Item türkçesi Item nedir
- Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.
- Yazıl.
- İşlem maddesi.
- Kalem.
- Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
- Poz.
- Çeşit.
- Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur.
- Madde.
- Adet.
- Hesapta tek rakam.
- Sınar.
- Öge.
- Madde fıkra.
- Bent.
- Parça.
- Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır.
- Öğe.
- Tane.
- Haber.
- Bir ölçüm boyutu ya da konusuna ilişkin çeşitli konum ya da dizilleri dile getiren ve ölçme araçlarını oluşturan sözcük, tümce, anlatım, ayrıç ya da işlemlerden her biri.
Item ile ilgili cümleler
English: The above-mentioned mail item has been duly delivered.
Turkish: Yukarıda bahsedilen posta öğesi usulüne uygun şekilde teslim edilmiştir.
English: Let's move on to the next item on the agenda.
Turkish: Ajandadaki sonraki ögeye başlayalım.
English: I received an item that I did not order.
Turkish: Sipariş etmediğim bir mal aldım.
English: That's an item from a famous company.
Turkish: Bu ünlü bir şirketten bir parça.
English: He began to suspect something was wrong when the seller didn't allow him to test the item before buying it.
Turkish: O, malı almadan önce satıcının onu test etmesine izin vermediğinde bir şeyin yanlış olduğundan şüphelenmeye başladı.
Item ingilizcede ne demek, Item nerede nasıl kullanılır?
Item analysis : Sınar çözümlemesi. Öğe çözümlemesi. Madde çözümlemesi. Nesne analizi. Bir ölçer ya da ölçeği oluşturan sınarların kendi aralarında ve tüm ölçme aracının verdiği toplam sayılla olan bağıntısını araştırma. Madde analizi. Bir test maddesinin güçlük derecesini, ayırma gücünü ve bir ölçütle bağlılaşma durumunu düzenli olarak saptama işlemi.
Item script : Öge betiği. Öğe betiği. Öğe komut dosyası.
Item selection : Sınar seçimi. Bir ölçeği oluşturmak üzere ölçüm boyutuna ilişkin olduğu saptanan çeşitli sınarlar arasında en uygun olanları yeğlemek üzere bir örnek evren ya da bir yargıçlar kümesinin değerlemelerine başvurarak ya da salt mantıksal çözümlemeler yoluyla yapılan ayıklama.
Item separator : Öğe ayırıcısı.
Item size : Veri birimindeki rakam sayısı. Veri birimindeki karakter sayısı. Öğe boyutu. Veri birimindeki karakter ya da rakam sayısı.
Add item : Öğe ekle.
Above item : Öğenin üstünde.
Action item : Gereği beklenen öğe. Eylem öğelesi. Gereği beklenen işlem.
Share item now : Öğeyi şimdi paylaştır.
Balance item : Bilanço kalemi.
İngilizce Item Türkçe anlamı, Item eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Item ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aril : Tohum zarı. Arillus. Döllenmeden sonra bazı tohumların üzerinde oluşan ek örtü. Aril.
Point : Sayı. İşaret etmek. Göstermek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sivrilmek. Noktalamak. Doğrultmak. Çıkmak (çıban vb). Uç vermek. Nokta.
Portion : Çeyiz vermek. Parsellemek. Bölmek. Kısım. Porsiyonlamak. Hisse. Pay. Bir tabak yemek. Miras hissesi. Çeyiz.
Batches : Bir defada alınan miktar. Grup. Bir fırın ekmek. Yığın.
Position : Durmak (bir yerde). Mevki. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Durum. Koymak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Vaziyet.
Diversity : Olay, nesne ve durumların ayırıcı yanları ya da aralarında ayrım gözetmeye yarayan özellikleri. Cins. Değişim. Farklı olma. Türsellik. Farklılık. Çeşitlilik. Fark. Başkalık. Nevi.
Barrage : Soru yağmuruna tutmak. Set. Baraj. Yaylım ateşi. Engel. Nehir barajı. Yağmur. Engelleme ateşi. Yoğun yaylım ateşi.
Trait : Bir nesneyi ya da birimi ötekilerden ayırmaya yarayan sürecen ayrıtlardan her biri. Karakter. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Nitelik. Özellik. Örge. Haslet. Boyut. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe.
Scion : Aşılık filiz. Oğul. Kalemaşısı. Aşı. Çelik (dal). Evlat. Ağaç piçi. Çocuk. Aşı kalemi.
Lubricant : Lubrikant. Gres. Müdahale yapacak el, alet veya doğuma yardım sırasında, iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak amacıyla kullanılan kayganlık sağlayıcı bitkisel yağ, vazelin, metil selüloz, karboksimetil selüloz gibi maddeler, lubrikant. Kayganlaştırıcı madde. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yağlayıcı. Devingen aygıtlarda sürtünmeyi azaltmak ve oluşan sürtünme ısısını uzaklaştırmak için kullanılan katı ya da sıvı özdek. Yağ. Kayganlaştırıcı. Yağlama maddesi.
Item synonyms : line item, agenda item, high spot, inventory item, ilks, barraging, dyke, attitudes, dyking, info, incidental, attachments, list, kernels, bleedings, digue, custom, news item, information, factors, bit, pencil, member, bioplasm, batch, entry, bunds, grain, griff, barrages, infos, broken pieces, aliquot.
Item zıt anlamlı kelimeler, Item kelime anlamı
Ready made : Hazır.
Dependent : Asılı. Bağlı. Bağımlı. Muhtaç. Bkz.dependant.
Item ingilizce tanımı, definition of Item
Item kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A separate particular in an account. As, the items in a bill. As an additional article. To make a note or memorandum of. An article. Also.

Bu kısımda Item kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Item ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Item anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Item ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.