Glimmered türkçesi Glimmered nedir
- Parıltı.
- Hafifçe pırıldamak.
- Işık vermek.
- Hafif ışık.
- Zerre.
- Hafif pırıltı.
- Azıcık miktar.
- İma.
- Seziş.
- Işık vermek (hafif).
- Parıldamak.
Glimmered ile ilgili cümleler
English: The light of the lamp glimmered in the fog.
Turkish: Lambanın ışığı siste parıldıyordu.
Glimmered ingilizcede ne demek, Glimmered nerede nasıl kullanılır?
A glimmer of hope : Umut ışığı. Bir ümit ışığı.
Glimmer : Hafif pırıltı. Azıcık miktar. Parıltı. Işık vermek (hafif). Hafif ışık. Seziş. Mika. Hafifçe pırıldamak. İma.
Glimmering : Hafif parıldama. Işık verme.
Glimmeringly : Hafif ışık vererek. Yanardöner bir şekilde. Hafif pırıltı ile. Pırıl pırıl.
Glimmerings : Hafif parıldama. Işık verme.
Aglimmer : Işıldayan. Parıldayan. Parlayarak. Parlayan. Işıyan.
Glimmers : Hafif ışık. Parıldamak. Azıcık miktar. Işık vermek (hafif). Işık vermek. Zerre. Hafifçe pırıldamak. İma. Parıltı. Seziş.
İngilizce Glimmered Türkçe anlamı, Glimmered eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glimmered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Soupcon : Bir parça. Birazcık. Tutam. Bir damlacık.
Coruscations : Yanardöner. Işıma. Pırılda. Parlaklık.
Soupcons : Birazcık. Tutam. Bir damlacık. Bir parça.
Connotation : Yan anlam. Yananlam. Çağrıştırdığı anlam. Kelimenin asıl anlamı yanında, kullanıma bağlı olarak kazandığı yeni anlam(lar): baş kelimesinin asıl anlamı dışında «bir topluluğu yöneten kimse, lider», «bir şeyin başlangıcı (ay başı, yıl başı, satır başı)», «temel esas» (her işin başı sağlıktır), «bir şeyin uçlarından biri» (yolun iki başı, «tane, sayı» (iki baş sarımsak, üç baş inek, altı baş aile), «bir şeyin yakını veya çevresi» (ocak başı, havuz başı, mangal başı) vb. pek çok yan anlamı vardır. ayak, göz, parmak, boğaz, burun gibi organ adları da epey yan anlamlara sahiptir. türkçmiz bu bakımdan her yönü ile zengin bir özellik taşır. karşıtı asıl anlamdır. Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. İfade. Konotasyon. Diğer anlam.
Allusions : Zikir. Bahis. İmleme. Kinaye. Anıştırma. Gönderme. Dokundurma. Laf çaktırma. Taş.
Percipient : Algılaması güçlü. Anlayışlı. Kolay kavrayan. İdrak yeteneği olan. İdraki keskin. Anlayış. Çabuk kavrayan.
Discernment : Görüş. Muhakeme yeteneği. Akıl. Ayırt etme gücü. Temyiz. Nesneleri, özellikleri birbirinden ayırabilme ya da aralarında ayrım gözetebilme yeteneği. Muhakeme. Ayırma yetisi. Kavrama.
Aughts : Sıfır. Nesne. Şey. Hiç. Hiçbir şekilde.
Foresight : Tedbir. Arpacık. İleri görüş. Arpacık (silah). Sağduyu. İhtiyat. Basiret. Öngörü. Önsezi. Sağgörü.
Burn : Kazık atmak. Yanıp tutuşmak. Kavurmak. Alev almak. Öfkelendirmek. Kiremitte pişirmek. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri. Başını yakmak.
Glimmered synonyms : corpuscles, flash, light, adverts, inkling, finger post, gleams, crumb, brightness, suggestion, flair, adumbrations, adverting, gleaming, advert, modicum, glint, sprinklings, glares, glance at, coruscates, effulges, corpuscule, flairs, coruscating, atoms, aught, connotations, perceptions, adverted, allusion, atom, glared.
Glimmered zıt anlamlı kelimeler, Glimmered kelime anlamı
Dull : Körletmek. Kalın kafalı. Donuk. Duygusuz. Duygusuzlaşmak. Ağır. Kör. Fersiz. Tatsız. Soluk.

Bu kısımda Glimmered kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glimmered ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glimmered anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glimmered ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.