Doses türkçesi Doses nedir

Doses ile ilgili cümleler

English: The patient received two doses of medicine.
Turkish: Hasta iki doz ilaç aldı.

Doses ingilizcede ne demek, Doses nerede nasıl kullanılır?

In small doses : Kısa süreliğine. Küçük dozlarda. Azar azar. Az miktarda. Düşük dozlarda.

Hexagonal dosest packing : Altıgenli sık doldurma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kürelerin yan yana, birbirlerine en yakın olacak biçimde yığılmasıyla oluşan kırılca yapılarından biri.

Acidoses : Asidoz. Kandaki normal dışı olan yüksek asit seviyesi.

Extradoses : Bir kemerin dış kavisi (mimari).

Overdoses : Fazla miktarda ilaç verme. Overdoz. Aşırı dozda vermek. Dozu aşma. Doz aşımı. Dozaşımı. Aşırı doz.

Dose rate : Birim zamandaki doz. Işıntı oranı. Doz debisi. Doz oranı. Doz derecesi.

Dose cribbing : Yığma bağ.

Reredoses : Kilise mihrap arkalığı.

Dose equivalent rate : Dt zaman aralığındaki doz eşdeğeri dh'nin, dt'ye bölümü (h). (h =dh / dt) doz eşdeğer debi birimi sievert (sv)'dir.1 sv. s¯1 = 100rem. s¯1 = 1 j.kg¯1. s¯1. Doz eşdeğer debisi.

Dose dependent kinetic : Dozun artmasıyla ilacın uğradığı farmakokinetik olayın hızı ve boyutu arasındaki lineer ilişkinin, olayın doygunluğa erişmesi sonucu kaybolması veya doğrusal olmayan duruma gelmesi. Doza bağımlı kinetik.

 

İngilizce Doses Türkçe anlamı, Doses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A trifle : Azıcık. Oldukça. Bir dereceye kadar. Epey. Biraz.

Booster shot : Ek aşı. Bağışıklık artırıcı aşı. Aşı rapeli. Aşı. Rapel aşı.

A modicum of : Azıcık. Az bir miktar. Pek az. Bir nebze. Zerre kadar.

Dollops : Bir parça veya top (dondurma). Azıcık. Topak. Yığın. Parça. İlaç.

Medicament : İlaç. Tedavide kullanılan kimyasal maddeler, ilaç. Medikament.

Medication : İlaçla tedavi. İyileştirme. İlaç verme. İlaç tedavisi. Medikasyon. İlaç kullanma. İlaç.

Dose : Bir defada verilen ilaç miktarı. Dozunu ayarlamak. Miktar. İstenilen etkiyi oluşturan ilaç miktarı. Belli ölçüde ilaç vermek. Belli bir dozda ilaç vermek.

A bit of a : Oldukça. Birazcık.

Lethal dose : Letal doz. Letal doz 50. Öldürücü doz 50. Ölümcül doz. Öldürücü doz. Ld50.

Hit : Vurmak. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). İsabet etmek. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Üzmek. Başarılı film. Varmak. Ulaşmak. Sarsmak. Sayı.

Doses synonyms : medicinal drug, indefinite quantity, recall dose, medicine, draft, booster, dosages, tab, a bar of, driblet, dollop, booster dose, dosage, a bit, draught, dose of clap, a little bit, percentage, a piece of, lozenge, tablet, a little, pill, dosed.

 

Doses zıt anlamlı kelimeler, Doses kelime anlamı

Bring to : Yaşama döndürmek. Geminin başını rüzgara çevirmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Ayıltmak. Gemiyi orsa alabanda etmek. Hayata döndürmek.

Untreated : Tedavi edilmemiş. Müdahale edilmemiş. Ham. Arıtılmamış. Bakımı yapılmamış. İşlenmemiş. Tedavi edilmeyen. İyileştirilmemiş.