Capital reserve türkçesi Capital reserve nedir

  • Anonim şirketlerde biriken borçlar.
  • İhtiyat.
  • Yedek akçe.
  • Sermaye yedeği.
  • Sermaye yedek akçesi.
  • Sermaye ihtiyatları.
  • Sermaye ihtiyatı.

Capital reserve ingilizcede ne demek, Capital reserve nerede nasıl kullanılır?

Capital : Önde gelen. Kapital. Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Cezası ölüm olan. Mühim. Önemli. Anamal. Büyük harf. Mükemmel. Sermaye.

Reserve : Yedek. Çekince. Hakkı saklı tutmak. Korumak. Sonraya bırakmak. Tutmak. Ayırmak. Ayırtmak. Biriki. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Capital reserves : Sermaye yedekleri.

Capital saving technique : Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, faizlerin ücretlere göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde sermayenin yerine emeğin kullanılması. Sermaye tasarruf edici teknik.

Capital account : Sermaye hesabı. Yatırım hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. Ana hesap. Sermaye hareketleri hesabı. Anamal sayışımı. Sermaye bilançosu. Tecimsel bir girişimin yönetimi için konulan değerlerin sayışımı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sabit değerler.

 

Capital accumulation : Sermaye birikimi.

İngilizce Capital reserve Türkçe anlamı, Capital reserve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capital reserve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discretion : Uygun görme. Sağduyu. Naziklik. Ağzı sıkılık. Aklıselimlik. Tedbir. Hoşgörü. Kibarlık. Temyiz gücü.

Cautioning : İhtar vermek. Tembihlemek. Dikkat. Tembih etmek. Dikkatini çekmek. İhtar etmek. Uyarmak. Temkin. İkaz etmek.

Circumspection : Dikkatlilik. Tedbirlilik. Tedbir. Sakınganlık. Öngörü. Dikkat. İhtiyatlılık.

Caution : Temkin. İkaz etmek. Uyarmak. Tembihlemek. İhtar etmek. Uyarı. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. İhtar. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı.

Provision : İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması. Önsezi. Biriktirim. Hazırlama. Yargılar. Kayıt. Erzağını sağlamak. Yargı. Şart.

Emergency reserve : Acil ihtiyat.

Retained earnings : Bir anonim şirket tarafından elde edilen karın ortaklara dağıtılmayıp şirkette tutulan kısmı. Geçmiş yıl karları. Birikmiş kar. Dağıtılmayan kazançlar. Dağıtılmamış karlar. Geçmiş yıl karı. Dağıtılmamış kar. Geçmiş yıllar karları. Dağıtılmayan kar.

 

Backlog : Birikim. Artbirikim. Yarım kalmığ işler. Rezerv. İhmal edilmiş işler. Yarım kalmış işler. Geciktirilmiş. Yedek kütük (ocak). Geciktirilmiş işler.

Deliberation : Tartışma. Uzun uzun düşünme. Dikkat ve itina. Kafa yorma (argo terim). Üzerinde düşünme. Temkin. Tedbirli olma. Danışma. Kafa yorma.

Caginess : Gizlilik. Ketumiyet. Ketumluk. Sır tutma. Tedbir.

Capital reserve synonyms : cautions, cautiousness, chariness, deliberations, absolute discretion, contingency reserves, reserve fund, provisions, backlogs, conservative, contingency reserve.