Barrier türkçesi Barrier nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir aracın gidişini engelleyen nesne.
  • Set.
  • Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı.
  • Duvar.
  • Korkuluk.
  • Aperatif.
  • Hail.
  • Antartika'daki buz engeli.
  • Çit.
  • Bariyer.
  • Engelleme.
  • Engel.
  • Start sınırı.
  • (tren yolunda) geçit.

Barrier ile ilgili cümleler

English: The Belize barrier reef is the largest barrier reef in the northern hemisphere and is also famous for the Great Blue Hole, a popular diving spot.
Turkish: Belize set resifi, kuzey yarımküredeki en büyük set resifidir ve aynı zamanda popüler bir dalış noktası olan Büyük Mavi Delikle de ünlüdür.

English: Show your ticket at the barrier.
Turkish: Bariyerde biletini göster.

Barrier ingilizcede ne demek, Barrier nerede nasıl kullanılır?

Barrier collision test : Engel deneyi. Bariyer testi. Aracın, denetim altında, bir duvara çarptırılarak sağlamlığının denenmesi.

Barrier combat air patrol : Barcap. Düşman hava aracının belirli bir hava sahasına girişini engelleme amaçlı savaş aracı devriyesi. Hava muharebe devriyesi bariyeri.

Barrier cream : Koruyucu krem.

Barrier layer : Engel tabakası. Engel katmam. Su geçirmez katman. Engel katmanı. Bir geçişi ya da bir göçü önleyici ince katman.

Barrier layer capacitance : Engel katmanı kapasitesi. Engel katmanı sığası.

 

Blood brain barrier : Kan beyin bariyeri. Kandaki birçok maddenin beyin dokusuna ve serebrospinal sıvıya girmesini engelleyen yapısal ve fizyolojik engel. Kan-beyin engeli. Kan beyin engeli. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kandaki birçok maddenin beyin dokusuna girmesini engelleyen, merkezi sinir sistemindeki sinir hücrelerinin iç ortamını değişmez tutan, merkezi sinir sisteminde protoplazmik astrositlerin beyin dokusunun dış kısmında yapmış olduğu membrana limitans gliositi eksterna ve damarlar boyunca beyin dokusunun derinlerinde yapmış olduğu membrana limitans gliositi internanın oluşturduğu intraserebral kan damarları arasındaki geçiş engeli.

Barrier of politeness : Sayarlık sınırı. Bireylerin yanıtlarında genellikle olumsuz yargılarda bulunmaktan ve hoşa gitmeyecek duyarlıklı ya da soruncul konulara değinmekten kaçınma eğiliminden doğan ve geçerli yanıtlar almayı önleyen engel. bk. duyarlıklı soru.

Blood testis barrier : Kan-testis engeli. Testiste tubuli seminiferi kontorti lümeninde yer alan sertoli hücrelerinin bazal bölümleriyle kapilarlar arasındaki geçiş engeli.

Barrier of self incrimination : Saygınlık sınırı. Özel ve kişisel konuları araştıran doğrudan yordamlarda karşılaşılan, toplumun törel değerileriyle bağdaşmayan davranış ve eğilimlerin açıklanmasına karşı gösterilen dirençten doğan engel.

Blood thymus barrier : Kan-timüs engeli. Timüste perisitler, retikulum hücreleri, retikulum hücrelerinin bazal laminası, kılcal damar endoteli ve endotelin bazal laminasından oluşan retikulum hücreleriyle kan kapilarları arasındaki geçiş engeli.

 

İngilizce Barrier Türkçe anlamı, Barrier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barrier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haltered : İdam ipi. Yedek. Asmak. Yular. Yular takmak. Dizgin. Kement. İp. Asma.

A set of : Bir takım. Bir grup.

Balustrade : Trabzan parmaklığı. Merdiven korkuluğu. Merdiven parmaklığı. Parmaklık. Trabzan. Tırabzan. Tırabzan parmaklığı. Kenarlık.

Obstructer : Engelleyici kimse veya şey. Karışan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey. Mani olan kimse. Bozan kimse.

Groin : Dalgakıran. Mahmuz. Nakit. Kemer pervazı. İki kemerin birleştiği kenar. Kıyı koruyucu şedde. Nedenlerin açıklaması. Taş seti. Kasık.

Bottleneck : Darboğaz. Şişe boynu. Dar geçit. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tıkanıklık. Mani. Şişe boğazı. Dar boğaz. Daralmış yol. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık.

Murals : Müray. Duvara asılan. Duvar gibi. Duvarla ilgili. Duvara ait. Duvar resmi. Fresk. Duvara yapılmış resim.

Body check : Perdeleme.

Causeway : Sedde üstü yolu. Cadde. Bataklıktan geçen yol. Bozuk arazide yapılmış geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Geçit yol. Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Dolgu yol. Şose.

Fencings : Eskrim. Kaçamaklı cevap verme. Çit malzemesi. Parmaklık malzemesi. Parmaklık. Çit ya da duvar. Çit duvarı. Çit veya parmaklık malzemesi. Doğrudan kaçma.

Barrier synonyms : starting stall, ideological barrier, movable barrier, starting gate, banks, blocking, abnormal reflection, fencing, snacks, barraged, aperitifs, baulking, grating, crackdowns, blocking up, bulwarks, absorption band, haltering, barrages, halter, barriers, noshed, fender, disappointment, absorption edge, banisters, absorption loss, obstructor, disappointments, dike, guardrail, grate, crush barrier.

Barrier ingilizce tanımı, definition of Barrier

Barrier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A carpentry obstruction, stockade, or other obstacle made in a passage in order to stop an enemy.