İhtiyat nedir, İhtiyat ne demek
İhtiyat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma.
- Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek

"İhtiyat" ile ilgili cümleler
- "Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim." - R. N. Güntekin
Hukuki terim anlamı:
sakıntı.
İhtiyat kısaca anlamı, tanımı:
İhtiyat kaydı ile : Doğruluğu şüpheli görülerek.
İhtiyat akçesi : Yedek akçe.
İhtiyat kuvvetleri : Savaş sırasında harekâtın gelişmesine etkide bulunmak için her an savaşa girebilecek biçimde hazır bulundurulan birlikler.
Kaydıihtiyat : Temkinli davranma, ihtiyatlı olma.
İhtiyaten : Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek.
İhtiyati : İlerisi düşünülerek yapılan.
İhtiyati tedbir : İlerisi düşünülerek alınan önlem. Yargılama öncesi yasal organlarca alınan önlem.
İhtiyatlı : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr.
İhtiyatlı bulunmak : Beklenmedik sonuçlara karşı hazırlıklı olmak.
İhtiyatlı davranmak : Uyanık olmak, düşünerek davranmak.
İhtiyatlı olmak : Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranmak.
İhtiyatsız : İhtiyatlı davranmayan.
İhtiyatsızlık : İhtiyatsız olma durumu.
İhtiyatsızlık etmek : Önlem almadan davranmak.
Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.
Ölçülü : Dikkatli, düşünerek. Belirli bir ölçüde olan. Ilımlı. Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı), vezinli, mevzun. Ölçüsü alınmış, ölçülmüş. Dar.
Davranma : Davranmak işi.
Sakınma : Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket. Sakınmak işi, içtinap.
Yedek : Redif. Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı. Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan. Hayvanı yedeğe alan ip, yular.
İhtiyat ile ilgili Cümleler
- İhtiyatlı davran.
- Biz ihtiyatlıyız.
- Ali son derece ihtiyatlı.
- O son derece ihtiyatlı.
- İhtiyatlılık önemli ve nadir olan bir erdemdir.
- Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.
- Ali ihtiyati tutuklamada.
- Annesi çocuğu ihtiyatlı biçimde gözledi.
- Ali ihtiyatla iyimserdi.
- İhtiyati önlemler gereksizdi.
Diğer dillerde İhtiyat anlamı nedir?
İngilizce'de İhtiyat ne demek? : n. reserve, precaution, spare, backlog, wariness, cautiousness, caution, deliberation, discretion, Providence, prudence, vigilance, reserve service
Fransızca'da İhtiyat : précaution [la], provision [la], prudence [la], réserve [la]
Almanca'da İhtiyat : Behutsamkeit, Besonnenheit, Ersatz, Reserve, Reservist, Umsicht, Voraussicht, Vorsicht, Vorsorge
Rusça'da İhtiyat : n. осторожность (F), предосторожность (F), осмотрительность (F), дальновидность (F), резерв (M)

Bu kısımda İhtiyat nedir? İhtiyat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İhtiyat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İhtiyat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.