscated, sparkled, glimmers, blazed, brightness, brightens, glances, gleams, pyrex, glasswork, water glass, burn, coruscating, glared at, glint, blinked, gazed, glance, coruscates, glimmer.
Glares zıt anlamlı kelimeler, Glares kelime anlamı
Dullness : Donukluk. Sıkıntı. Sersemlik. Durgunluk. Can sıkıntısı. Ahmaklık. Asamiyet. Can sıkıntıs. Ağırlık.
Full : Tok. Yıkayıp çektirmek. Doluluk. Dolu. Tam. Yıkayıp büzmek. Komple. Çırpmak. Kalın.

Bu kısımda Glares kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glares ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glares anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glares ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.