Tutam nedir, Tutam ne demek

Tutam; bir ekonomi terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Tutam" ile ilgili cümle

  • "Öksüzün cebindeki son tutam tütünü sardılar, sıra ile üçer nefes çektiler." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Bir avuçluk (ot, ekin ve benzeri şeyler).

Durum.

Belge : Elinde tutamın var mı ?

Diğer sözlük anlamları:

Deste, demet.

Bilimsel terim anlamı:

Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. bk. dizenek.

İngilizce'de Tutam ne demek? Tutam ingilizcesi nedir?:

format

Fransızca'da Tutam ne demek?:

manipule, pénicille, pénicillum, faisceau, fasciculus

Tutam anlamı, tanımı:

Tutam tutam : Tutulacak kadar birçoğu bir arada olan.

Bir tutam : Çok az, bir tutamlık.

Tutamaç : Bir şeyin tutulup çekilecek yeri. Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç. Tutunacak yer, tutamak.

Tutamaçlı : Tutamacı olan.

Tutamak : Tutamaç. Tutunacak, dayanacak, güvenecek şey.

Tutamaksız : Tutunacak, dayanacak, güvenecek şeyi olmayan.

 

Tutamlama : Tutamlamak işi.

Tutamlamak : Bir tutam almak.

Tutamlık : Herhangi bir tutam miktarında olan.

Bir tutamlık : Bir tutam.

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur : "gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar" anlamında kullanılan bir söz.

Dilini tutamamak : Sonunu düşünmeden gelişigüzel konuşmak.

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur : "gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar" anlamında kullanılan bir söz.

Kendini tutamamak : Kendine hâkim olamamak. bir durum karşısında sessiz ve heyecansız kalamamak.

Avuç : Elin yarı yumulmuş durumu. Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam.

Parmak : Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Bir işe karışmış olma ilgisi. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Arşının yirmi dörtte biri. Eni bu organ kadar olan. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri.

Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.

Bankacılık : Bankada yapılmış olan işlemlerin tümü. Bankacının yaptığı iş.

Borsa : Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Asgari : En az, en aşağı, en düşük, en alt, minimal, minimum. Minimum.

 

Tutam yeri : Kabza.

Tutamah : Neden, sebep Delil, mesnet; yardımcı

Tutamakla çalışma : Denge alıştırmaları içinde önemli yeri olan bale tutamağında çalışma.

Tutamaklı : 1.Çevrimli, tutumlu. 2.Eli işe yatkın, becerikli. Eli işe yatkın, becerikli. Temiz, tutumlu.

Tutamazlık :

Tutamık : Yardımcı.

Tutam ile ilgili Cümleler

  • Ali çenesini kapalı tutamıyor.
  • Ali asla bunu bir sır olarak tutamayacak.
  • Tutamayacağın sözleri verme.
  • Ali ağzını kapalı tutamıyor.
  • Ali sadece tüm torba patates cipsini yemekten kendini tutamadı.
  • Bu sırrı tutamazsın.
  • Tutamayacağın sözler verme.
  • Tutamayacağım sözler vermek istemiyorum.
  • Kendimi ağlamaktan tutamadım.
  • Sadece gözlerimi açık tutamadım.

Diğer dillerde Tutam anlamı nedir?

İngilizce'de Tutam ne demek? : n. pinch, a handful, cluster, cut, nest, soupcon, sprinkle, sprinkling, tuft, wisp

Fransızca'da Tutam : poignée [la], touffe [la]

Almanca'da Tutam : n. Büschel, Flock, Prise

Rusça'da Tutam : n. щепоть (F), пук (M), рукоятка (F), замыкание (N)