Soupcon türkçesi Soupcon nedir

Soupcon ingilizcede ne demek, Soupcon nerede nasıl kullanılır?

Soupcons : Birazcık. Bir parça. Tutam. Bir damlacık. Azıcık miktar.

Soup and fish : (argo) smokin. Smokin ceketi. Erkeklerin resmi akşam giyeceği.

Soup bowl : Çorba kasesi.

Soup kettle : Çorba tenceresi.

Soup kitchen : Aşocağı. Aş ocağı. Aşhane. Aşevi. İmarethane. Sahra mutfağı. Yoksullara parasız yemek verilen yer.

From soup to nuts : İğneden ipliğe. İğneden ipliğe kadar. A'dan z'ye kadar. Baştan sona.

Be in the soup : Dara düşmek. Hapı yutmak. Ayvayı yemek. Zor durumda olmak. Sıkıntıya girmek veya düşmek. Başı dertte olmak.

Bean soup : Fasulye çorbası.

Soup of the day : Bir menüde sunulan özel çorba. Günün çorbası.

Soup ladle : Çorba kepçesi. Kepçe.

İngilizce Soupcon Türkçe anlamı, Soupcon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soupcon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wad : Tampon. Tıkamak. Tapa. Tomar yapmak. Tomar haline getirmek. Deste. Tomar. Pamukla doldurmak. Tıpa.

Doses : Doz. Kamışı kırma. Cinsel hastalık kapma.

Driblet : Çok az miktar. Küçük bir miktar. Parça. Damla. Az miktar. Nebze.

A bit : Biraz. Az.

Ounce : Kar parsı (vaşak). Tekir. 28. Kar leoparı. Ons (28 gr.). 35 gr. Parça. 3 gram.

 

Tad : Azıcık. Az bir şey. Küçük çocuk.

Coil : Kangal haline gelmek. Roda. Dolamak. Bobin. Sarılmak. Kıvırmak. Sarmak. Kangallanmak. Kangal etmek.

Glimmer : Mika. Parıldamak. Parıltı. Işık vermek (hafif). Hafifçe pırıldamak. Hafif ışık. Zerre. İma.

Something of : Bir tür. Biraz. Gibi bir şey.

Somewhat : Bir şekilde. Biraz. Bir nebze. Bir miktar. Bir dereceye kadar. Kısmen. Oldukça. Bir tür.

Soupcon synonyms : small indefinite amount, small indefinite quantity, wisps, pinch, nests, dollop, fractionally, little, tufts, wisp, hint, speck, format, jot, somewhats, dollops, modicum, mite, remotely, deniers, to a degree, tinge, soupcons, nest, in some degree, a handful, a bit of a, dosed, glimmers, tads, a bar of, denier, dose.