Foresight türkçesi Foresight nedir

  • İhtiyat.
  • Önsezi.
  • Bir durumu önlemler almaya elverecek biçimde önceden görme yeteneği.
  • Öngörü.
  • Sağduyu.
  • Arpacık.
  • Tedbir.
  • Arpacık (silah).
  • Feraset.
  • Sağgörü.
  • Basiret.
  • İleri görüş.
  • Önlem.
  • Seziş.

Foresight ile ilgili cümleler

English: Jessie praised Charles for his foresight.
Turkish: Jessie basireti için Charles'ı övdü.

Foresight ingilizcede ne demek, Foresight nerede nasıl kullanılır?

Lack of foresight : Basiretsizlik.

Foresighted : Önceden görmüş. Sezgileri güçlü. Sağgörülü. Geleceği gören. İhtiyatlı. Sağduyulu. Tedbirli. Agah. İleri görüşlü. İleriyi gören.

Foresightedly : İleri görüşlü bir şekilde. Peygamber gibi. İhtiyatlı bir şekilde. Sezgisel olarak. Kahincesine. Tedbirli bir şekilde.

Foresightedness : Gelecek için dikkatli planlama. Önceden görmüşlük. Önceden görebilme. Geleceği önceden haber verebilirlik. Öngörü. İhtiyat.

Foresightful : İleriyi gören. Önceden görmüş. Sağduyulu.

Foresails : Tirinket yelkeni. Pruva yelkeni. Velestralya yelkeni. Tirinket. Trinketa yelkeni. Ön yelken. Trinketa.

Foresail : Trinketa yelkeni. Pruva yelkeni. Ön yelken. Trinketa. Velestralya yelkeni. Tirinket yelkeni. Tirinket.

Foresaw : Geleceği görmek. Önceden görmüş. Önceden görmek. İleriyi görmek.

Foresightfulness : Önceden görebilme. Önceden görmüşlük.

 

Foresee : İleriyi görmek. Tahmin etmek. Hissi kablel vuku. Sezmek. Önceden sezmek. Önceden bilmek. Öngörmek. Önceden görmek. Ummak. Geleceği görmek.

İngilizce Foresight Türkçe anlamı, Foresight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foresight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Common sense : Aklıselim. Ortak akıl. Ortalama ölçünlere uygun, sağlam düşünme yeteneği. Akıl fikir. Hissiselim. İnsanın günlük yaşamı içinde geliştirdiği ve bilim ile üretimsel etkinlikler arasındaki bağların gelişmesi, bilimin yaygınlaşması dolayısıyla bilimsel bilgiye yaklaşma süreci içinde bulunan görüşlerin, alışkanlıkların ve düşünme biçimlerinin toplamı. Hasse-i selime. Hiss-i selim.

Farsightedness : Yakıngörmezlik. Hipermetropluk. İleri görüşlülük. Hipermetropi. İleriyi görebilme. Yakını görememe.

Judgments : Kanı. Hüküm. Yargı. Hükümler. Muhakeme. Yargılama. Mahkeme kararları. Düşünce. Karar.

Foresightedness : Önceden görebilme. Geleceği önceden haber verebilirlik. Önceden görmüşlük. Gelecek için dikkatli planlama.

Sty : Sti. Domuz ahırı. (gözde) arpacık. Stil. Arpacık (gözkapağında). Ahırı. Pis yer. Çok pis ve düzensiz yer. Ahır gibi ev.

 

Hunches : Kambur. Eğilme. Eğmek. Çömelmek. Hissikablelvuku. Topak. Omuzlamak. Kamburlaştırmak. Bükmek.

Discretion : İncelik. Takdir hakkı. Naziklik. Uygun görme. Temyiz gücü. Sağduyulu olma. Ağzı sıkılık. Denlilik. Hoşgörü.

Judiciousness : Anlayışlılık. Sağgörülülük. Tedbirlilik. İyi karar verme. Akıllılık. Bilgelik.

Front sight : Tüfekte arpacık. Tüfek arpacığı.

Glimmered : Azıcık miktar. Işık vermek. Işık vermek (hafif). Zerre. Hafif ışık. İma. Parıldamak. Parıltı. Hafif pırıltı.

Foresight synonyms : prospicience, capital reserve, backlogs, hedges, shallot, circumspection, hunching, manoeuvreing, perceptions, prudences, manoeuvre, foreboding, penetration, expedients, flairs, clampdown, flair, forecast, cautioning, gumptions, clear headedness, forebodes, commonsense, prediction, premonitions, stylar, forethought, forebode, providence, judgement, horse sense, forebodings, forecasting.

Foresight zıt anlamlı kelimeler, Foresight kelime anlamı

Improvidence : Savurganlık. Tedbirsizlik. İsraf. Basiretsizlik. İhtiyatsızlık. Tutumsuzluk.

Foresight ingilizce tanımı, definition of Foresight

Foresight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or the power of foreseeing. Foreknowledge. Prescience.