Barrage türkçesi Barrage nedir

Barrage ingilizcede ne demek, Barrage nerede nasıl kullanılır?

Barrage balloon : Uçaksavar baraj balonu. Savunma balonu. Baraj balonu.

Barrage fire : Havan ateşi. Baraj ateşi. Yoğun topçu ateşi.

Barrage of criticism : Büyük oranda eleştiri ve katılmama. Eleştiri yağmuru. Yaylım ateşi.

Barrage of curses : Küfür yağmuru. Büyük miktarda küfür.

Barrage of questions : Soru yağmuru.

Aerial barrage : Hava baraj ateşi. Balon barajı.

Barraged : Baraj. Nehir barajı. Yağmur. Bent. Engelleme ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Yaylım ateşi. Engel. Yoğun yaylım ateşi.

Barrages : Set. Soru yağmuruna tutmak. Bent. Yoğun yaylım ateşi. Yaylım ateşi. Engel. Nehir barajı. Baraj. Yağmur. Engelleme ateşi.

Box barrage : Sürgü ateşi.

Emergency barrage : Yardımcı baraj ateşi.

İngilizce Barrage Türkçe anlamı, Barrage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barrage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barrier : (tren yolunda) geçit. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Start sınırı. Çit. Aperatif. Bariyer. Korkuluk. Engelleme.

Bombards : Sıkıştırmak. Topa tutmak. Bombardıman yapmak. Bombalamak. Yağmuruna tutmak. Gülle yağdırmak. Dövmek. Üzerine varmak. Bombardıman etmek.

 

Bar : İnce ışık demeti. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Kalıp. Dışında. Parmaklık takmak. Savunmanlar kurumu. Çizgi yapmak. Bar. Yasaklamak. Çubuk.

Deluging : Sel. Suya boğmak. Su basmak. Su baskını. Sel basmak. Yağmuruna tutmak. Akın. Şiddetli yağmur. Büyük sel.

Cross fire : Çapraz ateş. Soru yağmuru.

Contretemps : Kontrtams. Şanssızlık. Beklenmeyen terslik. Aksilik. Pot. Mani. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Talihsizlik. Gaf.

Embankment : Toprak dolgu. Toprak set. Set yapma. İmla. Rıhtım. Dolgu. Yapay dolgu. Dolma.

Damming : Hazne. Zapt etmek. Engellemek. Set çekmek. Baraj yapmak. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Büğemek. Kent.

Barrage synonyms : linguistic communication, ombro, barraged, bombarding, barricades, dykes, assail somebody with questions, deluge, deluges, water gate, a set of, hailstorms, pluvious, heckles, bunds, rainfall, fire questions, salvo, bulkheads, fusillades, barrages, the wall, banks, outpouring, heckled, bund, barricading, rain, bank, dam, dikes, language, drum fire.

Barrage ingilizce tanımı, definition of Barrage

Barrage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An artificial bar or obstruction placed in a river or watercourse to increase the depth of water. As, the barrages of the Nile.