Provision türkçesi Provision nedir

  • Koşul.
  • Gerekli şeyleri vermek.
  • İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması.
  • Kayıt.
  • Madde.
  • Hazırlık.
  • Hazırlama.
  • Karşılık.
  • Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Donatmak.
  • Önlem.
  • Biriktirim.
  • Ç.erzak.
  • Kanun hükmü.
  • Edinme.
  • Gelecekte ya da uzakta olan bir durumu ussal dayanağı olmadan önceden ya da görmeden sezme yetisi.
  • Yargı.
  • Yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak.
  • Sağlama.
  • Yargılar.
  • Tedarik.
  • Şart.
  • Yedek akçe.
  • Erzağını sağlamak.
  • Önsezi.
  • Hüküm.
  • Karşılamak.

Provision ile ilgili cümleler

English: They took enough provisions for three years at sea.
Turkish: Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.

Provision ingilizcede ne demek, Provision nerede nasıl kullanılır?

Make provision against : Önlem almak.

Make provision for : Hazırlık yapmak. Hazırlıklar yapmak. Önlem almak.

With the provision that : -ması koşuluyla. -ması şartıyla. -ması şartına bağlı olarak.

Contractor safety provision : Yüklenici güvenlik provizyonu.

Make provision : Hazırlık yapmak. Karşılık ayırmak. Önlem almak.

Provisional : Kesin olmayan. Nihai olmayan. Hazırlık niteliğinde. Geçici. Çatma. İğreti. Koşullu. Şimdilik geçerli olan. Muvakkat. İhzari.

Uncollectible accounts provision : Geri ödeneceği kesin olmayan borçların toplanması (bir şirketin muhasebe sayfasında). Toplanamaz hesaplar karşılığı.

 

Provisional accounts : Geçici hesaplar. Geçici hesap. Başka bir hesapta izlenmesi gerektiği halde kayıt sırasında herhangi bir nedenle işlemin henüz tamamlanmaması ya da zaman yönünden ilgili hesaba aktarılamaması nedeniyle bekleyen işlemlerin izlendiği hesap.

Provisional balance : Geçici denge. Ana sayışımların büyük yazılıktan alınan borç ve alacak toplamları ile bunların kalıntılarını gösteren çizelge.

Provisional balance sheet : Gerçek bilanço hazırlanana kadar bir işletmenin belirli bir tarihteki mali durumunu gösteren bilanço. Geçici bilanço.

İngilizce Provision Türkçe anlamı, Provision eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Provision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Item : İşlem maddesi. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Öğe. Madde fıkra. Parça. Yazıl. Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Sınar. Hesapta tek rakam. Bent.

Forebodes : Önceden sezmek. İçine doğmak. Belirtisi olmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden haber vermek.

Checkups : Sağlık kontrolü. Yoklama. Sağlık yoklaması. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi. Check up. Araştırma. Genel sağlık kontrolü. Çekap. İnceleme.

Obtention : Elde etme.

If : Bir televizyon almacındaki bulucuya uyabilmesi için bir yayının çevrildiği yinelenim. Eğer. Rağmen. Şüphe. Sözde. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanki. Takdirde. Fakat.

 

Adorn : Tezyin etmek. Şişirmek. Ballandırmak. Bezemek. Donamak. Abartmak. Süslemek. Renk katmak. Güzelleştirmek.

Accommodation : Kolaylık. Yatacak yer. Bulma (para vb.). Çözme. Bağdaştırma. Borç. Düzen. Uyma. Uyum.

Conclusion : Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Sonuç bölümü. Nihayet. Karar. Son. Varılan sonuç. Kanı.

Comeback : Dönüş. Hazırcevap. Eski gücüne kavuşma. Eski formunu bulma. Geri dönüş. Yerinde cevap. Akıllıca ve çabuk yanıtlama. Geri gelmek. Yeniden başarma.

Enabling : Etkinleştirme. İşler kılma. Etkin kılma. Yetilileştirme. Olanaklı kılma. Yetili hale getirme. Fırsat veren. Etkinleştiriliyor. Mümkün kılma.

Provision synonyms : care delivery, healthcare delivery, preparations, counterweigh, entry, attaintment, chronicle, logistics, clauses, restriction, essential, adjudications, counterbalancing, accoutre, accoutring, issuance, procurement, decree, article, a hunch, cash cover, judgements, manoeuvre, answered, enrollment, counter, health care delivery, arranging, counterbalanced, judgement, compensates, reservation, issue.

Provision zıt anlamlı kelimeler, Provision kelime anlamı

Inactivity : Etkisizlik. Tembellik. Durgunluk. Üşengeçlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Avarelik.

Provision ingilizce tanımı, definition of Provision

Provision kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To victual. As, to provision a garrison. The act of providing, or making previous preparation. To supply with food.