Common sense türkçesi Common sense nedir
- Sağduyu.
- Hissiselim.
- Aklıselim.
- İnsanın günlük yaşamı içinde geliştirdiği ve bilim ile üretimsel etkinlikler arasındaki bağların gelişmesi, bilimin yaygınlaşması dolayısıyla bilimsel bilgiye yaklaşma süreci içinde bulunan görüşlerin, alışkanlıkların ve düşünme biçimlerinin toplamı.
- Ortak akıl.
- Ortalama ölçünlere uygun, sağlam düşünme yeteneği.
- Hiss-i selim.
- Akıl fikir.
- Hasse-i selime.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
Common sense ile ilgili cümleler
English: Learning is one thing, and common sense another.
Turkish: Öğrenmek bir şey sağduyu başka bir şeydir.
English: Ali has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.
Turkish: Ali Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir.
English: Didn't they teach you common sense as well as typing at the school where you studied?
Turkish: Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi?
English: Ali lacks common sense.
Turkish: Ali sağduyudan yoksun.
English: Ali thinks Mary lacks common sense.
Turkish: Ali Mary'nin sağduyudan yoksun olduğunu düşünüyor.
Common sense ingilizcede ne demek, Common sense nerede nasıl kullanılır?
Common : Sıradan. Bayağı. Ortak. Kaba. Adi. Alışılagelmiş. Müşterek. Halka açık alan. Toplumsal. Halka açık yeşil alan.
Sense : Eğilim. Düşünce. Duymak. His. İçine doğmak. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Anlamak. Anlama yetisi. Algı. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim.
Common accord : Müşterek mutabakat. Ortak mutabakat. Ortak rıza.
Common action : Ortak hareket. Müşterek faaliyet. Ortak işlem. Ortak eylem.
Common adder : Bayağı engerek.
Common area : Ortak alan. Common field. Müşterek olarak sahip olunan mülkiyet.
İngilizce Common sense Türkçe anlamı, Common sense eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Common sense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acculturation : Kültür etkileşimleri. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürlenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Kültürel etkileşim.
Age group : Yaş grubu. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Gumptions : Beceriklilik. Aklı selim. Cesaret. Pratiklik. Girişkenlik.
Alienation : Ötekileştirme. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devir. Yabancılaştırma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devretme. Aralarını açma. Yabancılaşma. Aliyenasyon.
Mother wit : Aklı selim.
Sanities : Mantıklı olma. Akıllılık. Aklı başında olma. Akıl sağlığı. Fikir selameti. Aklıselimlik. Ruh sağlığı. Muhakeme.
Foresight : Sağgörü. Seziş. Basiret. Öngörü. Bir durumu önlemler almaya elverecek biçimde önceden görme yeteneği. Arpacık. Arpacık (silah). Tedbir. Önlem. Feraset.
Right minded : Adil. Sağduyulu. Dürüst. İnsaflı. Doğru düşünceli.
Judgement : Vergi veren ya da alanların beliren yükümlülüklere yasal nedenler ileri sürerek direnmeleri ve karşıt olmaları halinde üst inceleme örgütünün bu konu üzerinde yeniden yapacağı araştırma ve incelemeler sonucu varacağı sınırlı ve yazılı yargı. Kanı. Yargı gücü. Yargılama. Netice. Muhakeme. Sonyargı. Değerlendirme. Temyiz kararı.
Common sense synonyms : agression, judgments, judgements, commonsense, affection, agnation, discretion, age grade, good sense, age distribution, farsightedness, adaptive behavior, aesthetic, lucid, clear headedness, far sighted, forethought, acclimatation, aesthetical ideal, sanity, gumption, achievement motive, rhyme or reason, judiciousness, adjustment in marriage, horse sense, abilities.

Bu kısımda Common sense kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Common sense ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Common sense anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Common sense ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.